İran’da perde arkasındaki güç: Batı’nın gözünden kaçan isim Ahmed Vahidi
Uzmanlara göre İran’daki savaş yalnızca askeri dengeleri değil, iktidar yapısını da değiştiriyor. Dikkatler öne çıkan isimlere yönelse de asıl gücün perde arkasındaki bir figürde toplandığı iddia ediliyor.

İran’da bir aydır süren savaş, yalnızca askeri altyapıyı değil, ülkenin güç dengelerini de derinden sarsmış durumda. Batılı çevrelerde “yeni güçlü adamın” kim olduğu tartışılırken, analizler dikkat çekici bir isme işaret ediyor, Ahmed Vahidi.
Çatışmalar sırasında Ali Hamaney dahil üst düzey birçok ismin etkisiz hale getirilmesi, Tahran’da bir güç boşluğu oluştuğu yönündeki tartışmaları artırdı. Resmi olarak liderliği devraldığı belirtilen Mücteba Hamaney kamuoyunda görünmemesi ise bu boşluğu daha da belirgin hale getirdi.
Gözler Kalibaf’ta, güç başka yerde
Bu süreçte birçok analiz, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ı yeni güç merkezi olarak öne çıkardı. Ancak uzmanlara göre bu değerlendirme yüzeyde kalıyor.
Asıl belirleyici ismin, kamuoyunda daha az görünen ancak sistem içinde derin etkisi bulunan Ahmed Vahidi olduğu ifade ediliyor.
İran Devrim Muhafızları’nın (IRGC) yeni komutanı olarak öne çıkan Vahidi’nin, rejimin askeri, istihbarat ve bürokratik yapıları arasında kilit bir koordinasyon rolü üstlendiği belirtiliyor.
Analizlere göre Vahidi, yıllar önce ülkenin daha da askerileştirilmesine yönelik planlar hazırlamakla görevlendirilmişti. Bu planın, savaş sonrası dönemde hayata geçirilebileceği değerlendiriliyor.
Vahidi’nin kariyeri, İran’ın güvenlik ve dış operasyon yapılarının merkezinde yer alıyor. İran Devrim muhafızları bünyesinde istihbarat faaliyetleriyle başlayan kariyerinde, daha sonra Kudüs Gücü’nün ilk komutanı olarak görev yaptı.
Vahidi’nin adı, 1994 Arjantin saldırısı ve 1996 Suudi Arabistan’daki Khobar Towers saldırısı gibi olaylarla ilişkilendirildi. Bu nedenle 2007 yılında Interpol tarafından aranan kişiler listesine alındı.
Devletin askerileşmesi
Vahidi’nin yalnızca askeri değil, siyasi yapı üzerinde de etkili olduğu belirtiliyor. Eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi döneminde içişleri bakanı olarak görev yapan Vahidi’nin, devlet kurumlarında Devrim Muhafızları kadrolarını güçlendirdiği ifade ediliyor.
Ayrıca İran’da askeri kökenli yeni bir yönetici elit yetiştirmeye yönelik eğitim programlarının da mimarlarından biri olduğu belirtiliyor.
Daha sert bir rejim ihtimali
Uzmanlara göre Vahidi’nin güç kazanması, İran’da daha pragmatik bir yönetimden ziyade daha sert ve daha militarize bir yapının ortaya çıkma ihtimalini artırıyor.
Bu senaryoda, dini liderliğin devam ettiği ancak devlet yönetiminin giderek daha fazla askeri kadroların kontrolüne geçtiği bir model öne çıkıyor.
Analizler, savaşın mevcut aşamada durdurulmasının bu yapıyı daha da güçlendirebileceği uyarısında bulunuyor. Vahidi’nin, Mücteba Hamaney ile birlikte sistemi ayakta tutabilecek en kritik figürlerden biri olduğu değerlendiriliyor.
Son güncellenme: 11:09:34



































































































































































































