İran, ABD ile görüşmeleri nükleer dosyayla sınırlamayı başardı mı?

Washington ile Tahran arasında yeniden başlayan temaslarda gündemin yalnızca nükleer programla sınırlı kalması dikkat çekiyor. İran yönetimi balistik füze kapasitesi ve bölgesel faaliyetlerin müzakere dışı olduğunu vurgularken, Trump yönetiminin önceliği nükleer anlaşmaya kaydırdığı yorumları yapılıyor.

13 Şubat 2026 - 11:52
13 Şubat 2026 - 11:52
 0
İran, ABD ile görüşmeleri nükleer dosyayla sınırlamayı başardı mı?

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikasında hedefin kapsamının daraldığına ilişkin değerlendirmeler artıyor. Yönetimin başlangıçta rejimi sarsabilecek geniş çaplı bir baskı stratejisi izlediği, ancak son aşamada önceliğin nükleer anlaşmaya indirgenmiş göründüğü belirtiliyor.

Netanyahu’dan füze vurgusu

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, 11 Şubat 2026’da Washington’a giderek Trump ile görüştü. İsrail tarafının, İran’ın balistik füze programının da müzakere başlıklarına dahil edilmesi için baskı yaptığı bildirildi.

Ancak görüşme sonrası Trump, nasıl ilerleyeceklerine dair “kesin” bir mutabakata varılmadığını söyledi ve Tahran ile müzakerelerin sürmesi gerektiğini ifade etti.

Tahran: “Füzeler asla pazarlık konusu değil”

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 6 Şubat’taki dolaylı görüşmeler öncesinde Tahran’ın yalnızca nükleer programı konuşacağını açıkça ilan etmişti.

Arakçi, Ocak ayı sonunda Türkiye Dışişleri Bakanı ile görüşmesinde, “İran’ın savunma ve füze kapasitesi asla müzakere konusu olmayacaktır. Hiçbir ülke kendi güvenliği konusunda başkalarıyla pazarlık yapmaz” dedi. İran’ın savunma kapasitesini gerekli gördüğü ölçüde genişleteceğini de sözlerine ekledi.

Trump, 2018 sonrası İran politikasını yalnızca nükleer faaliyetleri değil, balistik füze programını ve Irak’tan Yemen’e uzanan bölgesel vekil ağını da sınırlama hedefi üzerine kurmuştu. Ancak son temaslarda füze başlığının geri planda kaldığı görülüyor.

Umman formatı ve bölgesel diplomasi

Bir ara Türkiye’nin ev sahipliğinde ABD, İran ve bazı bölgesel aktörleri kapsayan bir toplantı planlandığı öne sürüldü. Ancak Tahran bu formülü reddederek yalnızca Umman’da dolaylı görüşmeleri kabul etti.

Gözlemciler, Katar başta olmak üzere bazı Arap ülkelerinin Trump’ı askeri seçenekten uzaklaştırmak için devreye girdiğini savunuyor. Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff’un Doha ile yakın ilişkileri olduğu belirtiliyor.

Arakçi, 11 Şubat’ta Russia Today’e verdiği röportajda, Witkoff ve Jared Kushner’in savaş yerine diplomatik çözüm arayışında olduğu izlenimini edindiğini söyledi. “Ciddilerse biz de ciddiyiz, ancak henüz tamamen emin değiliz” ifadelerini kullandı.

İç baskı ve sert mesajlar

Ocak ayı başında İran’da patlak veren protestoların sert şekilde bastırıldığı ve on binlerce sivilin hayatını kaybettiğinin iddia edildiği belirtiliyor. O dönemde Trump yönetimi bölgeye hava ve deniz unsurları sevk etmiş ve İranlı protestoculara destek mesajı vermişti.

Ancak müzakerelerin yeniden başlamasıyla birlikte, Washington’un söyleminde insan hakları ve hesap verebilirlik vurgusunun geri plana düştüğü yorumları yapılıyor.

İran’da ise resmi törenlerde 11 Şubat Devrim yıldönümü kapsamında Trump karşıtı maket ve figürlerin sergilenmesi dikkat çekti. Buna karşın bazı hükümet yanlısı gazetelerin daha temkinli bir dil kullandığı gözlendi.

Nükleer anlaşma yeterli olacak mı?

Trump’ın nükleer odaklı diplomasisinin temel açmazı şu: Amaç İran’ın nükleer silah edinmesini engellemekse, Tahran aynı anda balistik füze kapasitesiyle bölgesel bir çatışma tehdidinde bulunuyor.

Petrol zengini Körfez ülkeleri, olası bir ABD saldırısının enerji altyapılarını hedef alabilecek füze misillemelerine yol açmasından endişe ediyor. Bu nedenle askeri seçeneğin ötelenmesini tercih ediyorlar.

Ancak bu yaklaşım, İran’ın füze kapasitesi ve bölgesel silahlı ağlarının varlığını sürdürmesi anlamına geliyor. Nükleer müzakerelerin sonucu ne olursa olsun, bu başlıkların ABD ve müttefikleri için uzun vadeli bir güvenlik sorunu olmaya devam edeceği değerlendiriliyor.

 

Bu haber toplam 321 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 12:53:11