Esad’ın yakın çevresinden el konulan 50 milyar dolarlık servet fona aktarıldı
Suriye yönetimi, Beşar Esad’ın yakın çevresinden müsadere edilen varlıklar ile eski rejim dönemine ait kamu işletmelerini Suriye Varlık Fonu’nda topluyor. Maliye Bakanlığına göre toplam değeri 50 milyar dolara ulaşan fon; gayrimenkul, banka hisseleri ve sanayi tesislerini kapsarken, yabancı yatırımları çekme ve ülke ekonomisini yeniden yapılandırma sürecinde merkezi bir rol üstleniyor.

Financial Times’ın çeşitli kaynaklara dayandırdığı habere göre, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından geçen yıl kurulan Suriye Varlık Fonu, ülkenin farklı sektörlerine yayılan büyük bir ekonomik portföyü yönetiyor. Fonun varlıkları arasında Esad döneminden kalan kamu işletmelerinin mülkleri ile eski rejime yakın kişi ve şirketlerden el konulan mal varlıkları da bulunuyor.
Suriye Maliye Bakanlığı, fonun toplam varlık değerinin 50 milyar dolara ulaştığını bildirirken portföyde üretim fabrikaları, alışveriş merkezleri, gayrimenkuller ve banka hisselerinin yer aldığı belirtiliyor.
Ekonomide etkili bir yapıya dönüştü
Financial Times’a göre fon, sahip olduğu geniş varlık portföyü sayesinde Suriye ekonomisinde etkili bir konuma geldi. Fon yöneticileri, farklı sektörlerdeki yatırımların yönlendirilmesi ve önemli ekonomik alanlara kimlerin yatırım yapacağının belirlenmesinde rol oynuyor.
Suriye İş Konseyi İcra Direktörü Sair Lahham, fonu ekonomik açıdan “en etkili yapı” olarak nitelendirerek, kurumun şu anda Suriye’nin en zengin kuruluşu haline geldiğini söyledi.
Konuya yakın üç kaynağa göre fonun yönetimine, doğrudan Cumhurbaşkanı’na rapor veren Turizm Bakanı başkanlık ediyor. Fonun genel müdürlüğünü ise Lübnan ve Avustralya çifte vatandaşı İbrahim Sakr yürütüyor. Sakr’ın, Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ile bağlantılı olduğu iddiasıyla birkaç yıl önce Avustralya’nın yaptırım listesine alındığı belirtiliyor.
Hayat ailesi de fonun yönetiminde
Fon, mal varlığı, gelirleri, yönetim yapısı ve şeffaflığına ilişkin soruları yanıtlamadı. Bununla birlikte kurum, kuruluş aşamasında olduğunu ve faaliyetlerini kademeli olarak geliştirdiğini, ulusal varlık fonlarına yönelik uluslararası standartlara uyum sağlamaya çalıştığını açıkladı.
Fon yönetimi, temel amaçlarının devlet varlıklarını korumak ve geliştirmek, ülkeye sermaye, teknoloji ve uzmanlık kazandıracak stratejik ortaklıklar kurmak olduğunu belirtiyor.
Fonun gayrimenkul birimi ise Suriyeli-Katarlı milyarder Hayat ailesinden Muhammed Hayat tarafından yönetiliyor. Trump ailesiyle yakın ilişkileri bulunduğu belirtilen Hayat ailesi, Suriye hükümetiyle büyük ölçekli altyapı ve enerji anlaşmaları da imzaladı.
Yabancı şirketlerle milyarlarca dolarlık anlaşmalar
Suriye Varlık Fonu, yabancı yatırımcılarla çeşitli anlaşmalar ve iş birlikleri yürütüyor. Bunlar arasında BAE merkezli gayrimenkul şirketi Arada ile yapılan 7 milyar dolarlık konut projesi öne çıkıyor.
Fonun ayrıca Türk şirketi Tiryaki Agro ve Suudi Arabistan merkezli Riyadh Cables Group ile mutabakatlara vardığı bildiriliyor. Fon, Kuveytli teknoloji şirketi Zain tarafından kurulan ve 747 milyon dolarlık mobil şebeke işletme lisansı alan Suriyeli bir şirketin yüzde 25 hissesini de satın aldı.
Bunların yanı sıra Suriye’de Visa ile iş birliği yapan bir ödeme kuruluşu ve yerli bir otomobil üretim şirketi gibi yeni ticari girişimlerin de fon bünyesinde oluşturulduğu aktarılıyor.
Esad döneminden kalan varlıkların kapsamı belirsiz
Esad’ın yakın çevresinden el konulan varlıkların tamamına ilişkin ayrıntılar ise kamuoyuna açıklanmış değil.
Yasa dışı yollarla elde edilen varlıkları devlete kazandırmakla görevli devlet komisyonu, fonun Esad döneminin önde gelen iş insanlarından Samer Foz’a ait ticaret, hizmet ve bankacılık sektörlerindeki 32 işletmenin yanı sıra Muhammed ve Vesim Kattan’dan el konulan Şam’daki bir alışveriş merkezinin yönetiminde de yer aldığını açıkladı.
Samer Foz ve Vesim Kattan, Esad yönetimine sağladıkları destek nedeniyle daha önce ABD ve Avrupa Birliği’nin yaptırım listelerine alınmıştı.
Fonun 50 milyar dolarlık varlık portföyü, Suriye yönetiminin eski rejim dönemine ait ekonomik kaynakları yeniden düzenleme ve uluslararası yatırımları ülkeye çekme politikasının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Ancak varlıkların kapsamı, gelirlerin kullanımı ve yönetim süreçlerinin şeffaflığına ilişkin sorular henüz yanıtlanmış değil.
Son güncellenme: 11:51:23


































































































































































































