Türkiye'de Ülke Yönetilemediğinde Tükenen Siyasetin Yerini Her Zaman Algı Devreye Sokulur

Türkiye algı ile yönetilen bir ülke oldu. Gelişen şartlara göre siyaset üretilmiyor, üretilemiyor. Yüzyıllık tarih oluşturulan algı operasyonlarında etnit ve inançta tekçi anlayış üzerine kurulu sistemin kırmızı çizgilerini hem iktidar hem ana muhalefet kendilerine biçilen rollerini oynuyorlar. Değişen dünyanın dayattığı farklı olana da eşitlik ve demokrasi gibi evrensel anlayışlar yerine el birliği ile egemen ulusun tekçi anlayışı ve inanç (Sünni İslam) oluşturulan algılar üzerinden dayatılıyor...
Ülkeyi yöneten siyasiler, gerektiğinde ana muhalefet ve TBMM'deki diğer partilerin de desteğini alarak yapmak isteyipte yapamadıklarını oluşturdukları algılar ile uyguluyorlar. Böylece yaşanan, yaşatılan olayların olduğu gibi değil istendiği gibi görülmesi ve yorumlanması isteniyor...
Ülkenin kuruluşundan bu yana algı oluşturulan konular laiklik, demokrasi ve etnik ve inançta farklı olanlar üzerinden kullanıldı...
Yüzyıllık cumhuriyet tarihinde oluşturulan algılara örnek olarak İstanbul’da 6-7 Eylül 1955'te Rumlara karşı tecavüz, yağma ve cinayetlerle sonuçlanan olayları verebiliriz. Atatürk'ün Selanik'teki doğduğu ev bombalandı diye yaratılan algı ile Özel Harp Dairesi tarafından organize edildiğini, "Muhteşem bir 3.Sayfa örgütlenmeydi" diyerek övünen Orgeneral Yirmibeşoğlu'ndan yıllar sonra yaptığı itiraflardan öğreniyoruz...
Bir zamanlar laik devleti ve demokrasiyi savunduğunu iddia edenlerin "Kuvayı Milliye" ruhu ile Anıtkabir'e darbe çağrısı yaparak cübbeleri ile yaptıkları yürüyüşler, üniversitelerde türbanlı öğrenciler için kurulan ikna odalarını, Müslüm Gündüz ve Fadime'sini ve Ali Kalkancı'yı kullanarak 28 Şubat 1996'da yapılan post modern darbe ile seçim ile başbakan olan Erbakan'ın başbakanlıktan uzaklaştırmak için yapılan algı operasyonları olduğunu unutmadık...
Gerçekten demokrasi ve laik devlet isteniyorsa yargı, yasama ve yürütme arasındaki kuvvetler ayrılığı dengesinin korunması gerekiyor. Yasama, yürütme ve yarı sacın üç ayağı gibidir. Biri diğerinin kontrolüne geçerse sac devrilir. Sacın devrildiği yerde de demokrasiden söz edilemez. Çağdaş demokraside farklı olanı, farklı düşüneni kendine benzetmek yerine farklılıklara saygı duyarak kabul edilmesi gerekiyor...
Türkiye'de çağdaş demokrasi savunuluyor olsaydı Anıtkabir'e darbe çağrısı yaparak Kuvayi Milliye ruhu ile yürüyen üniversite hocalarına, türbanlı öğrenciler için üniversitelerde kurulan ikna odalarına toplumun tamamının karşı çıkması gerektiği gibi kaçma ihtimali olmayan Deniz Göktaş'ı "Günah Keçisi" yapılarak tutuklanmasına da toplumun tamamının karşı çıkılması gerekirdi...
Ancak ülkenin dış siyasetinde olduğu gibi iç siyasete de yukarılarda oluşturulan algılarla düşman yaratarak toplumu yönetmek gelenek haline geldi. Türkiye'nin ciddi sorunlarına çözüm üretmek yerine iktidar ve muhalefet farklı seslerin çıkmasına engel olup el birliği ile aralarında toplumu böldüler...
İktidar partisinin bakanı Egemen Bağış'ın Bakara suresi için "Bakara makara" diyerek dini duyguları alaya aldığında gıkı çıkmayanlar stand up sanatçısı Deniz Göktaş'ın "Dini duygulara saygısızlık yapıldı" denilerek yaptığı gösteriye duyulan tepkiyi anlamak ancak yaratılmak istenen algı ile mümkün olabilir...
İnanan, başkasının inancı ile uğraşmayan insanlara her zaman saygı duydum. Ancak kendi çıkarı için inancı siyasi malzeme yapıp kullanan ve korumayı kendine vazife edinenlerin yarattığı algılar artık geri tepiyor. Söylendiği gibi Z kuşağında deist, hatta ateistlerin çoğalmasının nedeni de yaratılan algılardır...
Göktaş'ın yaptığı gösterinin videosunu izledim. Çok beğendiğimi söyleyemem. Belden aşağı espriler ile şöhret olan diğer stand upçılardan farklı olarak insanları düşündürmeyi amaçlıyor. Ancak espri konusunda bir zamanların Gırgır ve Leman dergilerinin çok gerisinde kaldığı da gerçek.
Değinmeden geçemeyeceğim bir diğer konu antiemperyalist söylemler ile toplumda yaratılan algılarla Hamaney için gözyaşı dökenler Trump NATO toplantısı için Ankara'ya geldiğinde yarattıkları güçlü Türkiye algısı ile neredeyse zil takıp oynamaları...
