İran Orta Doğu'daki milislerini nasıl yönetiyor?
Bağdat’ta İranlı “danışmanların” hedef alındığı saldırı, Tahran’ın Ortadoğu’daki milisleri yönetme modelini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre bu yapı, İran’ın bölgesel etkisinin bel kemiğini oluşturuyor.

Bağdat’ta İranlı askeri danışmanların bulunduğu bir eve düzenlenen hava saldırısı, Tahran’ın Ortadoğu genelinde uyguladığı “danışman stratejisini” yeniden gündeme getirdi. Saldırıda beş İranlının hayatını kaybettiği bildirilirken, bunlar arasında Devrim Muhafızları’na bağlı bir uzmanın da bulunduğu ifade edildi.
Uzmanlara göre İran, uzun yıllardır bölgedeki nüfuzunu doğrudan askeri varlık yerine “danışmanlar” üzerinden kuruyor. Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen gibi ülkelerde faaliyet gösteren bu isimler; yerel silahlı gruplara eğitim, koordinasyon, finans ve stratejik yönlendirme sağlıyor.
Eski ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, bu yapıların İran’ın bölgedeki uzantıları için kritik rol oynadığını belirterek, danışmanların “talimat aktarımı, silah ve finans desteği sağlama” gibi işlevler üstlendiğini ifade ediyor.
Irak’ta derin yapı
İran’ın en etkili olduğu ülkelerden biri Irak. 2003 sonrası dönemde Şii milis gruplar üzerinden nüfuzunu artıran Tahran, bu yapıları zamanla Haşdi Şabi çatısı altında kurumsallaştırdı. Resmi olarak Irak güvenlik yapısına dahil edilen bu güçler, sahada büyük ölçüde İran’a yakın unsurlar tarafından yönlendiriliyor.
Yetkililere göre İranlı danışmanlar, bu grupların organizasyonundan operasyonel kararlarına kadar birçok alanda belirleyici rol oynuyor. Sahadaki uygulamaların ise çoğunlukla yerel milisler tarafından yürütüldüğü belirtiliyor.
Suriye’den Yemen’e uzanan ağ
İran’ın danışman modeli ilk olarak Suriye iç savaşında geniş ölçekte test edildi. Başlangıçta sınırlı danışmanlıkla başlayan süreç, zamanla doğrudan operasyonel yönetime dönüştü. İran, bu süreçte farklı ülkelerden gelen milisleri organize ederek sahada etkili bir güç oluşturdu.
Lübnan’da ise Hizbullah ile kurulan uzun soluklu ilişki, bu modelin en başarılı örneklerinden biri olarak görülüyor. Yemen’de de benzer şekilde Husilere teknoloji transferi ve askeri danışmanlık desteği sağlandığı ifade ediliyor.
Süleymani sonrası değişim
Uzmanlar, 2020 yılında Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesinin ardından bu yapının kısmen değiştiğini belirtiyor. Daha merkezi bir yapıdan, daha dağınık ve yerelleşmiş bir modele geçildiği ifade ediliyor.
Carnegie Orta Doğu Merkezi’nden Renad Mansour’a göre, yeni dönemde yapı daha esnek hale gelse de danışmanların rolü devam ediyor ve sahadaki etkileri sürüyor.
Son güncellenme: 15:37:00





































































































































































































