PKK'nin "Halkların Kardeşliği" ideolojisinin iflası

Middle East Forum yazarı Lokman Radpey’e göre, Suriye’de Kürtlere yönelik saldırılar ve müttefiklerin çözülmesi, PKK’nin “halkların kardeşliği” ideolojisinin sahada başarısız olduğunu gösteriyor. Radpey, Kürtlerin karşılıklılık esasına dayalı yeni bir siyasi strateji benimsemesi gerektiğini vurguluyor.

19 Ocak 2026 - 13:39
19 Ocak 2026 - 13:39
 0
PKK'nin "Halkların Kardeşliği" ideolojisinin iflası

Middle East Forum’da yayımlanan analizinde yazar Lokman Radpey, Ocak 2026 başında Suriye’nin Halep kentine bağlı Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde Kürtlere yönelik katliam ve zorla yerinden etme olaylarının, Kürt siyasetinde köklü bir strateji değişikliğini zorunlu kıldığını yazdı. Radpey’e göre, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şaraa’ya bağlı güçler ve Türkiye destekli müttefikleri, şimdi Fırat’ın batısında daha önce Kürtlerin kontrolünde olan bölgelere yönelmiş durumda.

Radpey, Kürtlerin ilk büyük kaybının Arap aşiret güçlerinin saf değiştirmesi olduğunu belirtiyor. Yıllar boyunca Kürt yönetiminin, IŞİD ve diğer radikal Sünni gruplardan kaçan Arap topluluklara güvenli alan sunduğunu hatırlatan yazar, bu kopuşun acı bir gerçeği ortaya koyduğunu savunuyor: PKK’nin savunduğu “halkların kardeşliği” ideolojisi, Kürtlerin yaşadığı devletlerde kalıcı ve barışçıl bir siyasal düzen kurmayı başaramadı.

Bu başarısızlığın Türkiye ile ilişkilerde de açıkça görüldüğünü ifade eden Radpey, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yaklaşık bir yıl önce Türkiye ile demokratik çözüm çağrısı yaptığını, buna karşılık PKK’nin silah bırakma ve kendini feshetme yönünde adım attığını hatırlatıyor. Ancak yazara göre Ankara, Kürt kimliği ve haklarının tanınması yönünde hiçbir somut karşılık vermedi.

Analizde, Türkiye ve Suriye’deki Arap müttefiklerinin, Kürtlerin öncülük ettiği özerk yönetimi dağıtmayı hedeflediği belirtiliyor. Radpey’e göre, bölgesel güçler ikinci bir Kürt siyasal varlığının ortaya çıkmasını kabul etmiyor. Türkler, Araplar ve İranlılar için milliyetçilik barışın önüne geçerken, Kürtler birlikte yaşam ve uzlaşı arayışının bedelini ağır ödüyor.

Yazar, ulusal çıkarın siyasette belirleyici olmasının şaşırtıcı olmadığını vurgularken, Kürtlerin bölge halklarının milliyetçi zihniyetini demokratikleştirme yükünü üstlenmesinin gerçekçi olmadığını savunuyor. Devletsiz bir halk olan Kürtlerin, eğitim sistemleri ve kurumsal güçten yoksun olduğunu belirten Radpey, bu beklentiyi “siyasi bir fantezi” olarak nitelendiriyor.

Son gelişmelerin bu tabloyu daha da netleştirdiğini ifade eden Radpey, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde barış içinde yaşayan bazı Suriyeli Arapların dahi Şam yönetimine açık destek verdiğine dikkat çekiyor. Analiz, olası bir ateşkes durumunda Suriye Demokratik Güçleri’nin Fırat’ın doğusuna çekilmek zorunda kalabileceğini, böyle bir senaryoda Kürdistan Bölgesel Yönetimi peşmergelerinin, 2014’te Kobani’de olduğu gibi, Suriye’deki Kürtleri desteklemeye hazır olması gerektiğini vurgulayarak sona eriyor.

Bu haber toplam 5324 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 15:39:42