Türkiye, Genişleyen İran Savaşının Ortasında
NATO’nun önlediği füze saldırıları, enerji hatlarına yönelik tehditler ve Kürt gruplar üzerinden artan riskler Ankara’yı endişelendiriyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş büyürken, Türkiye kendisini çatışmanın tam ortasında bulmuş durumda. Middle East Institute(Orta Doğu Enstitüsü) kıdemli araştırmacısı Gönül Tol’un analizine göre Ankara, “aylarca engellemeye çalıştığı bir savaşın ortasında” çok katmanlı güvenlik ve ekonomik risklerle karşı karşıya. Tol, çatışmanın uzaması ve bölgeselleşmesi halinde Türkiye’nin sınır güvenliği, enerji hatları ve iç siyasi dengeler açısından ciddi sınamalar yaşayabileceğini belirtiyor. Son günlerde yaşanan gelişmeler de bu kaygıların şimdiden somutlaşmaya başladığını gösteriyor.
NATO’dan Türkiye’ye Yönelik Füzelere Müdahale
4 Mart’ta, NATO hava ve füze savunma sistemleri, İran’dan fırlatıldığı belirtilen ve Türkiye’nin güneyindeki İncirlik Hava Üssü’nü hedef aldığı öne sürülen bir balistik füzeyi imha etti. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı’na göre füze, Irak ve Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yöneldi. Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO unsurları füzeyi Türkiye sınırına ulaşmadan etkisiz hale getirdi. Hatay’a düşen parçaların önleme füzesine ait olduğu açıklandı.
9 Mart’ta ise Türkiye hava sahasına giren ikinci bir İran balistik füzesi NATO savunma sistemleri tarafından düşürüldü. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ilk olayın ardından İranlı mevkidaşıyla görüşerek Ankara’nın protestosunu iletti ve “bir dahaki sefere Türkiye misliyle karşılık verir” mesajını verdi. İran ordusu ise Türkiye’ye yönelik füze fırlatıldığı iddialarını reddetti.
İran’da Liderlik Krizi ve “Mozaik Savunma” Stratejisi
28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail saldırılarında İran’ın üst düzey askeri ve siyasi isimleri hayatını kaybetti. Ölenler arasında İran Devrim Muhafızları Ordusu komutanı Muhammed Pakpur ve İran’ın dini lideri Ali Hamaney de bulunuyor.
Liderlik kadrosu ağır darbe alan İran, savaş döneminde yerel komutanlara daha fazla yetki veren “mozaik savunma” stratejisini devreye soktu. Bu yapı, üst komuta kademesi hedef alınsa dahi saldırıların sürmesini mümkün kılıyor. Ancak merkezi kontrolün zayıflaması, koordinasyonsuz füze ve İHA saldırıları riskini artırarak istenmeyen tırmanmalara yol açabilir.
BTC Petrol Boru Hattı Tehdit Altında
Tol’un analizine, savaşın Türkiye açısından en hassas başlıklarından biri enerji güvenliği. Azerbaycan’dan başlayarak Gürcistan üzerinden Türkiye’nin Ceyhan Limanı’na uzanan Bakü‑Tiflis‑Ceyhan Petrol Boru Hattı, Avrupa pazarına petrol taşırken İsrail’in petrol ithalatının yaklaşık üçte birini karşılıyor.
İran, BTC hattını hedef alabileceği sinyalini verdi. Azerbaycan ise İran bağlantılı sabotaj girişimlerini engellediğini açıkladı. Olası bir saldırı, yalnızca güvenlik sorunu değil, küresel enerji fiyatlarını etkileyecek ciddi bir ekonomik kriz anlamına gelebilir.
Yükselen Petrol Fiyatları Ekonomiyi Zorluyor
Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin aksaması durumunda petrol fiyatlarının varil başına 100 doların da üzerine çıkabileceği belirtiliyor. Enerjide dışa bağımlı olan Türkiye için her 10 dolarlık petrol artışı, cari açığı yaklaşık 7 milyar dolar büyütüyor. Bu da enflasyonist baskıyı artırıyor.
Analize göre, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açısından savaşın dört-beş ay sürmesi ihtimali, 2027’de gündeme gelebilecek erken seçimler öncesinde ekonomiyi toparlama planlarını sekteye uğratabilecek bir “kâbus senaryosu” olarak değerlendiriliyor.
Kürt Gruplar Üzerinden Yeni Riskler
Ankara’nın bir diğer kaygısı, ABD veya İsrail’in İran’daki Kürt grupları silahlandırma ihtimali. Türkiye’nin terör örgütü olarak tanımladığı PKK’nin İran kolu PJAK’ın savaş öncesi diğer İranlı Kürt gruplarla çatı yapı oluşturması dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump, savaşın başında İranlı Kürtlerin ayaklanmasını desteklediğini söylemiş, daha sonra bu ifadelerini geri çekmişti. Ancak Ankara, Kürt kartının İsrail’in daha geniş stratejisinin parçası olabileceğinden endişe ediyor.
Bu gelişmeler, Türkiye’nin PKK lideri Abdullah Öcalan ile yürüttüğü silah bırakma ve örgütün feshi sürecini de sekteye uğratabilir.
Doğu Akdeniz’de Askeri Hareketlilik
Analize göre ayrıca, savaşın bir diğer yansıması Doğu Akdeniz’de hissediliyor. İran ya da vekil unsurlarına atfedilen bir İHA saldırısının ardından Yunanistan, Kıbrıs’a iki fırkateyn ve dört F-16 gönderdi. Ayrıca Atina yönetimi, Türkiye kıyılarına yakın konumdaki Kerpe Adası’na Patriot hava savunma sistemleri konuşlandırdı.
Türkiye, On İki Ada’nın silahsızlandırılmış statüsünün ihlal edildiğini savunurken, bölgedeki askeri yığınağın güç dengesini kendi aleyhine değiştirebileceğinden kaygı duyuyor. Ankara da buna karşılık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği için savaş uçaklarını bölgeye sevk etti.
Ankara Ateşkes İçin Çabalıyor
Tol’un analizine son olarak, savaş henüz erken aşamada olsa da Türkiye açısından güvenlik ve ekonomi başta olmak üzere çok boyutlu riskler doğurmuş durumda. ABD ve İsrail çatışmanın haftalar sürebileceğini belirtirken, Türk yetkililer İran rejiminin aylarca direnebileceğini düşünüyor.
Ankara bu nedenle gerilimi düşürme ve savaşı sona erdirme çabalarının ön saflarında yer alıyor. Ancak Türk yetkililere göre Türkiye’nin çatışmanın seyrini etkileme kapasitesi sınırlı. Bir yetkilinin ifadesiyle, “İş ciddiye bindiğinde Trump kimseyi değil, Netanyahu’yu dinliyor.”
Son güncellenme: 12:50:43



































































































































































































