Aydın, Entelektüel ve Münevverlik Üzerine Bir Kaç Söz ("Alevi Aydınları" Bildirisi Nedeniyle)

"Entelektüel" ve "aydın" kavramları bu ülkede genelde aynı anlamda kullanılır. "Entelektüel" Fransızca, "aydın" Türkçe bir kavramdır. Münevver ise dinsel -İslami- bir kavramdır. Genelde hepsi aynı amaçla kullanılır. Münevverin bir de "Nurlu" "bilge" anlamında da kullanılır. Aydın veya entelektüel kişilik; "Zekasını ve analitik düşünce yetisini kullanarak bilgi, fikir ve kültür üreten, olayları yüzeysel değil neden-sonuç ilişkisiyle değerlendiren kişiye denir." deniliyor. Bu tanıma göre kimlerin gerçek anlamda "aydın" ve "entelektüel" olduğuyla ilgili bir sorun yaşıyoruz. Yani bir kişinin çok okuması çok şey bilmesi onu asla aydın yapmaz. Aydın olmanın ahlaki ve vicdani kıstasları var. Örneğin, dünyanın başka yerlerinde kendi ideolojik, dinsel veya etnik nedenlere baskı altında olan insanların haklarını savunmak, bu hakları çiğneyen devletleri protesto etmek tek başına sizi aydın yapmaz. Örneğin İsrail'in operasyonlarında Filistinli sivilleri yaralanması veya ölümlerine karşı çıkmak, protesto etmek sizi yine vicdanlı ve aydın yapmaz, bunu mihenk taşı, sizin devletinizin baskı altına aldığı, hakları gasp ettiği, ölümlerine neden olduğu insanların haklarını savunuyorsanız, protesto ediyorsanız, işte o zaman gerçek anlamda aydınsınız ve vicdanlısınız. Bu kriterleri Türkiye'deki kendilerini aydın sayan kişilere uyguladığımızda bu kriterlerle hiçte uyuşmadığını göreceksiniz. Bu kesimde diz boyu riyakarlık ve çifte standart vardır.
Öcalan'ın son İmralı notlarında, yaklaşık 500 yıl önce yaşanmış iki imparatorluk arasında yaşanmış savaşta (Osmanlı ve İran Şahlık rejimi) Dönemin Alevi-Kızılbaşlarının İran safında, Sünni Kürt beylerinin de Osmanlının safında savaşmaları ve Yavuz'un on binlerce Kızılbaşı katletme konusunun tarafları şeklinde temel sorun olarak gündem olması, Kürtlerin ulusal, Alevilerin inançsal demokratik haklarının birbirinin karşıtı gibi bir konuma sokulmaya çalışılması üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir konudur. Aşağıdaki yazıyı bir arkadaşımın sosyal medya paylaşımında bir yorum olarak yazmıştım. Sizlerle de paylaşmak istedim.
"Alevi Aydınlar Bildirisi" ni okudum. Bu bildiri üzerinde bir kaç söz etmek istiyorum. Öcalan'ın Türk devleti kapalı kapılar ardında vardığını söylediği anlaşma, kendisi ve feshettiği örgütünün siyasi hesap skalası çerçevesinde birden 500 sene geriye giderek o dönem Ortadoğu'nun hakimiyet savaşını veren İran Şahlık imparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki güç ve hakimiyet savaşında, Osmanlı imparatorluk topraklarında bulunan Sünni Kürtler ile Türk-Kürt Alevilerinin kendi konumlarına göre bu savaşta bir saf belirlemişlerdi. Savaşın galibi olan Osmanlı sultanı Yavuz Selim'in, düşmanına destek olmuş Kızılbaş ahalisi Alevileri kılıçtan geçirerek katletmesi üzerinden hesap yapmak, vicdan ve akıl karı değildir. Bu savaşta, İran Şahlık imparatorluğu galip gelseydi, bu devlet bu katliamları Sünni Kürtlere yapacaktı. Kürtlerin Sünni ve Alevi kesiminin 21. yy da hala bu argümanlar üzerinden hayatı okumaları, yorumlar yapmaları, onların hala ne kadar tarih bilincinden ve siyasi denklem kurma ve diplomasiden uzak olduklarını gösterir. Kaldı ki, Öcalan'ın Türk devletinin gözüne girmek için yaptığı kural tanımaz manevraları da yeni değildir. Bu durum ilk yakalandığında da buna benzer başka bir tepki vermişti. Bu tartışma ve tarafgirliğin bir bütün olarak Sünni Kürtlerin bir bakış açısı olmadığını herkesin de bilmesi gerekir.