Ulusal mücadeleyi yarattığı algılarla amacından saptırma konusunda Öcalan, Kandil'in kurmayları ve DEM Parti'ye atanan kayyumlar da hayli uzmanlaştılar...
Günümüzde en çok algı yaratılan Bahçeli'nin başlattığı süreçtir. Bahçeli'nin desteği ile Öcalan kendisinin Kürd sorununda muhatap alınıp yetkiliymiş gibi göstererek süreç ile ilgili diyalog varmış gibi algılar yaratarak açıklamalar yapıyor. İktidarın gündemine dahi almadığı konulardan dem vuruyor...
Oysa Cumhur Başkanı danışmanlarından Mehmet Uçum PKK'nin silah bırakması ve kendini feshetmesini "çözüm süreci" olarak değil "geçiş süreci" olduğunu yoruma meydan bırakmayacak şekilde söylüyor.
Devam eden sürecin "DEMOKRASİ" pazarlığı olmadığını, "Terörsüz Türkiye'ye geçiş süreci" olduğunu yoruma meydan bırakmayacak şekilde özetleyerek noktayı koydu...
Buna rağmen Öcalan, Kandil ve DEM Parti'deki yönetici kadro süreci "Türkiye'nin demokratikleşmesi" olarak değerlendirerek parti tabanını algılarla kontrol etmek isteniyor ....
Kirli Savaş bitti diye sevinirken Öcalan ile İmralı Adası'ndaki toplum mühendisleri birlikte yarattıkları algılar ile ulusal mücadeleyi aşama aşama uzaklaştırıp savaşla birlikte Kürd halkına ödetilen bedeller üzerinden yaratılan algılar ile Türkiye'ye entegre etme çalışmalarını hızlandırıldı. Böylece ulusal mücadelenin yerini Türkiye'nin demokratikleşme mücadelesinin alması isteniyor.
Türkiye'deki demokrasi mücadelesinin desteklenmesi için Kürdlerin asgari ulusal ilkelere katkısı oranında (anadil gibi) desteklenir. Süreç ile ilgili ne MHP'nin ne de AKP'nin Kürdlerin de ulus olarak yer aldığı demokrasi diye bir sorunu yok...
PKK ve yasal uzantıları defalarca Öcalan'ın zehirlendiğini, görüş yasağı konulduğu gibi konuları ile algı oluşturdular, hala oluşturuyorlar. Bu doğru değildir. Öcalan İmralı'da Ergenekon ve İmralı’da Ergenekon iç hesaplaşmalar dahil Ortadoğu ve dünyada da ne olup bittiğini çok iyi takip ediyor ve biliyor...
PKK'yi PKK yapan 5 nolu cezaevinde canlarını ortaya koyarak direnenler için "Bir tas çorba için direndiler" diyerek aşağılaması Öcalan'ın direnişlerin ulusal yanının üstünü örtmek için yaratmak istediği algıdır.
Öcalan'ın kendine rakip seçtiği Mesud Barzani ve ailesini hedefe koyarak yaptığı eleştiriler üzerinden yaratığı algılar da Güney Kürdistan'da bedeli fazlasıyla ödenen ulusal kazanımların görülmesine engel olmaktır...
Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da PKK ve yasal uzantıları defalarca Öcalan'ın zehirlendiğini, görüş yasağı konulduğu gibi konuları ile algı oluşturarak yurtsever insanları sokağa döktüler. Bu günlerde de "Öcalan'a tecrit uygulanıyor" konusu yeniden gündeme getiriliyor. Konuşması istenildiğinde konuşan Öcalan İmralı'da hiç tecrit altında olmadı. Ergenekon ve Avrasyacılar arasındaki iç hesaplaşmalar dahil Ortadoğu ve dünyada ne olup bittiğini yaptığı yorumlardan anlıyoruz...
PKK'nin yaptığı yanlışlarla dolu her eylemi algılarla başarılı göstermeye çalışarak açıklayan Duran Kalkan HDP'nin en çok oy aldığı ilçelerde (Silopi %89, Cizre %91, Nusaybin %90) Kirli Hendek Savaşı'nın ve yarattığı vahim sonuçları için "Devletin bu kadar sert davranacağını hesaplayamadık" diyerek neden oldukları sonucu başından belli olan çatışmaların üstünü örtmek için mazlumları oynayarak algı oluşturmak istemişti...
Yine söz konusu savaş ve direniş olduğunda mangalda kül bırakmayan Duran Kalkan Medya Haber kanalındaki konuşmasında TSK'nin hiçbir direniş ile karşılaşmadan Afrin'e girdiğinde "Afrin için büyük bir mücadele başlatıyoruz. Afrin'e karşılık Şemdinli'yi özgürleştireceğiz" diyerek yarattığı algı ile insanların aklı ile alay etmişti...
Süreç ile birlikte ortaya çıkan gerçek yaratılan algılara ve bütün çabalara rağmen Öcalan'ı Kürdlere lider PKK'yi de Kürd ulusal hareketi yapamadılar...
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 13:44:19





























































































































































































