Çözüm Entegrasyon Değil Hayatın Her Alanında Eşitlik

25 Ağustos 2026 - 12:05
25 Ağustos 2026 - 12:05
 0
Çözüm Entegrasyon Değil Hayatın Her Alanında Eşitlik

Kürd emekçilere saldıranlar bildiğimiz sıradan köylüler. Sıradan köylüleri ırkçı ve nefret söylemleri ile zehirlenerek saldırgan hale getiren yüz yıldır uygulanan, çarpıtılan tarih ile, diziler ve söylemlerle hayatın her alanında hala devam eden inkar ve ötekileştirme politikasının günlük yaşama yansıyan sadece bir yüzüdür.

Statüsü olmayan bir ulusun maddi ve manevi değerleri ile, emekçisinin emeğine kadar aşağılanır ve yağmalanır. "Barış ve demokrasi", "halkların ve ümmetin kardeşliği" sözcüklerinin arkasına gizlenen, yerli işbirlikçiler ile uygulanan ve adına "entegrasyon" denilen politika ile egemen ulus içinde asimile edilip yok edilir...

Ancak 60-70 milyonluk nüfusa sahip olan Kürdler yüzyıldır uygulanan bütün politikalara ve toplum mühendislerinin bütün projelerine, yaratılan işbirlikçilere rağmen asimile edilemedi, edilemiyor. Kürdler asimile edilmeyi kabul etmiyor. Bütün dünya bunun farkında...

Kürdler ödetilen bedellere rağmen entegre edilerek asimile edilmeyi kabul etmiyor. Bu zatan mümkün değil. Çünkü egemen uluslara göre tarihi, kadim ülkesinin maddi ve manevi değerleri ve zengin kültürü ve anadili ile bu mümkün değil...

Kürd halkı yaşatılan ve ağır bedeller ödetilmesine rağmen, şehirlisi ve köylüsü ile Türk halkına yönelik sadece nefret söylemlerinde değil tek bir eylemde dahi bu güne kadar bulunmadı. Anlaşılacağı gibi Öcalan'ın ve Kandil'in de kabul ettiği sivil halka yönelik yaptırdığı terör eylemleri dışında Kürd halkının Türk halkı ile bir sorunu bugüne kadar olmadı...

Savaş öldürür, yoksulluktur ve sefalete yol açar. Savaşa katılan katılmayan Kürdler bunu çok iyi biliyor. Çünkü yüzyıldır savaşın ne olduğunu yaşayarak öğrendiler. Kirli savaştan nasibini almayan, bedelini ödemeyen Kürd kalmamış desen abartmış olmam. Bu nedenle "Biz bedel ödedik" diyerek kirli amaçlarını Kürd halkına kabul ettirmenin de miadı doldu. Bir arkadaşın dediği gibi "Bedel ödedik diyorlar. Biz sanki deftere yazdırdık"...

Dedikleri gibi bozuk saat gibi günde iki defa olmasa da Öcalan'da "DEM Parti'nin başı Türk, gövdesi Kürddür" diyerek ayda yılda bir doğruları söylüyor. Bir zamanlar Türk solunun güçlü olduğu dönemlerde, benim de içinde yer aldığım Kürdistan'ın sömürge olduğunu ve Kürd solcularının merkeze pamuk ipliği ile bağlı, dilediklerinde ayrılabileceği seksiyon örgütlenmesini savunanlar bugün Öcalan ile birlikte eş başkanlar atayarak DEM Parti tabanını yönettiklerini, yönlendirdiklerini sanıyorlar. Bu sürdürülebilir bir politika değildir...

İmralı heyeti ile 2 Ağustos 2026'da yapılan görüşmede "Bu nedenle strateji değiştiriyorum. Yanlış görüşte ısrar edersen kaybedersin. Şimdi devlet bize terörist gözüyle baksa da yarın en az MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız. 3 ay tartışalım, göreceksin devlet kapısı ardına kadar açılacak. Çünkü en stratejik bir halkı devletin müttefiki haline getiriyoruz" diyen, esen rüzgara göre kalıptan kalıba girdiği halde Kürd ulusal haklarına karşı olan Öcalan niyetini herkesin anlayacağı şekilde açıklıyor. Buna rağmen Öcalan'ı dileyen dilediği yere koyup değerlendirsin.

Şimdi kalkıp yarım asırlık savaşı başlatan ve binlerce canı toprağa gömüp Kürdistan'ı enkaza çevirdikten sonra Öcalan'ın ulusal haklara değinmeden, İmralı'da hazırlanan “Türkiyelileşme" politikasına ve Kürdlere kurucu başkan olarak Devlet Bahçeli tarafından atanmasına karşı çıkanlara "ipliği pazarda on kuruş etmeyen" atanmış sözcüler tarafından "Beğenmiyorsanız dağa çıkın siz savaşın" demek boş laf etmektir. Kürd halkı adına alınacak acı derslerle dolu dün "dünde kaldı" diyerek yarının değerlendirmesini kimse yapılamaz...

Kürdler Türkiye'nin eskiden olduğu gibi artık sadece iç sorunu değil. Türkiye artık Ortadoğu bataklığında kendi yayılmacı politikası için Kürdlerin diğer üç parçada da ulusal kazanımlarına karşı çıkıyor. Bunun artık görülmesi ve kabul edilmesi gerekiyor...

Çözüm; Her parçada Türklere, Araplara ve Farslara "Entegre edilmek" değil, hayatın her alanında Türkler, Araplar ve Farslar ile Kürdlerin "ayrı ya da birlikte" ulus olarak eşit haklara sahip olmasıdır. Kürd'ler açısından bugünün sorunu eşitlik ve ulusal statüdür. Statünün nasıl olacağına, birlikte ya da ayrılmaya (bağımsızlık veya federasyon) sadece Kürd halkının karar vereceği bir sorundur...


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 1 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 12:05:32