"Terörörsüz Türkiye" İçin Hazırlanan Çerçeve Yasa PKK İçin Hazırlanan Bildiğimiz Pişmanlık Yasası

Çıkarılan yeni pişmanlık yasası ile ilgili Apocu Hareket'i ve DEM Parti'yi yönetenlerin ortaya attığı gibi "Öcalan ile uzlaşıldı" diye bir durum da yok. Kürd halkının ulusal taleplerini yok sayan "Terörsüz Türkiye" süreci çıkarılacak yasa ile birlikte Türk halkının tepkileri gözetilerek yürütülüyor....
Bütün eksikliklerine rağmen çıkarılan yasayı muhalefet gibi "iktidarın elini güçlendireceği" mantığı ile değerlendirilmemeli. Önemli olan ulusal mücadele verdiklerini iddia eden Öcalan ve Kandil'deki kurmayların yıllarca yürüttüğü Kıirli Savaşın ve bu savaş gerekçesi ile Kürd halkı üzerindeki baskının bitmesidir....
Kürd sorununun çözümünün önüne engel olunması için yıllardır yürütülen savaşın yarattığı kirliliği, maddi-manevi yıkımı gören ve bilen herkes Bahçeli'nin başlattığı süreci desteklemeli....
Kirli Savaşın bitmesini desteklerken dikkat edilmesi gereken Öcalan'ın Kürd sorununda muhatap alınması için Bahçeli'nin kayyum atar gibi Öcalan'ı Kürdlerin başına atamak için gösterdiği çabalarına da karşı çıkmak gerekiyor. Çünkü Öcalan miadı dolan "Ümmetin ve halkların kardeşliği" yerine ortaya attığı "Demokratik Entegrasyon" diyerek devlet adına asimilasyon politikasını yürütmek için görevli bir kişidir.
Çıkarılacak olan yasayı Öcalan, yeni adıyla Apocu Hareketi, DEM Parti'yi ve terör sorununu Kürd sorunundan ayrı olarak değerlendirmek gerekiyor. Bu nedenle Kirli Savaşa karşı çıkarken Öcalan'ın ortaya attığı Demokratik Federalizm, Demokratik Devlet ve sonunda Demokratik Entegrasyon diyerek asimile edilmesine karşı çıkılmalı....
Kürd halkını kandırmak için Öcalan, Apocu Hareket ve DEM Parti'nin kendilerine pay çıkarıp "Türkiye'yi Demokratikleştirme mücadelesi"olarak değerlendirdikleri süreci Cumhurbaşkanı danışmanlarından Mehmet Uçum PKK'nin silah bırakması ve kendisini feshetmesini "çözüm süreci" olarak değil "Terörsüz Türkiye" için geçiş süreci olarak değerlendirip noktayı koyduğu unutulmamalı....
Ortada demokrasi pazarlığının da olmadığını belirten Uçum'un açıklamasından anlaşılması gereken Öcalan ve PKK kurmaylarının yürüttükleri Kirli Savaş kullanılarak terörize edilmek istenen Kürdlerin ulusal taleplerini öteleme çabasından başka bir şey değil....
Apocu Hareketin yeni sözcüsü Nurettin Demirtaş yaptığı açıklamada "Kürdlerin özgürleşmek için 40 devlet arasında bir devlet daha mı kursun, ne değişecek?" diye soruyor. Öcalan gibi Nurettin Demirtaş'ta ulusal haklarından yoksun bırakılan 60-70 milyonluk Kürd ulusunun sadece devlet olmasına değil, federasyon hatta özerk yönetime sahip olmasını istemiyor. Oysa bir halkın ulusal hak ve farklılıklarına sahip çıkabilmesi için devlete, olamuyorsa federasyona veya en azından özerk bir yönetime ihtiyacı vardır.
Dünyaya Öcalan'ın açtığı pencereden baktığı için Nurettin Demirtaş'ta var olan eksikliklerine rağmen Güney Kürdistan'daki kazanımları görmezden geldiği gibi görülmesini dahi istemiyor....
Af yasası ile birlikte dikkat edilmesi gereken önemli diğer bir konu da "Terörsüz Türkiye" sürecinde "Demokratik Entegrasyon" ile görevini tamamladığını sandığımız Öcalan ve yeni adıyla Apocu Hareket yeni görevlerle devreye sokuluyor....
Öcalan'ın talimatı ile PKK kendisini feshedip silahlı mücadeleyi sonlandırdı. Türkiye'deki silahlı güçlerini Güney Kürdistan'a çekti. Gelen haberlere göre Apocu Hareket Türkiye (Kuzey Kürdistan) ile Güney Kürdistan sınırındaki güçlerini Güney Kürdistan ile İran (Doğu Kürdistan) sınırına çekip konuşlandırıyor.
Görünen geçmişte olduğu gibi Öcalan ve ona bağlı olanlar Türkiye'de yaptıkları gibi ulusal mücadeleyi amacından saptırmak ve Kürd kazanımlarına engel olmak için diğer üç parçada da görevlerime edecekler....
Süreç ve yeni yasa ile ilgili görüş belirtirken Öcalan için yeni görevlerini rahatça yapabilsin diye İmralı Adası'nda masa kurulduğunu da unutmamak gerekir...
Süreç ve hazırlanan yasa ile ilgili görüş belirtirken Öcalan'ın bu aşamaya kadar görevini yaptığını ve yani görevlerini yapabilmesi için İmralı'da masa kurulduğunu da unutmamak gerekiyor...
Bir diğer önemli konu çıkarılması istenen Af yasası ile ilgili değerlendirme yaparken sürecin başlatılmasına neden olan ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın ve sonuçta Kürdler açısından hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı ve ulusal kazanımlarına neden olacağı endişesiydi. Yeni af yasası da bu açıdan değerlendirilirse daha sağlıklı sonuçlar elde edilir....
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 11:43:17





























































































































































































