Savaş Döneminde İsrail’in En Konforlu Cephesi: Suriye

Bölgedeki çatışmalar sürerken bazı yorumcular, Suriye sahasının İsrail açısından “en az riskli ve en işlevsel alan” haline geldiğini savunuyor. Hava sahası kullanımı, İran-Hizbullah hattının kesilmesi ve güney sınırındaki görece sakinlik bu görüşün dayanakları arasında gösteriliyor.

2 Mar 2026 - 19:47
2 Mar 2026 - 19:47
 0
Savaş Döneminde İsrail’in En Konforlu Cephesi: Suriye

Ortadoğu’da savaş ve gerilim hattı genişlerken, sosyal medya platformu X'de bağımsız gazeteci Adelina Sfishta'nın dikkat çeken yorumlarından biri Suriye’nin İsrail açısından sağladığı “stratejik konfor” üzerine yoğunlaşıyor. Özellikle Gazze savaşı sonrası bölgesel cephelerin hareketlendiği bir dönemde, bazı uzmanlar Suriye sahasının İsrail için fiilen avantajlı bir zemin sunduğunu ileri sürüyor.

Hava Sahası ve Operasyon Serbestisi

İsrail uzun süredir Suriye’de İran bağlantılı hedeflere yönelik hava operasyonları düzenliyor. Bu operasyonlar çoğu zaman Suriye hava savunma sistemlerinin sınırlı müdahalesiyle karşılaşıyor.

Resmî olarak Şam yönetimi bu saldırıları kınasa da, pratikte İsrail’in operasyon kabiliyetinin büyük ölçüde sürdüğü görülüyor. Bu durum, İsrail’in İran’ın Suriye’deki askeri yapılanmasını baskı altında tutmasına olanak sağlıyor.

İran–Hizbullah Hattının Kesilmesi

İsrail’in temel güvenlik önceliklerinden biri, İran’ın Suriye üzerinden Lübnan’daki Hizbullah’a silah transferini engellemek.

Suriye topraklarında İran bağlantılı tesis ve konvoylara yönelik saldırılar, Tel Aviv’in bu hattı kontrol altında tutma stratejisinin parçası. Bu açıdan bakıldığında Suriye sahası, İsrail’in “ileri savunma doktrini” uyguladığı bir alan olarak öne çıkıyor.

IŞİD’le Mücadele ve Güvenlik Dengesi

Suriye’nin kuzeydoğusunda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) öncülüğünde sürdürülen IŞİD karşıtı mücadele, İsrail açısından dolaylı bir güvenlik katkısı olarak değerlendiriliyor.

Radikal örgütlerin yeniden güç kazanmasının önlenmesi, bölgesel istikrarsızlığın sınırlanması anlamına geliyor. Bu durum, İsrail’in kuzeydoğu hattında ek bir tehdit oluşmasını engelliyor.

Güney Sınırı ve Dürzi Dengesi

İsrail’in Golan sınır hattında son dönemde büyük çaplı bir cephe açılmamış olması da dikkat çekiyor. Özellikle Dürzi nüfusun bulunduğu bölgelerde geniş çaplı bir askeri gerilimin yaşanmaması, Tel Aviv açısından bir başka “rahat cephe” unsuru olarak görülüyor.

Suriye’nin güneyinin, Lübnan sınırına kıyasla daha kontrollü bir seyir izlemesi, İsrail’in askeri odağını başka cephelere kaydırmasına imkân tanıyor.

Ancak bu tablo tek taraflı değil.

Suriye yönetimi açısından bakıldığında, İsrail’in hava saldırıları egemenlik ihlali olarak görülüyor. İran ise Suriye’deki varlığını “direniş ekseni”nin parçası olarak tanımlıyor.

Dolayısıyla “Suriye İsrail’e konfor sağlıyor” yorumu, daha çok sahadaki fiili durumun yarattığı stratejik sonuçlara dayanıyor. Bu, resmi bir iş birliğinden ziyade, mevcut güç dengelerinin ortaya çıkardığı bir tablo olarak değerlendiriliyor.

Ortadoğu’daki çok katmanlı savaş ortamında, cepheler yalnızca sıcak çatışmalarla değil, aynı zamanda fiili dengelerle de şekilleniyor.

Suriye sahası bugün itibarıyla İsrail açısından düşük maliyetli askeri müdahale alanı, İran’a karşı baskı aracı ve kuzey sınırında görece istikrarlı bir tampon bölge işlevi görüyor olabilir.

Ancak bölgedeki dengelerin hızla değiştiği düşünüldüğünde, bu “konforun” kalıcı olup olmayacağı belirsizliğini koruyor.

Bu haber toplam 1255 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 20:47:29