İran iç savaşın eşiğinde mi?
90 milyonu aşkın kişinin yaşadığı ülkenin komşularının yeni bir Suriye manzarası görmekten korktuğu bildiriliyor

Aralık ayının son günlerinden bu yana protesto gösterilerinin sürdüğü İran'dan gelen son görüntüler, ülkede şiddetin dozunun arttığını gösteriyor.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) da ölen kişi sayısını 544 olarak güncelledi. Bunların 496'sının protestocu, 48'ininse kolluk kuvvetleri mensubu olduğu bildirildi.
Gözaltına alınan kişi sayısının da 10 bin 600'ü aştığı aktarıldı.
Dünya basınında bir yandan ABD ve İsrail'in İran'a saldırma ihtimaline dair senaryolar diğer taraftan da iç savaş olasılığı konuşuluyor.
Wall Street Journal (WSJ), 90 milyonu aşkın kişinin yaşadığı Ortadoğu ülkesinin komşularının yeni bir Suriye manzarası görmekten korktuğunu bildiriyor.
Kürtler, Beluçlar ve diğer azınlıkların yoğun yaşadığı bölgelerde ayrılıkçı ayaklanmalara başlaması halinde bu çatışmaların İran sınırları dışına yayılabileceğinden bahsediliyor.
Katar Üniversitesi'nden Nikolay Kozhanov, WSJ'ye şöyle konuştu:
Körfez'deki komşuları, yeni bir şeyle ya da bir istikrarsızlık bölgesiyle uğraşmaktan ziyade bildikleri İran'ı tercih eder. Arap komşuları, zayıflamasını isteseler de, tüm sorunlarına ve çelişkilerine rağmen bildikleri İran'ı görmek ister. İran'daki yönetim değişikliğinin orada doğrudan daha dostane bir rejimle sonuçlanacağı yönündeki illüzyonlara kapılmayalım.
Amerikan gazetesi, eski ABD Başkanı Barack Obama'nın da benzer çekincelerle 2009'da "Yeşil Devrim" eylemlerini desteklemekten kaçındığını ve bunun yerine İran'la nükleer müzakerelere odaklandığını da hatırlattı.
Berlin merkezli bne IntelliNews'te yayımlanan bir analizde de İran'daki iç savaş ihtimali ele alındı.
Son İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin oğlu Rıza Pehlevi'nin eylemcilere sokağa çıkma çağrısı yaparak dikkat çektiği ve ilk kez muhalefetin böylesi bir figür etrafında toplandığı iddia edildi.
1979'da İslam Devrimi'yle sonuçlanan eylemlerden beri bu kadar etkili protestolar düzenlenmediği savunulurken iç savaşın koşullarının oluşmadığı da ifade edildi.
Muhaliflerin silahlanmadığı, kontrolünü ele geçirdiği bölgelere sahip olmadığı ve kolluk kuvvetlerinin kitleler halinde silahlı direniş saflarına geçmediği vurgulandı.
Tahran yönetiminin Devrim Muhafızları, Besic milisleri ve diğer güvenlik aygıtlarıyla ciddi güce sahip olduğu anımsatıldı.
Ancak İran rejiminin elinde baskı dışında pek fazla seçenek kalmadığına işaret edildi.
Hamaney yönetimi gerekli reformları yapmadan devam ederse parçalı muhalefet yapısının zamanla birleşip güçlenebileceği belirtildi.
Dış müdahale veya kolluk kuvvetleri mensuplarının topluca muhalefete geçmesi durumunda işlerin değişebileceği de bildirildi.
İran riyalinin açık piyasada ABD doları karşısında rekor seviyede düşmesinin ardından başkent Tahran'daki Kapalı Çarşı'da esnaf, 28 Aralık'ta greve gitmişti.
Öğrencilerin de katılımıyla büyüyen protestolar, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın diyalog çağrılarına rağmen devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetiminin göstericileri öldürmesi halinde operasyon düzenleyebilecekleri tehdidini son günlerde ısrarla savuruyor.
Son olarak başkanlık uçağı Air Force One'da gazetecilerin uluslararası gelişmelere ilişkin sorularını cevaplayan Trump, İran'ın kırmızı çizgisini "aşmaya başladığını", Tahran yönetimine karşı "ne zaman, nerede veya nasıl hareket edecekleri" konusunda yorum yapmayacağını ifade etti.
Protestolarla ilgili "saat başı" rapor aldığını belirten Trump, İranlı yöneticiler için "Onlar lider değiller. Şiddet yoluyla yönetiyorlar. Bunu çok ciddiye alıyoruz. Ordu da bunu inceliyor ve masada çok güçlü seçeneklerimiz var" diye konuştu.
Son güncellenme: 18:34:14



































































































































































































