Laboratuvardan Hegemonyaya Uzanan Yolun Kısa Tarihi

Diyarbakır Cezaevi’ndeki işkencelerin ve PKK’nın Şemdinli/Eruh baskınlarının, Kürt milli damarının PKK’ya yedeklenmesi amacıyla derin devletin laboratuvarında hazırlanmış bir sürecin parçaları olduğunu söylediğimde; bugünün en keskin milliyetçileri bana “komplo teorisi üretiyorsun” diyorlardı.
Bugün gelinen noktadan geriye doğru bakıldığında, bugünkü Türkiyelileşme paradigmasının hangi tarihsel ve psikolojik kolonlar üzerine inşa edildiğini görmek hiç de zor değil.
Birinci kolon; Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananlar ve bunun etrafında inşa edilen “direniş” anlatısıdır.
İkinci kolon; cezaevindeki direnişlere istinaden, Kawa’dan başlayarak mistik, mitolojik kahramanlık hikâyeleri üzerinden yaratılan kolektif bilinç ve bunun üzerinden dışarıda gelişen serhıldanlardır.
Üçüncü ve belki de en belirleyici kolon ise, içinde milli damar olmasına rağmen laboratuvar üretimi Eruh-Şemdinli baskınlarıyla Kürtlerin kolektif hafızasına kazınan “ilk kurşun” teorisidir.
Bütün bu anlatılar, yalnızca tarihsel olayların kendiliğinden gelişen bir sonucu olarak değil; Kürt toplumunun hafızasını, duygularını ve milli reflekslerini belirli bir politik merkeze bağlayan güçlü bir ideolojik mekanizma olarak işlev gördü.
“Şehitlik” ve “bedel” edebiyatı ise bu yapının duvarlarını ve çatısını oluşturdu. Böylece acı, direniş, kahramanlık, ölüm ve fedakârlık; birbirinden bağımsız olgular olmaktan çıkarılarak tek bir siyasi ve ideolojik anlatının içerisinde birleştirildi, PKK’nın sosyal ve siyasal tahakkümcü hegemonyasının yakıtına dönüştürüldü.
Bugün hâlâ bu yapının nasıl kurulduğunu sorgulamaya çalışanlara “komplo teorisyeni” denmesinin nedeni de tam olarak budur. Bazı tarihsel olayları sadece yaşandıkları biçimiyle değil, hangi sonuçları ürettikleri ve kimin siyasi hanesine yazıldıkları üzerinden okumaya başladığınızda, anlatılan resmî hikâyenin dışına çıkmış olur ve PKK denen ceberut örgütün neden, ne için ve kime karşı konumlandırıldığını görmüş olursunuz.
Aynayı nasıl tutarsanız tutun!
Kuzey Kürdistan’ın bugünkü hâli, PKK’nın geçmişine; PKK’nın geçmişi ise Kuzey Kürdistan’ın bugünkü hâline aynadır.
Aynalar yalan söylemez!
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 08:12:59
































































































































































































