Rahmi Koç’a Cevap 'Yer yüzünün lanetlileri'
''Bir ulusu küçümseyen, onun varlığını inkâr eden ve ona hakaret etmeyi espri, alay ya da siyaset haline getirenler, aslında kendi ahlaki ve tarihsel iflaslarını ilan etmektedirler.''

Sizler, yüzyıllardır bu coğrafyada kolonyal tahakkümü sürdüren beyaz adamın zihniyetini temsil ediyorsunuz. Dışarıdan gelerek egemenlik kurdunuz, ardından bu toprakların M.Ö. 12 bin yıldan beri sahibi kadim ve otokton halkı olan Kürdleri kendi yurtlarında yabancılaştırmaya çalıştınız. Sömürgeciliğin en temel yöntemi olan insanlıktan çıkarma siyasetiyle Kürdleri sürekli aşağıladınız; onlara “eşkıya”, “vahşi”, “kuyruklu Kürd”, “insan azmanı” dediniz. Bir ulusun tarihini, dilini, kültürünü ve onurunu hedef alarak onu değersizleştirmeye çalıştınız.
Kolonyalizm yalnızca toprakları işgal etmez; hafızayı, kimliği ve insanlık onurunu da işgal etmeye çalışır. Sizler de tam olarak bunu yaptınız. Mezopotamya uygarlığının kurucu ve yaratıcı uluslarından biri olan Kürdleri aşağılayarak kendi üstünlüğünüzü inşa etmeye, onları değersiz göstererek kendi egemenliğinizi meşrulaştırmaya çalıştınız. Çünkü her sömürgeci düzen, kendi varlığını sürdürebilmek için sömürgeleştirdiği ulusu aşağı, eksik ve değersiz bir varlık olarak göstermeye çalışır.
Bugün de aynı kolonyal kibirle Kürdlerin onuruna, şerefine ve namusuna saldırmayı kendinizde hak görüyorsunuz. Oysa sorgulanması gerekenler Kürdler değil, bu aşağılayıcı ve tahakkümcü zihniyetin sahipleridir. Çünkü bir ulusu küçümseyen, onun varlığını inkâr eden ve ona hakaret etmeyi espri, alay ya da siyaset haline getirenler, aslında kendi ahlaki ve tarihsel iflaslarını ilan etmektedirler.
Frantz Fanon’un sözünü ettiği “yeryüzünün lanetlileri” sömürgeleştirilen uluslardır; fakat onları bu lanetlenmiş konuma mahkûm edenler sömürgecilerin kendileridir. Kürdler, bütün inkâr ve baskılara rağmen varlıklarını, dillerini ve kimliklerini koruyarak ayakta kalmışlardır. Tarihin hükmü ise açıktır: Sömürgeleştirilenler değil, sömürgeciler mahkûm edilir; aşağılananlar değil, aşağılayanlar tarihin vicdanında yargılanır.
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 16:28:04





























































































































































































