Rojava Gündemde, Selahattin Demirtaş Neden Sessiz?
Rojava’da son dönemde yaşanan askeri, siyasi ve insani gelişmeler uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Kürt siyasetinin en önemli figürlerinden Selahattin Demirtaş’ın bu başlıklara dair sessizliği dikkat çekiyor. Daha önce bölgesel ve küresel krizlere ilişkin sıkça açıklama yapan Demirtaş’ın Rojava konusunda suskun kalması, Kürt kamuoyunda sorgulanıyor.
Kuzey ve Doğu Suriye’de (Rojava) yaşanan gelişmeler son aylarda yeniden dünya gündemine girmiş durumda. Bölgedeki askeri hareketlilik, siyasi belirsizlikler, Kürtlerin statü arayışı ve uluslararası aktörlerin tutumları hem Ortadoğu dengelerini hem de Kürt meselesinin geleceğini doğrudan etkiliyor. Bu tabloya rağmen, Kürt siyasetinin sembol isimlerinden Selahattin Demirtaş’ın Rojava’ya dair sessizliği giderek daha fazla dikkat çekiyor.
Demirtaş, geçmişte yalnızca Türkiye iç siyasetiyle sınırlı kalmayan, Filistin, Ortadoğu ve küresel krizler hakkında düzenli değerlendirmeler yapan bir figür olarak biliniyor. Özellikle Filistin meselesi ve Hamas’a ilişkin yaptığı açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Bu nedenle Rojava gibi Kürtler açısından tarihsel ve siyasal önemi yüksek bir konuda herhangi bir mesaj vermemesi, “neden?” sorusunu kaçınılmaz kılıyor.
Bu sessizlik farklı biçimlerde yorumlanıyor. Bir kesim, Demirtaş’ın cezaevi koşulları ve siyasi baskılar nedeniyle bilinçli olarak suskun kaldığını savunurken; başka bir kesim bunun politik bir tercih olduğunu, hatta Kürt siyasal hattındaki iç dengelerle bağlantılı olabileceğini ileri sürüyor. Özellikle Rojava’nın bugün yalnızca askeri değil, siyasi temsil ve gelecek vizyonu açısından da kritik bir eşikte olduğu düşünüldüğünde, bu suskunluk sıradan bir durum olarak görülmüyor.
Rojava konusunda uluslararası dayanışma çağrılarının arttığı, bölgeye yönelik risklerin daha açık biçimde tartışıldığı bir dönemde, Demirtaş gibi etkisi sınırları aşan bir ismin sessiz kalması, Kürt kamuoyunda liderlik, temsil ve öncelikler tartışmasını yeniden alevlendiriyor. Bu durum, yalnızca bir kişinin suskunluğu değil, aynı zamanda Kürt siyasetinin Rojava’ya nasıl baktığına dair daha geniş bir sorgulamayı da beraberinde getiriyor.
Demirtaş’ın ilerleyen süreçte Rojava’ya dair bir değerlendirme yapıp yapmayacağı belirsizliğini korurken, mevcut sessizlik şimdiden politik bir pozisyon olarak okunmaya başlanmış durumda.
Son güncellenme: 18:58:35