KDP’den sert çıkış: 'Anayasa ihlali'
Kürdistan Demokrat Partisi (KDP)’nin Irak Parlamentosu’ndaki fraksiyonu, Baha el-Areci’nin açıklamalarını “zehirli söylem” ve “açık anayasa ihlali” olarak nitelendirerek sert şekilde kınadı.

KDP grubu, 20 Mart 2026 Cuma günü yayımladığı açıklamada, Baha el-Araci'nin ifadelerini "vahim bir anayasal ihlal" olarak nitelendirdi.
Yapılan resmi açıklamada, Parlamento çatısı altında dile getirilen bu sözlerin, Irak anayasasının açık bir şekilde çiğnenmesi ve siyasi üslubun kabul edilemez bir seviyeye düşürülmesi olduğu belirtildi.
"Söz konusu milletvekili tarafından sarf edilen sözler sadece bir görüş ayrılığı değil, aynı zamanda anayasal ilkelere yönelik zehirli bir söylem ve açık bir saygısızlıktır.” denilen açıklamada, “Bu, Kürdistan Bölgesi'nin statüsünü ve egemen kurumlarını küçümsemeye yönelik beyhude bir çabadır. Bölge liderlerini, anayasal konumlarıyla hiçbir şekilde bağdaşmayan 'idari memur' sıfatıyla tanımlamak art niyetli bir yaklaşımdır." ifadeleri kullanıldı.
KDP grubu, bu tutumun merkezi hükümet ile federal bölge arasındaki ilişkileri "bağımlılık" değil "dengeli bir ortaklık" temelinde düzenleyen 112, 114, 115, 116, 117 ve 121. anayasa maddelerinin açık bir ihlali olduğuna dikkat çekti.
Gerçekleri kamuoyuna sunmak adına KDP grubu şu noktaları vurguladı:
1. Anayasal Meşruiyet (Madde 117): Kürdistan Bölgesi'nin yetkileri (yasama, yürütme, yargı), anayasanın açıkça tescil ettiği federal bir bölgenin yetkileridir. Bölge Başbakanı ve bakanlar, görevlerini halktan aldıkları tam bir anayasal yetki ve güvenle yürütürler. Onlar, siyasi figürlerin keyfi arzularına tabi "memurlar" değildir.
2. Hukukun Üstünlüğü (Madde 115): Anayasa, paylaşılan yetkiler konusunda bir anlaşmazlık çıktığında bölge yasalarına öncelik tanımıştır. Bu nedenle "emir ve ihtar" dili kullanmak hukuk dışıdır ve yalnızca modası geçmiş, baskıcı bir merkeziyetçi zihniyetin göstergesidir.
3. Parlamento Başkanlığının Sessizliğine Kınama: Parlamento Başkanlık Divanının bu açık saldırı karşısındaki sessizliğini ve ihmalkarlığını şiddetle kınıyoruz. Bu, anayasa metinlerini koruma ve yasama kurumunun onurunu savunma konusundaki anayasal görevlerin yerine getirilmemesi demektir.
Açıklamanın sonunda grup şu uyarıda bulundu:
"Bu tür düşmanca söylemlerin devam etmesi yalnızca Irak'ın düşmanlarına hizmet eder ve hepimizi bir arada tutan toplumsal sözleşmeyi bozmaya yönelik açık bir girişimdir. Bu zihniyettekiler anlamalıdır ki; 'baskıcı merkeziyetçilik' dönemi geri dönmemek üzere kapanmıştır ve tek hakem anayasadır. Anayasayı okuyup anlamayanların, ülkeyi sonucu kötü olacak bir krize sürüklemeden önce siyaseti bırakması daha hayırlı olacaktır."
Son güncellenme: 16:16:07







































































































































































































