İsrail-Lübnan anlaşması barıştan çok yeni bir çıkmazı mı getiriyor?

Hizbullah silahsızlanmaya yanaşmazken, Beyrut yönetiminin hareket alanı daralıyor

1 Temmuz 2026 - 15:52
1 Temmuz 2026 - 15:52
 0
İsrail-Lübnan anlaşması barıştan çok yeni bir çıkmazı mı getiriyor?

İsrail ile Lübnan arasında ABD'nin arabuluculuğunda 26 Haziran'da imzalanan çerçeve anlaşma, sınırdaki çatışmaları sona erdirmek yerine yeni bir siyasi ve güvenlik krizini tetikleyebilir.

Anlaşma, İsrail'in işgal ettiği Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini öngörürken, buna karşılık Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve ülkenin güneyinde güvenliğin Lübnan ordusu tarafından sağlanmasını şart koşuyor.

Ancak Hizbullah lideri Naim Kasım, anlaşmayı reddederek İsrail tüm Lübnan topraklarından çekilene kadar direnişin süreceğini açıkladı.

Suudi Arabistan merkezli Arab News'e konuşan Hizbullah milletvekili Hasan İzzeddin, Lübnan Anayasası'nın 52. maddesi uyarınca cumhurbaşkanının yalnızca Lübnan'ın diplomatik ilişki kurduğu devletlerle müzakere yürütebileceğini savundu.

İzzeddin, Lübnan ile İsrail arasında diplomatik ilişki bulunmadığını belirterek, yürütülen görüşmelerin anayasal dayanağının olmadığını öne sürdü.

İsrail'in çekilmesi ertelenebilir

Reuters'ın analizine göre, Hizbullah'ın silahsızlanmayı kabul etmemesi halinde İsrail'in işgal ettiği bölgelerden çekilmemesi ihtimali bulunuyor. Bu durumun, anlaşmanın barış getirmesi yerine sürecin çıkmaza girmesine yol açabileceği değerlendiriliyor.

İsrail devlet televizyonu KAN da ismi açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun pilot bölge olarak belirlenen Lübnan'ın güneyindeki Zavtar ve Ferrun'dan çekilmesinin ertelenebileceğini öne sürdü.

Beyrut yönetimi ikilemde

Çerçeve anlaşma, Lübnan hükümetini de zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor. Hükümetin ya da Lübnan ordusunun İran destekli Hizbullah'ı zor kullanarak silahsızlandırmasının gerçekçi olmadığı belirtiliyor. Böyle bir girişimin ise ülkede yeniden iç savaş riskini artırabileceği ifade ediliyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Lübnanlı siyasetçi, "Bu bir anlaşma değil, dayatılmış bir çözümdür." değerlendirmesinde bulundu.

"Tüm yük Lübnan'ın omuzlarında"

Beyrut merkezli analist Michael Young, anlaşmanın sorumluluğu büyük ölçüde Lübnan'a yüklediğini belirterek, "Bu anlaşma tüm yükü Lübnan'ın omuzlarına bırakıyor." dedi. Young, mevcut şartların İsrail'e ülkenin güneyindeki askeri varlığını süresiz biçimde sürdürme imkânı tanıyabileceğini savundu.

"Tampon bölge kalıcı hale gelebilir"

Fawaz Gerges ise anlaşmanın yapısal açıdan ciddi eksiklikler taşıdığı görüşünde.

Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulu bünyesinde görev yapan Gerges, İsrail'in halihazırda Lübnan'ın güneyinde yaklaşık 8 ila 10 kilometre derinliğinde fiili bir tampon bölge oluşturduğunu hatırlattı.

Gerges'e göre söz konusu anlaşma, bu tampon bölgenin kalıcı hale gelmesine ve İsrail'in işgalinin diplomatik meşruiyet kazanmasına zemin hazırlayabilir.

 

Bu haber toplam 51 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 16:55:05