Hak, Hukuk ve Adaletin Yılmaz Savaşçısı Mehdi Zana'nın Benimle Olan Anısı Üzerine Bir Kaç Söz

3 Eylül 2026 - 17:14
3 Eylül 2026 - 17:14
 0
Hak, Hukuk ve Adaletin Yılmaz Savaşçısı Mehdi Zana'nın Benimle Olan Anısı Üzerine Bir Kaç Söz

Rahmetli Mehdi Zana'yı tarif etmek, onun insancıllığını, vicdanını ve zorluklar karşısındaki erdemli ve bilge duruşunu dile getirmek için literatürdeki ifadeler ve kavramlar yetersiz kalır. Onu, ömrünün son 5 yılında çok daha yakından tanıdım. Bir kaç kez özel sohbetimiz oldu. Ağzı laf yapan ve kalemi keskin olanların, özellikle kendileriyle ilgili kişilik tanımlanmasında, ego ve süper egonun bu veya şu şekilde kendisini sırıttığını görürsünüz. Mehdi Abi de bunu göremedim. 12 Eylül sonrası Diyarbakır cezaevi vahşetini anlatan "Bekle Diyarbakır" kitabı ve diğer bir kaç kitabını okumuştum. Solculuk dönemimizin kalıplaşmış ve şartlanmış olan kişiliklerimizin olumsuz etkisinin, bizleri nasıl yanlış davranış ve kanaata sürüklediğini, bu kısır döngünün bilinçaltımızda hala varlığını nasıl koruduğunu kendi özelimde gördüm. Mehdi Abi, Özgürlük Yolu-Rêya Azadî gurubunda siyasete atıldığını herkes bilir. O zamanlar, ben de Kawa-Dengê Kawa gurubunun sıradan bir sempatizanıydım. bir yıl önceki özel ikili görüşmemizde "bende kalmadı" dediğim önyargıların meğerse kalıntıları varmış. Konuştukça, hayatını anlatırken Bir Kürt ve insan olarak beklentilerini sıralarken, onun ne kadar olgun, önyargısız ve büyük bir bilge kişilik olduğunu o zaman fark ettim.

Sohbetimiz doğal olarak gelip Kürtlerin ulusal hak mücadelesindeki aşılamayan sorunlara dayandı. Ben heyecanla PKK ve Öcalan için eleştirilerimi sıralarken, bu bilge insan; "Mücadelenin öncülüğünü 40 yıldır elinde tutan PKK ve onun önderinin bilerek veya bilmeyerek yapmış oldukları yanlışların ve kötülüklerin değerlendirilmesini Kürtlerin sağduyusuna ve tarihe bırakmak gerektiğini" söylediğinde Bizzat Öcalan'ın onun özel aile hayatına açıkça müdahalesini bildiğim için o an çok şaşırmıştım. Şaşırdığımı görünce; "Doktor, senin eleştirilerinin büyük bölümüne katılıyorum ve anlattıklarının çoğu da maalesef doğrudur. Bende bunu bizzat ilgili lider kesim ile her görüşme platformlarında iletiyorum. Unutulan bir şey var. Bu hareketin içinde samimiyetle Kürdistan'ın özgürlüğü için gözlerini kırpmadan nasıl ölüme gittiklerinin de canlı şahidiyim. Malum Kürtlerin etrafını çepeçevre hiç dost olmayan, düşman devletlerce sarılmış durumda. Kürtlerin bir araya gelmemesi, bölünmüş ve parçalanmış olması onların işine geliyor. Onun için, bu devletler tarafından çokça oyunlar ve provokasyonlar tezgahlanıyor. Dünyadaki örneklerde de buna benzer çok deneyimler var. Yanlışları elbette eleştirmeliyiz ama Kürtlerin ulusal birliğini bozacak, kin ve nifak tohumlarının yeşermesine de ön ayak olamamalıyız"

