Yeni çözüm süreci "duraklama dönemine" mi girdi?

Süreç komisyonunun raporunun yayımlanması sonrasında şu ana dek somut bir adım atılmadı. İktidar, PKK'nin silah bırakma sözünü hâlâ tam olarak yerine getirmediğini söylüyor. DEM Parti ise "eş zamanlılık" vurgusu yapıyor.

22 Nisan 2026 - 13:51
22 Nisan 2026 - 13:51
 0
Yeni çözüm süreci "duraklama dönemine" mi girdi?

İktidar’ın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinde beklenen yasal adımlar gecikirken, taraflara göre süreç "duraklama dönemine" girdi.

Ekim 2024'te başlayan süreçte PKK lideri Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla örgüt kendini feshettiğini ve silah bıraktığını açıklarken, bu çerçevede yaz aylarında sembolik bir silah yakma töreni düzenlemişti.

Süreçteki en son gelişme ise TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun Şubat ayında yayımladığı rapor olmuştu. Raporun yayımlanmasıyla birlikte yasal düzenlemelerin bahar aylarında olabileceğine ilişkin bazı açıklamalar yapılmıştı.

Ancak DW Türkçe'nin konuştuğu AK Parti ve DEM Partili yetkililere göre gelinen noktada süreçte bir duraklama söz konusu ve bu durumun ne zaman ve nasıl aşılacağına ilişkin şu an için net bir işaret görünmüyor.

İktidar süreç konusunda ne düşünüyor?

TBMM Komisyonu raporunun 18 Şubat'ta yayımlanmasının ardından yasal adımların Ramazan Bayramı sonrası atılmaya başlanabileceğine yönelik açıklamalar aradan geçen zamana rağmen çok somutlaşmış görünmüyor.

"Çerçeve yasa" ya da "kod kanun" olarak bilinen yasal düzenlemelerin silah bırakan PKK'lıların durumunu içermesi öngörülüyordu.

TBMM Komisyon raporunda bu tür yasal adımlar için "PKK'nın tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini feshettiğinin devletin güvenlik birimlerince objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir kriterlerle tespit edilmesi" gerektiği belirtilmiş ve bu tespit "sürecin kritik eşiği" olarak tanımlanmıştı.

Ancak bazı AK Partili yetkililere göre "süreç duraklamadı, belki gerektiğinden hızlı ilerlendi".

Yasal düzenlemelerin "silah bırakmanın varlığını güçlendirecek" şekilde tasarlandığını ancak şu andaki meselenin silah bırakmadaki sorunlar olduğunu belirten AK Partilli bir yetkili, PKK'nın vaat ettiği şekilde mağaraları teslim etmediğini, kampları boşaltmadığını ve sembolik olanlar dışında silah bırakmadığını kaydediyor.

"Hukuk hayalete rol biçmez, hukuk maddi gerçektir" diyen aynı yetkili, şu anda ortada olan maddi gerçeğin PKK'nin silah bırakmaması ve örgütün gerçek anlamda dağılmaması olduğunu söylüyor.

AK Parti'ye göre silah bırakma ile yasal adımlar eş zamanlı gerçekleşemez ve örgütün öncelikle gerçek anlamda Öcalan'ın çağrısına uygun şekilde "hem fiziksel hem de zihinsel olarak" silah bırakması gerekiyor.

Siyaset kurumunun TBMM'de komisyon kurarak hızlı ilerlediğini savunan AK Partili yetkili, buna karşılık PKK'nin söz verdiği silah bırakma adımlarını atmadığını da belirtiyor.

TBMM raporunun 22'nci sayfasında "Silahlı terör örgütünün varlığının sona erdirilmesinin güvenilir biçimde tespiti ile birlikte eş zamanlı olarak kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve adalet duygusunun tahkimi gibi başlıca konular öncelikle ele alınacaktır" ifadelerine yer verilmişti.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise son yaptığı bir açıklamada, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda asıl odak noktasının "örgütün tamamen tasfiyesi olduğunu" belirterek, silah bırakma sürecinin henüz tamamlanmadığını kaydetmişti. Çelik, "Sembolik olarak bir silah yakma oldu, onun sonrasında sistematik olarak devam etmesi gerekiyor. Terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili safahatın tam görülmesi gerekiyor" demişti.

DEM Parti ne diyor?

Peki sürecin diğer tarafı olan DEM Parti bu "durağanlık" ile ilgili ne düşünüyor?

DEM Parti X hesabından yaptığı son paylaşımda "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı" yapılmasının üzerinden bir yılı aşkın süre geçtiğini hatırlatarak, bu süreye rağmen "halklara güven veren yasal düzenlemelerin yapılmadığını ve somut adım atılmadığını" kaydetti.

Parti, sürecin ilerlemesi ve demokratik bir toplumun inşası için hukuki zeminde yasal adımlar atılması çağrısında da bulundu.

DW Türkçe'nin DEM Partili yetkililerden edindiği bilgilere göre ilerleme kaydedilmediği için sürecin şu anda duraklama döneminde olduğu söylenebilir. "Biz hâlâ 18 Şubat'ta komisyon raporunun yayımlandığı gün ile aynı noktadayız, o günde çakılı kaldık" diyen partili bir yetkili, iktidar kanadının süreci şu anda tamamen silah bırakmanın tespitine bağlamış olduğunu belirtiyor.

Bu arada DEM Parti raporda yer verilen "eş zamanlılık" ilkesinin temel haklar için geçerli olamayacağını vurgulayarak, kayyum uygulamalarına son verilmesi, AİHM kararlarına uyulması, siyasi tutukluların serbest bırakılması gibi konuların silah bırakma şartına bağlanamayacağını da söylüyor.

İktidarın bu tür temel hak ve özgürlükleri elinde koz olarak tutan bir anlayış içinde olduğunu söyleyen DEM Partili bir yetkili, "Normalde anayasaya ve iç hukuka uymayı bile PKK'nin silah bırakmasına bağlayan bir tutumu doğru bulmadıklarını" belirtiyor.

Bahçeli'nin etki alanı aşınıyor mu?

DEM Parti'ye göre süreçte ilerleme olmaması MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin önemli çıkışları ve taleplerinin karşılık bulmamasına yol açtı ve bu nedenle Bahçeli'nin açıklamaları da zaman içinde bir anlamda eski değerini yitirmeye başladı.

Bahçeli 7 Nisan'daki grup konuşmasında sürece dair, "Bu tabloyu yakından takip ediyor, yapılan çalışmaları yakından izliyor ve gereken her hassasiyetin gösterilmesini elzem görüyoruz. Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir. Oyalanmaya ve oyalamaya gerek yoktur" demişti.

MHP lideri 4 Şubat'taki açıklamasında ise "MHP doğru bildiği yoldan ayrılmayacaktır. Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" sözleriyle somut taleplerini dile getirmişti.

Ancak DEM Parti'ye göre Bahçeli'nin bu açıklamalarında sarf ettiği taleplerin hiçbiri karşılık bulmadı. Öcalan'ın statüsü ya da umut hakkının da yine Bahçeli tarafından dile getirildiğini anımsatan DEM Partili yetkili, bu nedenle Bahçeli'nin etki alanının aşındığını belirtiyor.

 

 

Bu haber toplam 951 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 14:51:52