İran’ın güvenlik kâbusu: Kürt cephesi neden stratejik endişe uyandırıyor?

Al-Monitor analizine göre, İran'ın Kürdistan Bölgesi'ndeki Kürt muhalif gruplara yönelik son füze saldırısı, yalnızca askeri bir operasyon değil; Tahran'ın iç güvenlik ve bölgesel gelişmelere ilişkin stratejik değerlendirmelerinin de bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

19 Temmuz 2026 - 09:40
19 Temmuz 2026 - 09:43
 0
İran’ın güvenlik kâbusu: Kürt cephesi neden stratejik endişe uyandırıyor?

İran'ın cuma günü Kürdistan Bölgesi'nde faaliyet gösteren Kürt muhalif bir grubun üssüne düzenlediği füze saldırısı, Tahran'ın uzun yıllardır karşı karşıya olduğu güvenlik sorunlarından biri olan "Kürt meselesi" konusundaki endişelerini yeniden gündeme taşıdı.

Al-Monitor tarafından yayımlanan analize göre, İran ordusunun Süleymaniye yakınlarında bir Kürt partisinin karargâhını hedef alan saldırısında dokuz peşmerge hayatını kaybetti. Sürgündeki Kürt örgütü, Zergwez bölgesindeki üssünün çok sayıda füze ile vurulduğunu doğrularken, Kürdistan Bölgesi yetkilileri de çevre bölgelere çok sayıda füzenin düştüğünü açıkladı.

Analizde, saldırının ilk bakışta İran'ın yıllardır silahlı Kürt gruplara karşı yürüttüğü operasyonların devamı gibi görünse de, zamanlamasının daha geniş stratejik mesajlar içerdiği belirtildi.

Değerlendirmeye göre, İran yönetimi ABD ile yaşanan askeri gerilimin ülke içindeki en eski güvenlik sorunlarından biri olan Kürt meselesini yeniden canlandırabileceğinden endişe duyuyor.

Son günlerde Washington ile Tahran arasındaki gerilimin İran sınırlarının ötesine taşındığı, bölgedeki Amerikan hedeflerine yönelik saldırılar düzenlendiği ve komşu ülkelere ABD operasyonlarına destek vermemeleri yönünde uyarılar yapıldığı hatırlatıldı.

Tahran iç cepheyi de güvence altına almak istiyor

Analizde, İranlı karar alıcıların yalnızca dış cepheye değil, ülkenin batısındaki Kürt nüfusun yaşadığı bölgelerde olası hareketlenmelere de odaklandığı ifade edildi.

Tahran'ın, Kürdistan Bölgesi'nde bulunan İranlı Kürt muhalif örgütlerini yalnızca sürgündeki siyasi hareketler olarak görmediği, bu grupların iç karışıklık veya dış savaş dönemlerinde silahlı kapasitesini devreye sokabileceğine inandığı belirtildi.

İran, Komala ve İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ) gibi örgütleri uzun süredir yabancı ülkeler tarafından desteklenmekle suçlarken, bu gruplar iddiaları reddediyor. Tahran ise Kürdistan Bölgesine yönelik füze ve İHA saldırılarını ulusal güvenlik gerekçesiyle savunuyor.

ABD ile savaş ihtimali kaygıları artırdı

Analize göre, mevcut çatışmaların başlamasının ardından bazı haberlerde İranlı Kürt muhalif grupların uygun koşullar oluşması halinde sınır ötesi operasyon ihtimaline hazırlandığı öne sürüldü. Bazı medya organları ise ABD'li yetkililerin Kürdistan Bölgesindeki Kürt gruplarla olası koordinasyonu değerlendirdiğini yazdı.

Bu iddiaların doğruluğu tartışılsa da, İran yönetiminin böyle bir ihtimali ciddiye almasının bile güvenlik politikalarını şekillendirdiği vurgulandı.

Bu nedenle Tahran'ın, Kürt silahlı gruplarının sahada hareket alanı kazanmasını veya sembolik de olsa siyasi bir başarı elde etmesini engellemeye çalıştığı ifade edildi.

"Kürt meselesi" yalnızca sınır güvenliği değil

Analizde, İran açısından Kürt muhalif grupların yalnızca sınır güvenliği sorunu olmadığı, aynı zamanda ülkenin toprak bütünlüğü, etnik haklar ve devletin meşruiyetiyle bağlantılı uzun vadeli bir mesele olduğu kaydedildi.

1979'daki İslam Devrimi'nden bu yana İran'ın Kürt bölgelerinde dönem dönem silahlı ayaklanmalar yaşandığı, 2022 yılında Mahsa Jina Emini'nin ölümü sonrası başlayan protestolarda da Kürt kentlerinin önemli rol oynadığı hatırlatıldı.

İranlı yetkililerin, sürgündeki Kürt örgütlerinin bu protestolardan yararlanmaya çalıştığını öne sürdüğü ve bu nedenle iç muhalefet ile sınır ötesindeki silahlı faaliyetleri tek bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirdiği aktarıldı.

Kürt muhalif gruplar için zor denge

Analize göre, mevcut kriz İranlı Kürt muhalif örgütlerini de zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor. Uluslararası baskının artması siyasi hedefleri açısından fırsat olarak görülse de, aynı zamanda daha sert İran operasyonlarını da beraberinde getirebilir.

Komala'ya bağlı birliklerin hedef alınmasının da bu yaklaşımın bir göstergesi olduğu belirtilirken, İran'ın Kürt gruplar doğrudan çatışmaya katılmasa bile olası tehditleri önlemek amacıyla önleyici saldırılar düzenlemeyi sürdürebileceği ifade edildi.

Analiz, bu gelişmelerin Kürdistan Bölgesi'nin uzun yıllardır dışında kalmaya çalıştığı İran-ABD geriliminin giderek merkezindeki alanlardan biri haline gelebileceğine işaret ediyor.

Bu haber toplam 3879 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 17:49:02