Ben tekrar; "PKK ideolojisi ve Öcalan Kürd ve Kürdistan’ın ulusal davasını savunmuyorlar ki. Öcalan hepsinden vazgeçtiğini açıkça ilan etti" dediğimde Güldü ve söyle bir cevap verdi. "Evet bende üzülerek duyuyorum. Ama Kürtlerin ulusal dinamiğinin motor gücü, siyasi irade ve de eylemlilik orada. Bu davaya inanmış, ölümüne mücadele eden on binlerce yurtsever Kürt bu yapının içinde yer alıyor. Kırmadan, hakaret etmeden eleştirmek gerekir. Bir ata sözü var 'Su mutlaka yolunu bulacaktır.' diye. Bu konu şu an PKK içinde çok yoğun bir şekilde tartışıldığını biliyorum. Yöneticiler bu tartışmaların kamuoyuna duyurulmasını istemiyor. Kürtler eskiden sıkça tekrarladıkları yanlışlar ve hatalarında ısrar etmezlerse, bu yüz yıl onların yüzyılı olacak, Kürtlerin ulusal birlikteliklerini bozacak her türlü söylemlerden kaçınmak gerekir." dedi. Söz gelip kendilerine "Kurdistani" adı verilen parti ve oluşumların, önlerine muazzam bir fırsat gelmişken, adı geçen kesimlerin bunları neden değerlendirmedikleri, bu konuda neden yetersiz ve eksik kaldıkları konusuna geldi. O gülümser bir bilgelikle, bu soruma da güldü. "Çünkü onlar da PKK ve Öcalan'ın soğuk savaş dönemi paradigmalarından ve tek adam lider kültünden kendilerini maalesef kurtarmış değiller."

Mehdi Abî nin çok nüktedan ve espri sahibi olduğunu onu tanıyanlar bilir. İsim vermedi şöyle dedi; "Ben de çok üzülüyorum, PKK ve Öcalan eleştirisi Kürtlerin ulusal haklarına nasıl bir çıkış ve birliktelikle başarıya ulaşması gerektiğinin yol ve yordamını değil, eleştiri ve kızgınlıkları dönüp dolaşıp Öcalan'a hakaretlerde düğümleniyor." Bu ara sohbetimizin tamamının Kurmanci lehçesiyle yapıldığının da altını çizelim. bu anekdotun ahengini bozmamak için onun söyledikleri düşündürücü nüktesinin orjinalini aktarıyorum. "Di wextêde, li gundeki, cemeeta gund top dibe, dibên jibo mirîyême bê şûştin û kefen bê kirin pêwîste em xebatkarek jibo vî îşî bigirin. Mirovek dinav civatêde pesnêxwe dide. Vî mirovî dikin berpirsîyarê şûştin û kefenkirîyê. Meh-sal derbasdibin. Di derheq vî mirovî de hinek gazın tên kirin. Dibên ev mirov piştê mirîya dişo diranêwan ê zêr bi kelbetanê dikişîne. Gündi bi civakî komdibin. Em kî bikin dewsa vî mirovî? Yek radibe dibê ezê vê xebatê bê meaş bimeşînim. Roj derbasdibin mirovek dikeve şikê. Bavêwi bi çarali diranêwî zêrbîye. Nêzî ku bêveşartınê, diçe kefenê bavêxwe vedike çi bibîne, diranêwi ji kokê kişandîye, zêra jê derxistîye û taximê diranwî kirîye Kûna bawêwî. Gundî Dîsa dicivin. Dibên em ki bikin mirîşûştî? Piranîya wan dibên em herin lêborîn ji mirîşûştinê berê bixwazin bila dîsa ew vere. Qet nebe, diranê zêr ji dewê mirîya derdixist, lê taximê diranêwan nedikir kûnawan" Kek Mehdi gözlerimin içine baktı. Ben gülmekten adeta yere yatmak üzereyim. Ona ; "Kekê min fêm kir" (Abi anladım) Son olarak dedi ki; "Ben, Kürdistani Muhalif olarak ortaya çıkan kesimlerin bu büyük sorunu sırtlayıp götürecekleri konusunda şüphelerim var. Umarım yanılırım. Umudum, PKK içindeki namuslu ve dürüst Kürdistani kadroların, bu yanlışları görüp yeni bir yapılanmayla Kürtleri bir arada toparlayacakları inancını koruyorum. Bu büyük bilge insanın söyledikleri zaman içinde benim de bazı konudaki önyargı ve bakış açımı değiştirdiğini fark ettim. Anısına saygıyla.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 1527 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 08:12:55