Reuters derledi: Şam-DSG sürecinde İsrail’den itiraz yok, Türkiye’den ABD mesajı
Reuters, Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) yönelik Şam operasyonuna giden süreci derlediği bir haber yaptı. Habere göre DSG'nin elinde bulunan bölgelere yönelik operasyon fikri Şam, Paris ve Irak’ta yapılan bir dizi toplantıda şekillendi.
Reuters, Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) yönelik Şam operasyonuna giden süreci derlediği bir haber yaptı. Habere göre DSG'nin elinde bulunan bölgelere yönelik operasyon fikri Şam, Paris ve Irak’ta yapılan bir dizi toplantıda şekillendi.
Reuters'ın haberine göre ABD bu görüşmeler sırasında DSG'yi uzun süredir müttefik olarak kabul etmesine rağmen operasyon planlarına engel olmadı.
Reuters'a konuşan kaynaklara göre bu toplantılar, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'ya tüm Suriye topraklarını tek bir liderlik altında birleştirme vaadini hayata geçirme ve ABD Başkanı Donald Trump yönetimi için tercih edilen bir ortak haline gelme şansı verdi.
Washington’un Suriye politikasıyla ilgili bilgi sahibi bir ABD'li kaynak, “Görünüşe göre Şara usta bir stratejist,” dedi.
Suriye saldırıyı haftalar önce önerdi
10 Mart 2025'te Şara ve DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında imzalanan anlaşmadan sonra yıl boyunca süren görüşmelerin ardından, DSG’nin Şam’la entegrasyonu için belirlenen yıl sonu takviminde kayda değer bir ilerleme sağlanamadı. Bu noktada bir operasyon fikri oluşmaya başladı.
Üç Kürt yetkiliye göre, 4 Ocak’ta Şam’da Suriyeli yetkililer ile DSG arasında entegrasyona ilişkin yapılan bir toplantı, bir Suriyeli bakan tarafından aniden sonlandırıldı.
Ertesi gün, bir Suriyeli heyet, ABD’nin arabuluculuğunda İsrail ile bir güvenlik anlaşmasına ilişkin görüşmeler için Paris’e gitti. Toplantı hakkında bilgi sahibi iki Suriyeli kaynağa göre, Suriyeli yetkililer İsrail’i DSG’ye destek vermekle suçladı ve Paris’te İsrailli yetkililere, Kürtleri entegrasyonu geciktirmeye teşvik etmeyi bırakmaları çağrısında bulundu.
"İsrail sınırlı operasyona itiraz etmedi"
Aynı kaynaklara göre, Suriyeli yetkililer burada DSG’nin kontrolündeki bazı bölgelerin geri alınmasına yönelik sınırlı bir operasyon önerdi ve bu öneriye herhangi bir itirazla karşılaşmadı.
Ancak ABD nezdindeki İsrail Büyükelçisi Yechiel Leiter, bu iddiayı reddederek “Paris’teki üçlü toplantının tamamında bizzat bulunmuş biri olarak söyleyebilirim ki İsrail, Suriye ordusunun Suriyeli Kürtlere yönelik bir saldırısını asla onaylamadı. Bunu yaptığımıza dair herhangi bir iddia yanlıştır,” dedi.
Türkiye'den Suriye'ye "ABD destekleyecek" mesajı
Reuters'a konuşan bir Suriyeli yetkiliye göre Suriye hükûmeti, Washington’un, Kürt sivillerin korunması halinde DSG’ye yönelik bir operasyona onay vereceği yönünde Türkiye’den ayrı bir mesaj aldı.
Kürt siyasetçi Hadiya Yusuf, “Paris’teki anlaşma bu savaş için yeşil ışık yaktı,” dedi.
ABD'den desteği geri çektiğine dair sinyaller
Konuyla ilgili bilgilendirilen bir ABD’li diplomat, Suriyeli kaynaklardan biri ve bir diğer Suriyeli muhataba göre, iki hafta sonra saldırı başladı ve Washington, DSG’ye uzun süredir devam eden desteğini geri çektiği yönünde sinyaller vermeye başladı.
Üç kaynağa göre, 17 Ocak’ta Barrack, Kürdistan Bölgesi’nde DSG Komutanı Mazlum Abdi ile bir araya geldi ve ABD’nin çıkarlarının DSG’den ziyade Şara ile örtüştüğünü söyledi.
Bir ABD’li askeri yetkili ile iki Kürt yetkili, Şara’nın saldırısının Kürt sivillere zarar vermesi ya da IŞİD tutuklularının bulunduğu gözaltı merkezlerini istikrarsızlaştırması halinde ABD’nin DSG’ye koruma güvencesi verdiğini söyledi.
Suriye birlikleri, başlangıçta ele geçirilmesi önerilen bölgenin ötesine ilerledikçe, ABD ordusu onlardan ilerlemeyi durdurmalarını istedi ve koalisyon uçakları bazı kritik bölgeler üzerinde uyarı fişekleri attı. Ancak bu adımlar, Kürtlerin beklentilerinin çok gerisinde kaldı.
Kürt siyasetçi Yusuf, “Koalisyon güçleri ve Amerikalı yetkililerin yaptıkları kabul edilemez,” dedi ve “Gerçekten ilkelerden yoksun musunuz? Müttefiklerinizi bu kadar kolay satmaya hazır mısınız?” diye ekledi.
"Şara neredeyse fazla ileri gidiyordu"
Reuters'a konuşan üç ABD'li kaynağa göre, Şara saldırının son aşamasında neredeyse haddinden fazla ileri gitti.
Güçleri, Arap nüfusun çoğunlukta olduğu vilayetleri DSG’den hızla geri aldıktan sonra ilerlemeyi sürdürdü. Bir gün önce ateşkes ilan edilmesine rağmen, 19 Ocak itibarıyla Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürtlerin elinde kalan son şehirleri kuşatıyorlardı.
Ancak üç ABD’li kaynağa göre, ABD yönetimi Suriye birliklerinin ateşkesi hiçe saymasına öfkelendi ve Kürt sivillere yönelik kitlesel şiddet yaşanmasından endişe duydu. Kaynaklardan ikisi, çatışmaların sürmesi halinde ABD'nin Suriye'ye yönelik yaptırımları yeniden devreye sokmayı değerlendirdiğini söyledi.
Bir Beyaz Saray yetkilisi Reuters’a, ABD’nin Suriye’deki gelişmeleri “ciddi bir endişeyle” izlediğini ve tüm tarafları “tüm azınlık gruplarına mensup sivillerin korunmasını önceliklendirmeye” çağırdığını söyledi.
Güçleri Kürtlerin son kalelerine yaklaşırken, Şara 20 Ocak'ta aniden yeni bir ateşkes ilan etti. DSG’nin hafta sonuna kadar bir entegrasyon planı önermesi halinde birliklerinin ilerlemeyeceğini söyledi.
Üç ABD’li kaynağa göre, Şara’nın bu ani açıklaması Washington’u tatmin etti ve artık “sorunsuz” bir konumdaydı.
Dakikalar sonra ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack açıklamasını yayımladı. Barrack, DSG’nin IŞİD’e karşı bir muharip güç olarak başlangıçtaki amacının “büyük ölçüde ortadan kalktığını” ve Kürtler için en büyük fırsatın Şara’nın yeni hükûmeti altında olduğunu söyledi.
Son güncellenme: 15:57:19