HÜDA PAR'dan Şam ile DSG arasındaki anlaşmaya ilişkin açıklama
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Suriye’de Şam yönetimi ile DSG arasında varılan mutabakatı "sevindirici" olarak değerlendirdi.
Rehber TV canlı yayınında gündeme dair açıklamalarda bulunan Yapıcıoğlu, Suriye’de 14 yıldır süren iç savaşın halka büyük acılar yaşattığını hatırlattı.
Sorunların ancak diyalogla çözülebileceğini vurgulayan Yapıcıoğlu, "Suriye halkı yeterince acı çekti. Biz en başından beri çözümün diyalogla olacağını söyledik. Suriye'de bir mutabakata varılmış olması bizi sevindirdi. Bizim çağrımız oydu zaten; oturun, konuşun, anlaşın. Madem yeni bir sistem kuruluyor, bu adalet temelinde olmalı ve herkes kendini orada bulabilmeli. Arap da Türkmen de Kürt de 'Şam benim de başkentimdir' diyebilmeli" ifadelerini kullandı.
Yeni anayasa ve sistem tartışmalarına değinen Yapıcıoğlu, devletin ismindeki etnik vurgunun yanlışlığına dikkat çekti. "Suriye Arap Cumhuriyeti" veya "Suriye Arap Ordusu" gibi tabirlerin incitici olduğunu belirten Yapıcıoğlu, "Bunlar doğru isimlendirmeler değil. Bu, ayrıştırmayı getirir. Adil bir temsil olmalı ve sistem mutlaka adalet temelinde şekillenmeli" dedi.
"Yeni dünya düzeni değil, deli dünya düzeni"
ABD’nin dünya siyasetindeki tavrını sert bir dille eleştiren Yapıcıoğlu, Washington’ın artık diplomatik dili bırakıp açıkça tehdit diline başvurduğunu söyledi.
ABD politikasının iki temel parametresinin kendi çıkarları ve İsrail’in güvenliği olduğunu belirten Yapıcıoğlu, mevcut durumu "Deli Dünya Düzeni" olarak tanımladı:
"Bir deli ya da deli numarası yapan birisi bütün dünyaya ayar vermeye çalışıyor. İslam dünyasının güçsüz, iradesiz ve kendisine tabi olmasını istiyorlar."
"ABD taktik ortaklarını kullanılmış peçete gibi atar"
ABD’nin DSG ile ilişkisinin stratejik değil, tamamen taktiksel olduğunu ifade eden Yapıcıoğlu, şu değerlendirmede bulundu:
"ABD, işi bittiğinde o taktik ortağını kullanılmış bir peçete gibi buruşturup çöpe atar. YPG/SDG'ye verilen milyar dolarlar halka gitmedi, tünellere gitti. Zamanında uyardık; milletin çocuklarını Amerika’nın çıkarları için öldürtmeyin dedik."
"Suriye’deki istikrar Türkiye’deki süreci olumlu etkileyecek"
Türkiye’de yürütülen barış sürecinin başarısı için Suriye’deki sükunetin hayati önem taşıdığını kaydeden Yapıcıoğlu, Suriye’deki çatışmasızlık halinin Türkiye’deki iç barış ümitlerini büyüttüğünü söyledi.
2013-2015 sürecinin dış müdahalelerle akamete uğradığını belirten Yapıcıoğlu, "Suriye’de yoğun çatışmalar olsaydı buradaki süreç zarar görürdü. Anlaşma zemininin oluşması kaygıları ortadan kaldırdı. Artık Türkiye’deki sürecin başarıya ulaşma şansı çok daha büyüktür" değerlendirmesinde bulundu.
"İslam ülkeleri D-8 çatısı altında yakınlaşmalı"
Bölge ülkeleri arasındaki güven bunalımına dikkat çeken Yapıcıoğlu, Müslüman ülkelerin yapay korkuları bir kenara bırakarak ticari, siyasi ve askeri iş birliğine gitmesi gerektiğini belirtti.
Yapıcıoğlu, "D-8 bu birliğin nüvesi olabilir. D-8 bugün Müslüman nüfusun yarısından fazlasını barındırıyor. Güç birliği edilirse dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı tam bir birlik içerisinde hareket edilebilir" diye konuştu.
Son güncellenme: 15:56:51