ABD, Hizbullah'a Karşı Şam ve Kürtleri mi Kullanacak?
ABD Başkanı Donald Trump'ın Hizbullah'a karşı Suriye yönetimini işaret eden açıklamaları bölgede yeni bir gerilim tartışması başlattı. Şam yönetimi savaş hazırlığı iddialarını reddederken, DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi de güçlerinin olası bir çatışmaya katılmayacağını açıkladı.

Ortadoğu'da yeni bir gerilim ihtimali, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hizbullah'a ilişkin açıklamalarının ardından gündeme geldi. Trump, İsrail'in Hizbullah'ı etkisiz hale getirmekte başarılı olamadığını öne sürerek, "Bu görevi Suriye hükümetine veriyoruz." ifadelerini kullandı.
Ancak Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, bu açıklamaların yanlış yorumlandığını belirterek, ülkesine Hizbullah'a karşı savaş açılması yönünde herhangi bir talep iletilmediğini söyledi. Şara, "Lübnan halkına kardeşlik mesajımız var. Trump'ın sözleri yanlış yorumlandı." dedi.
Buna rağmen uluslararası medya kuruluşları, Trump'ın açıklamalarını Suriye ile Hizbullah arasında yakın dönemde bir çatışmanın başlayabileceğine işaret eden bir gelişme olarak değerlendirdi. Bazı yorumlarda, ABD ile yakın ilişkileri bulunan Şam yönetiminin Washington'un taleplerini yerine getirebileceği öne sürüldü.
Öte yandan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Şam yönetiminin başkent Şam, Tartus ve Kalamun Dağları başta olmak üzere çeşitli bölgelerde geniş çaplı askeri yığınak yaptığını duyurdu. Açıklamada, Halep sınırına ağır silahların sevk edildiği ve birliklerin savaş hazırlığı yaptığı iddia edildi.
Suriye yönetimi ise söz konusu askeri hareketliliğin rutin bir tatbikat olduğunu savunurken, bazı siyasi gözlemciler bunun olası bir askeri operasyon için hazırlık niteliği taşıdığını öne sürüyor.
Trump, 7 Haziran'da NBC'ye verdiği röportajda Hizbullah'ın etkisiz hale getirilmesi gerektiğini söylemiş, bu görevin Suriye yönetimi tarafından üstlenebileceğini ifade etmişti. 16 Haziran'daki G7 Zirvesi sırasında da Suriye'nin Hizbullah'la mücadele edebilecek kapasiteye sahip olduğunu dile getirmişti. 21 Haziran'da Fox News'e konuşan Trump ise İsrail'in Hizbullah'a karşı beklentileri karşılayamadığını belirterek, bu görevin Suriye'ye verilmesi gerektiğini yinelemişti.
Reuters da ABD'nin Suriye ordusunu silahlandırmayı ve Şam güçlerinin Hizbullah'ın etkin olduğu Lübnan'ın doğusuna doğru ilerlemesini öngören bir plan üzerinde çalıştığını iddia etti.
Ahmed Şara ise 21 Haziran'da Birleşik Arap Emirlikleri'nde yaptığı konuşmada, Hizbullah'a saldırı planlarının bulunmadığını yineleyerek, "Böyle bir niyetimiz olsaydı bunu gizlemezdik." ifadelerini kullandı.
Lübnan medyası, Şara'nın açıklamalarını olumlu değerlendirirken, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım ise Suriye'nin Hizbullah'a karşı olası bir operasyona katılmasının "ABD ve İsrail'in düşmanca planlarının bir parçası" olacağını savundu.
DSG Çatışmaya Katılacak mı?
Tartışmaların odağındaki bir diğer konu ise Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) olası bir çatışmada yer alıp almayacağı oldu.
DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi, güçlerinin hiçbir şekilde böyle bir savaşın tarafı olmayacağını belirterek, "Kürtler hiçbir taraf adına savaşmayacak. Hiçbir gücün taşeronu değiliz." mesajını verdi.
Siyasi yorumcu İsmail Siverekli ise ABD tarafından uzun yıllardır eğitilen DSG güçlerinin şehir savaşları konusunda önemli bir deneyime sahip olduğunu ifade etti. Ancak Mazlum Abdi'nin çatışmaya katılmayacaklarını açıklamasının son derece önemli olduğunu vurgulayan Siverekli, buna rağmen Suriye ve Lübnan'da oluşacak yeni siyasi dengelerin Kürtler dikkate alınmadan şekillenemeyeceğini savundu.
Bölgedeki gelişmeler, Suriye-Hizbullah hattındaki gerilimin önümüzdeki dönemde nasıl bir seyir izleyeceğine ilişkin belirsizliğini koruyor.
Son güncellenme: 22:27:08

































































































































































