Alevi kesimin (özellikle Kürt Alevilerinin) En büyük handikaplardan birisi de 1400 yıl önce Arabistan'da ortaya çıkan yeni bir dinin (İslam) yayılıp kurumsallaşması sürecinde, iktidar ve rant için birbirlerine giren aşiretler Şia ve Sünni şeklinde ayrışarak 1400 yıldır acımasızca birbirlerine katletmiş, birbirlerinin camilerini bombalamışlardı. Bunu yapmaya da devam ediyorlar. 1400 yıl önce Arap aşiretleri arasında bu yeni dinin yayılmacı ideolojisinin sayesinde savaş ve talan ganimeti ve iktidarın paylaşımı kavgasına girmişlerdi. Ali'nin bir harici Müslüman fedai tarafından öldürülmesi, akabinde ailesine yönelik katliamların en yıkıcısı olan 680 yılında Kerbela olayını 1400. yıl dönümünü unutmayıp bu acıları canlı tutarak Muharrem ayında Ali'nin ailesine yapılanlara ağlayıp sızlayanlar, 500 sene önce savaşta galip gelen Sünni bir imparatorluğun kendi tebaası olan insanları insafsızca Kızılbaş diye katliamlardan geçirilmesini unutmayıp (Unutmamaları da gerekir) fakat her ne hikmetse çok yakın bir tarihte burunlarının dibinde aynı inancı paylaşan, hayata aynı gözlerle bakan, hatta 3-4 kuşak akrabaları olan binlerce çocuk, kadını mağaralara doldurup zehirli gazlarla yok etmiş katliamcı devlete ve onun diktatör lideri içinde acaba bir bildiri yayınlamayı düşünüyorlar mı?
Düşünüyorlarsa bu bildiriyi acaba kaç Alevi aydını imzalar? Bir yanlışın üzerine giderken, yanlışlar arasında ayırım yapmak, birine öncelikli davranmak “Aydın” kimliğine uyan bir durum mudur? İdeolojik saiklerle veya korkuyla yakın tarihte yaşanmış bir vahşeti unutmak veya bilerek unutturmaya çalışmak bir aydın kişiliği ve duruşu olabilir mi? Özellikle Kürt Alevilerin Türk ırkçı Alevilerinin ve her türlü Kemalist sol makyajlı marjinal grupların bu toprakların mağdurları olan Kürtlerin Alevi-Sünni ve Ezidi gibi ayırımlara tabii tutulması, aralarına nifak tohumları yerleşmelerine izin vermemeleri gerekir. Savaşta kılıç kuşanmış ve safını belirlemiş o dönemin tabiriyle Kızılbaş savaşçıları için değil, masum sivil halkın Yavuz tarafından katliama uğratılmasını tüm samimiyetimle lanetliyorum. Aynı zamanda Kürtlerin ulusal özgürlük adına kimliğine sahip çıkmasını katliamlarla karşılık vererek, Şeyh Said, Ağrı, Dersim ve Koçgiri de sivil katliamlarının emrini veren tekçi ve inkarcı devletin başta diktatörü ve emir vericilerini de aynı şiddetle lanetliyorum. Bu bildiriyi imzalayanlara da çağrımdır. Kendileri de "ama" "fakat" demeden bu katliamları aynı samimiyet ve duygularla lanetliyorlar mı?
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 09:12:24































































































































































































