İranlı monarşist hareketin sert yüzü: Rıza Pehlevi etrafındaki çatlak büyüyor

ABD merkezli The Atlantic’te yayımlanan kapsamlı analizde, İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi’nin çevresindeki muhalif hareketin son yıllarda daha sert, kutuplaştırıcı ve Trump-Netanyahu eksenine yakın bir çizgiye yöneldiği belirtildi. Analizde, diaspora içindeki baskı iddiaları, sosyal medya kampanyaları ve muhaliflere yönelik tehditlerin İran muhalefetinde ciddi bir kırılma yarattığı vurgulandı.

9 Mayıs 2026 - 10:45
9 Mayıs 2026 - 10:45
 0
İranlı monarşist hareketin sert yüzü: Rıza Pehlevi etrafındaki çatlak büyüyor

ABD merkezli The Atlantic dergisinde yayımlanan kapsamlı analizde, İran’ın devrik şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin oğlu Rıza Pehlevi’nin liderlik ettiği monarşist hareketin son yıllarda giderek daha sert ve tartışmalı bir yapıya dönüştüğü değerlendirildi.

Analizde, Kanada’da yaşayan İranlı muhalif aktivist Mesud Mescudi’nin öldürülmesi sonrası İran diasporasında büyüyen gerilime dikkat çekildi. Kanada polisi, cinayetle bağlantılı olarak Pehlevi yanlısı oldukları belirtilen iki kişiyi birinci derece cinayet suçlamasıyla yargılıyor.

Mescudi’nin ölümünden önce aylar boyunca Rıza Pehlevi hareketini eleştirdiği, bazı destekçilerinin kendisini susturmaya çalıştığını öne sürdüğü aktarıldı. Yazıda, olayın İran rejiminden çok İran muhalefeti içindeki sert kutuplaşmayı gözler önüne serdiği ifade edildi.

“Ya Pehlevi’den yanasın ya rejimden”

The Atlantic analizine göre Pehlevi çevresindeki yeni danışman kadrosu, İran muhalefeti içinde oldukça dışlayıcı bir siyaset yürütüyor.

Pehlevi’nin ekonomi danışmanı Said Ghasseminejad’ın daha önce yaptığı “Ya Prens Rıza Pehlevi’den yanasınız ya da İslam Cumhuriyeti’nden” şeklindeki paylaşımı, hareketin yaklaşımını özetleyen örneklerden biri olarak gösterildi.

Analizde, özellikle son 10 yılda Pehlevi’nin çevresine katılan genç danışmanların Donald Trump’a yakın Amerikan sağının kullandığı “MAGA tarzı” agresif kampanya yöntemlerini benimsediği belirtildi.

Bu danışmanların sosyal medyada yoğun propaganda yürüttüğü, eleştirel sesleri hedef aldığı ve Pehlevi’yi İran’ın tartışılmaz lider alternatifi olarak konumlandırmaya çalıştığı öne sürüldü.

İsrail ve Trump yakınlığı tartışma yarattı

Yazıda, Pehlevi’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Donald Trump’a yakın durmasının İran muhalefeti içinde ciddi tartışmalara yol açtığı ifade edildi.

Özellikle Pehlevi’nin 2023 yılında İsrail’e yaptığı ziyaretin dönüm noktası olduğu vurgulandı. Ziyaret sırasında İsrailli üst düzey yetkililer tarafından devlet başkanı gibi karşılanan Pehlevi’nin, İran’da rejim değişikliği sonrası İsrail’i resmen tanıyacaklarını söylemesi dikkat çekmişti.

Analize göre bu hamle, Pehlevi’nin uluslararası görünürlüğünü artırdı ancak aynı zamanda birçok İranlı muhalif tarafından “İsrail destekli proje” eleştirilerine neden oldu.

Sosyal medya ordusu iddiası

The Atlantic’in aktardığına göre bazı araştırmalar, sosyal medyada Pehlevi lehine yürütülen geniş çaplı kampanyaların organize biçimde desteklendiğini ortaya koydu.

2023 yılında yayımlanan bir raporda, binlerce sahte veya koordineli hesabın Pehlevi’yi öven, diplomasi yanlısı İranlı grupları ise hedef alan paylaşımlar yaptığı öne sürüldü.

Raporda bazı hesapların İsrail bağlantılı ağlarla ilişkilendirildiği iddia edilirken, İsrail’de hükümet destekli özel bir yapının Pehlevi lehine faaliyet yürüttüğü öne sürüldü.

Protestolar ve “çöküş” çağrısı

Analizde ayrıca İran’da geçen yıl yaşanan büyük ekonomik kriz ve protestolara da yer verildi.

Riyalin sert değer kaybı sonrası başlayan gösteriler sırasında bazı protestocuların Rıza Pehlevi lehine sloganlar attığı belirtildi.

Pehlevi’nin o dönemde güvenlik bürokrasisinden on binlerce kişinin rejimden kopmaya hazır olduğunu öne sürerek halkı sokaklara çağırdığı hatırlatıldı.

Ancak rejimin çökmediği, aksine İran Devrim Muhafızları’nın sert müdahalelerde bulunduğu ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi.

Eleştirmenler, Pehlevi’nin doğrulanamayan “kitlesel çözülme” iddialarının halkta yanlış beklenti yarattığını savunuyor.

“Demokrat mı, yeni bir otoriter figür mü?”

Analizde, Rıza Pehlevi hareketi etrafındaki temel tartışmanın “İran için demokratik bir alternatif mi, yoksa yeni bir otoriter liderlik modeli mi sunduğu” sorusu etrafında şekillendiği vurgulandı.

Bazı İranlılar Pehlevi’yi mevcut rejime karşı en güçlü alternatif olarak görürken, muhalifleri hareketin giderek tek adam merkezli, eleştiriye kapalı ve fanatik bir yapıya dönüştüğünü savunuyor.

The Atlantic, İran toplumunda rejime yönelik büyük öfkeye rağmen muhalefetin kendi içinde derin bir liderlik ve yöntem krizi yaşadığı değerlendirmesiyle analizini tamamladı.

 

Bu haber toplam 2322 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 03:07:54