Trump'ın İran'la barış anlaşması umutları ne kadar gerçekçi?

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la “tam ve nihai anlaşma” mesajları petrol piyasalarında iyimserlik yaratsa da, Washington’dan gelen çelişkili açıklamalar ve taraflar arasındaki derin görüş ayrılıkları, olası bir uzlaşmanın hâlâ kırılgan olduğunu gösteriyor.

7 Mayıs 2026 - 10:00
7 Mayıs 2026 - 10:00
 0
Trump'ın İran'la barış anlaşması umutları ne kadar gerçekçi?

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la yeni bir anlaşmaya varılabileceği yönündeki açıklamaları uluslararası kamuoyunda dikkatle izlenirken, uzmanlar taraflar arasındaki derin krizlerin kısa sürede aşılmasının zor olduğu görüşünde birleşiyor.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki “Özgürlük Projesi”ni askıya aldığını açıklaması ve “Tam ve Nihai Bir Anlaşma” yönünde ilerleme kaydedildiğini söylemesi, petrol piyasalarında kısa süreli rahatlama yarattı. Ancak ABD Başkanı’nın kısa süre sonra sert açıklamalara geri dönmesi, sürece dair soru işaretlerini artırdı.

Washington’dan çelişkili mesajlar

İran yönetimi, ABD’den gelen yeni öneriyi değerlendirdiğini açıklarken, Reuters’a konuşan Pakistanlı arabuluculara yakın kaynaklar tarafların anlaşmaya “yaklaştığını” savundu.

Buna karşın Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmanın imzalanıp imzalanamayacağının belirsiz olduğunu belirtti. Ardından yaptığı açıklamada ise, uzlaşma sağlanamaması halinde İran’a yönelik saldırıların “çok daha yüksek yoğunlukta” yeniden başlayabileceği tehdidinde bulundu.

Trump’ın açıklamaları, Marco Rubio’nun ABD öncülüğündeki askeri operasyonların sona erdiğini duyurmasından kısa süre sonra geldi.

14 maddelik mutabakat iddiası

Axios ve Reuters’ta yer alan haberlere göre Washington ile Tahran arasında, savaşı sona erdirmeyi amaçlayan 14 maddelik tek sayfalık bir mutabakat metni üzerinde görüşmeler yürütülüyor.

Söz konusu planın ilk aşamada çatışmaları durdurmayı, ardından ise, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını, İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesini ve İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin yeni müzakerelerin başlamasını içerdiği öne sürülüyor.

Ancak İran cephesinden gelen açıklamalar, taraflar arasındaki güvensizliğin sürdüğünü ortaya koyuyor. İran Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai, söz konusu maddelerin “ABD’nin arzu listesi” olduğunu belirterek, Washington gerekli tavizleri vermezse İran’ın “hazır ve tetikte” olduğunu söyledi.

Uzmanlar temkinli

ABD’li dış politika uzmanları da iyimser açıklamalara rağmen dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.

Daha önce hem Biden hem de Trump yönetimlerinde görev yapan Ortadoğu danışmanı Grant Rumley, tarafların daha önce de benzer noktalara geldiğini ancak müzakerelerin son anda çöktüğünü hatırlattı.

Rumley, özellikle İran’ın nükleer programı gibi teknik ve karmaşık başlıklarda kapsamlı bir anlaşmanın kısa sürede sonuçlanmasının zor olduğunu belirtti. Obama dönemindeki nükleer anlaşmanın ayrıntılarının tamamlanmasının yaklaşık 20 ay sürdüğüne dikkat çekildi.

Hürmüz Boğazı belirsizliği sürüyor

Öte yandan denizcilik uzmanları, “Özgürlük Projesi”nin sahada beklenen etkiyi yaratmadığını ve Hürmüz Boğazı’ndan sınırlı sayıda geminin geçiş yaptığını ifade ediyor.

Uluslararası Kriz Grubu İran Direktörü Ali Vaez ise İran’ın bölgedeki askeri hamlelerinin Trump yönetimini daha temkinli davranmaya ittiğini savundu.

Pentagon’un eski Ortadoğu yetkililerinden Mick Mulroy da, ABD’nin projeyi askıya alma kararının arkasında gerçekten diplomatik ilerleme mi yoksa güvenlik riskleri mi bulunduğunun henüz net olmadığını söyledi.

Mulroy’a göre, Hürmüz Boğazı çevresinde bekleyen yüzlerce ticari gemi ve bölgedeki güvenlik sorunları, Washington’un askeri planlarını doğrudan etkiliyor.

 

Bu haber toplam 409 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 00:34:53