Şam'da ilk siyasi mücadele: Yeni Suriye kritik sınavda
Gazeteci İbrahim Hamidi, iki haftalık Şam izlenimlerini kaleme aldığı analizinde, Suriye'nin diplomatik ve ekonomik açılımlarına rağmen güvenlik tehditleri ve yeni parlamentonun oluşum sürecinin "yeni Suriye"nin ilk siyasi sınavını oluşturduğunu belirtti.

Gazeteci İbrahim Hamidi, Şam'da geçirdiği iki haftanın ardından Al Majalla dergisinde kaleme aldığı değerlendirmede, Suriye'de diplomatik açılımlar, ekonomik girişimler, güvenlik sorunları ve siyasi dönüşümün aynı anda yaşandığını ifade etti.
Hamidi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Şam ziyareti ile Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinin, "yeni Suriye"nin uluslararası alanda önemli diplomatik adımlar attığını gösterdiğini belirtti.
Bu süreçte Suriye-Amerikan İş Konseyi'nin ilk toplantısının Şam'da düzenlendiğini, güvenlik ve enerji şirketlerinden ilk heyetlerin de ülkeye geldiğini aktaran Hamidi, Washington'ın Suriye'yi artık yalnızca güvenlik başlığıyla değil, ekonomik ve jeopolitik bir proje olarak gördüğünü kaydetti.
Bombalı saldırılar geçiş sürecinin kırılganlığını gösterdi
Hamidi, diplomatik hareketliliğe rağmen Şam'da güvenlik tehdidinin sürdüğünü belirterek, Adalet Sarayı'na yönelik bombalı saldırının ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un konakladığı otelin yakınındaki patlamaların geçiş sürecinin kırılganlığını ortaya koyduğunu ifade etti.
Macron'un konvoyunun bölgeden ayrılmasından dakikalar sonra meydana gelen patlamaların, "yeni Suriye"ye karşı çıkan aktörlerin süreci hedef almaya devam ettiğini gösterdiğini yazdı.
Yoksulluk derinleşiyor
Hamidi, savaşın ardından Şam'da günlük yaşamın devam ettiğini ancak halkın ağır ekonomik koşullarla mücadele ettiğini belirtti.
Serbest ithalat politikaları, yükselen fiyatlar, artan faturalar ve işsizliğin yoksulluğu daha da derinleştirdiğini ifade eden Hamidi, buna rağmen kentte yaşamın normalleşme arayışının sürdüğünü aktardı.
İlk siyasi mücadele başladı
Hamidi'ye göre, Esad yönetiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden sonra ülkenin ilk gerçek siyasi mücadelesi ise Halk Meclisi'nin oluşturulması sürecinde başladı.
Macron'un Şam ziyareti öncesinde başlayan bu sürecin, yeni parlamentonun ilk oturumuna hazırlıklarla birlikte şekillendiğini belirten Hamidi, bunun "Cumhuriyet-i Korku"nun sona ermesinden sonraki ilk siyasi sınav olduğunu ifade etti.
Fransa ve ABD'nin Suriye hesapları farklı
Hamidi, Fransa'nın Suriye'de Türkiye ile sessiz bir nüfuz rekabeti yürüttüğünü, ancak Körfez ülkeleri ve ABD ile ekonomik alanda rekabet edemeyeceğinin farkında olduğunu belirtti.
Bu nedenle Paris'in bankacılık sistemi, hukuk reformu, yönetişim, sağlık ve eğitim alanlarında kurumsal destek sunarak Suriye'nin yeniden inşasında rol üstlenmeyi hedeflediğini aktardı.
ABD'nin ise daha kapsamlı bir strateji izlediğini belirten Hamidi, Trump yönetiminin Suriye'yi enerji koridorları ve bölgesel ekonomik entegrasyon açısından önemli gördüğünü yazdı.
Trump'ın Ankara'da Ahmed Şara'ya, Suriye'nin "teröre destek veren ülkeler" listesinden çıkarılması sürecinin resmen başlatıldığını bildiren mektubu verdiğini aktaran Hamidi, ABD'li yetkililerin yaptırımların kaldırılmasıyla Washington'ın üzerine düşeni yaptığını ve bundan sonraki adımın Şam yönetimine ait olduğunu söylediğini kaydetti.
Son güncellenme: 17:17:43


































































































































































































