Pekin’de büyük buluşma: Çin, İran kartını masaya koyuyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın bu hafta Şi Jinping ile görüşmek üzere Çin'e gideceği bildirildi. Ziyaret Pekin yönetimi tarafından doğrulandı.

12 Mayıs 2026 - 09:15
12 Mayıs 2026 - 09:15
 0
Pekin’de büyük buluşma: Çin, İran kartını masaya koyuyor

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 13-15 Mayıs tarihlerinde Pekin’de gerçekleştirmesi beklenen kritik zirvede, ticaret savaşından Tayvan’a, Hürmüz Boğazı krizinden İran savaşına kadar birçok başlığın masada olması bekleniyor.

Beyaz Saray, 20 Şubat’ta Trump’ın Çin’e giderek Şi ile görüşeceğini açıklamıştı. İlk etapta zirvenin ana gündem maddesi ABD-Çin ticaret savaşıydı. Ancak Trump’ın bir hafta sonra İsrail ile birlikte İran’a yönelik saldırıları onaylaması ve Ortadoğu’da yeni bir savaşın başlaması, zirvenin ertelenmesine yol açtı.

Şimdi gözler Pekin’de yapılacak görüşmeye çevrilmiş durumda.

Çin’in önceliği Hürmüz Boğazı

Pekin yönetimi, Trump döneminde yüzde 145’e kadar çıkan gümrük tarifelerinin yeniden devreye girmemesini istiyor. Ancak Çin açısından daha acil mesele Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması.

Çin’in ham petrol ithalatının yaklaşık yarısı Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor. Pekin büyük enerji rezervleri ve çeşitlendirilmiş enerji kaynakları sayesinde diğer Asya ülkelerine kıyasla krizi daha sınırlı hissetse de, küresel ekonomik durgunluk ihtimali Çin ekonomisi için ciddi risk oluşturuyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), İran savaşı nedeniyle küresel resesyon ihtimaline dikkat çekmişti. Çin ekonomisinin yaklaşık beşte biri ihracata dayanıyor ve küresel talebin düşmesi Pekin’i doğrudan etkileyebilir.

Washington, Pekin’den İran konusunda destek istiyor

ABD yönetimi son dönemde Çin’in İran üzerindeki etkisini kullanmasını açık biçimde talep ediyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Pekin’in İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için baskı yapmasını istediklerini söyledi.

Geçen ay Çin’in İran’ı ateşkes görüşmelerine dönmeye ikna ettiği iddia edilmişti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de geçtiğimiz hafta Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüştü.

Çin tarafının açıklamasına göre Wang Yi, Ortadoğu’da “çatışmaların tamamen sona erdirilmesi” çağrısı yaptı ve Çin’in İran’ın egemenliğini desteklediğini söyledi.

Chicago Üniversitesi’nden siyaset bilimci Dali Yang’a göre bu durum Trump-Xi görüşmesinin dinamiğini değiştiriyor.

“Trump, Çin liderinden yardım isteyen bir pozisyonda. Bu onun alışık olduğu bir durum değil” değerlendirmesinde bulundu.

Ticaret savaşında büyük anlaşma beklenmiyor

Analistler zirveden kapsamlı bir ticaret anlaşması çıkmasını beklemiyor. Bunun yerine tarafların her iki ülkenin de “başarılı görüşme” söylemi geliştirebileceği genel çerçeveli bir açıklama yapabileceği belirtiliyor.

Geçen yıl Çin’in dış ticaret fazlası 1,2 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaşırken, en büyük alıcı yine ABD oldu.

Tsinghua Üniversitesi’nden uluslararası ilişkiler profesörü Da Wei, Pekin’in en büyük beklentisinin “istikrar ve öngörülebilirlik” olduğunu söyledi.

Tayvan dosyası kritik başlık olmaya devam ediyor

Zirvenin en hassas başlıklarından biri ise Tayvan olacak.

ABD Kongresi geçen yıl Tayvan’a yönelik 11 milyar dolarlık silah satış paketini onaylamıştı. Ancak paketin uygulanmasının Trump-Şi görüşmesi öncesinde yavaşlatıldığı öne sürülüyor.

Pekin yönetimi satışların tamamen iptal edilmesini isterken, Tayvan Parlamentosu cuma günü 25 milyar dolarlık özel savunma bütçesini kabul etti.

Çin ayrıca Washington’un Tayvan konusundaki söyleminde değişiklik talep ediyor. ABD’nin mevcut “Tayvan’ın bağımsızlığını desteklemiyoruz” ifadesi yerine “karşı çıkıyoruz” söylemine geçmesi, Pekin açısından diplomatik kazanım olarak görülüyor.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmede Tayvan’ın “Çin-ABD ilişkilerindeki en büyük risk” olduğunu söylemişti.

Pekin, Trump’ı önceki yönetimlerden daha yumuşak görüyor

Haberde, Çin yönetiminin Trump’ı önceki ABD yönetimlerine kıyasla daha esnek gördüğü de belirtiliyor.

Trump’ın Çin’e gelişmiş yarı iletken satışlarına yönelik kısıtlamaları gevşetmesi, Tayvan’a sınırlı destek vermesi ve Pentagon’un savunma stratejisinde Çin’i tehdit olarak tanımlayan bazı ifadeleri çıkarmasını istemesi Pekin’de dikkatle izleniyor.

Trump’ın Şi için kullandığı “Pekin’de bana büyük bir sarılma verecek” ifadesi de Çin tarafında olumlu karşılandı.

 

Bu haber toplam 784 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 23:14:14