İlnur Çevik: Erbakan, PKK’yi anlamak için bazı isimleri dağa gönderdi
Eski başbakan ve cumhurbaşkanlarına danışmanlık yapan İlnur Çevik, Kürt meselesine dair geçmişte yürütülen temasları anlattı. Çevik, Erbakan döneminde PKK’yi anlamaya dönük girişimler, Öcalan’la dolaylı temaslar ve çözüm arayışlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Uzun yıllar diplomasi ve güvenlik politikaları alanında çeşitli hükümetlere danışmanlık yapan İlnur Çevik, Kürt meselesinin geçmişine ve yürütülen temaslara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Odatv’ye konuşan Çevik, Turgut Özal’dan Recep Tayyip Erdoğan’a kadar farklı dönemlerde yürütülen girişimlerin perde arkasına dair değerlendirmeler paylaştı.
“Özal sonradan meselenin önemini kavradı”
Çevik, 1990’lı yıllarda Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Kürt meselesine yaklaşımının zaman içinde değiştiğini belirterek, Özal’ın başlangıçta sorunun boyutunu tam kavrayamadığını, ancak ilerleyen süreçte çözüm için adımlar atmaya çalıştığını söyledi. Buna karşın, geç kalındığı için girişimlerin sınırlı sonuç verdiğini ifade etti.
“Erbakan, PKK’yi anlamak için temas aradı”
Necmettin Erbakan dönemine ilişkin dikkat çekici bir iddiayı dile getiren Çevik, sorunun çözümü için örgütün ne düşündüğünü anlamaya dönük girişimler yapıldığını öne sürdü. Çevik, bu çerçevede bazı isimlerin PKK’nin bulunduğu alanlara gönderildiğini, amacın örgütün motivasyonlarını ve taleplerini anlamak olduğunu savundu.
Çevik ayrıca, Abdullah Öcalan ile dolaylı temasların gündeme geldiğini, ancak sürecin siyasi ve askeri gelişmeler nedeniyle ilerlemeden kesintiye uğradığını söyledi.
“Çözüm için hukuki çerçeve en büyük engel”
Kürt meselesinde kalıcı çözüm tartışmalarına da değinen Çevik, en büyük açmazın hukuki zemin olduğunu belirtti. Silahlı unsurların geleceği, cezaevindeki isimlerin durumu ve olası bir normalleşme sürecinin hangi yasalar çerçevesinde yürütüleceğinin netleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bölgesel denklem ve Suriye vurgusu
Çevik, Suriye ve Irak’taki gelişmelerin Türkiye’deki süreci doğrudan etkilediğini ifade ederek, özellikle kuzey Suriye’de oluşan yapının Türkiye’nin güvenlik politikalarında belirleyici olduğunu dile getirdi. ABD’nin bölgedeki aktörlerle ilişkisini “mesafeli ve çıkar odaklı” olarak nitelendiren Çevik, Kürt meselesinin bölgesel güç dengelerinden bağımsız ele alınamayacağını söyledi.
“Siyasi irade ve toplumsal rıza gerekli”
Kalıcı barış için hem siyasi irade hem de toplumsal rızanın birlikte oluşması gerektiğini belirten Çevik, geçmişte başlatılan girişimlerin bu iki unsur yeterince sağlanamadığı için sonuçsuz kaldığını savundu. Sürecin ilerleyebilmesi için tarafların geleceğe ilişkin net bir yol haritası ortaya koyması gerektiğini ifade etti.
Son güncellenme: 13:32:24


































































































































































































