ABD'nin Suriye politikası: Kürtler neden geri planda kaldı?
2026 tarihli bir rapor, ABD’nin Suriye Kürtlerine desteğinin stratejik çıkarlara dayandığını ve bu ilişkinin kalıcı bir siyasi kazanıma dönüşmediğini ortaya koyuyor.

Ortadoğu analisti Michał Jagielski tarafından Mart 2026’da yayımlanan rapor , ABD ile Suriye’deki Kürt güçler arasındaki ilişkinin uzun vadeli bir ortaklıktan ziyade “çıkar temelli” olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, Kürtler Suriye’de önemli bir askeri aktör haline gelse de, Washington’un desteği kalıcı bir siyasi statü sağlamaya yönelik değil, stratejik ihtiyaçlara bağlı olarak şekillendi.
Tarihsel dışlanmadan askeri ortaklığa
Suriye nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturan Kürtler, uzun yıllar boyunca siyasi sistemin dışında bırakıldı. Ülkenin “Arap Cumhuriyeti” kimliği, Kürtlerin siyasi meşruiyet kazanmasını zorlaştırırken, dil ve kültürel haklar ciddi kısıtlamalara maruz kaldı.
2011’de başlayan iç savaş, Kürtler için ilk ciddi fırsatı yarattı. Özellikle YPG ve onun siyasi kanadı olan PYD kuzey Suriye’de(Rojava) kontrol sağlayarak “demokratik özerklik” modeli oluşturdu.
ABD ile ittifak ve IŞİD’e karşı mücadele
2014’te IŞİD’in yükselişiyle birlikte ABD öncülüğündeki koalisyon, sahada güvenilir ortak olarak Kürtleri seçti. Bu süreçte Kürtlerin öncülük ettiği Demokratik Suriye Güçleri(DSG), ABD’nin ana müttefiki haline geldi.
ABD, bu güçleri eğitip donatarak IŞİD’e karşı önemli başarılar elde etti. Rakka’nın 2017’de ele geçirilmesi ve 2019’da IŞİD’in toprak hakimiyetinin sona erdirilmesi bu iş birliğinin en kritik sonuçları arasında yer aldı.
Türkiye ile gerilim ve bölgesel dengeler
Ancak bu ittifak bölgesel gerilimleri de beraberinde getirdi. Türkiye, DSG’yi PKK ile bağlantılı görerek ABD’nin politikasına karşı çıktı. Bu durum, Washington-Ankara ilişkilerinde ciddi gerilimlere yol açtı.
Esad sonrası dönemde politika değişimi
2024 sonunda Beşar Esad yönetiminin devrilmesiyle Suriye’de dengeler değişti. Yeni yönetim ile ilişkilerini normalleştiren ABD, Kürtlerle olan ilişkisini yeniden değerlendirmeye başladı.
2025 ve 2026’da yaşanan gelişmeler, ABD’nin artık Şam yönetimini daha güvenilir bir ortak olarak gördüğünü ortaya koydu. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Kürt güçlerle kurulan ittifakın “büyük ölçüde işlevini tamamladığını” ifade etti.
Kürtler için sınırlı kazanım
Rapora göre, ABD desteği Kürtlere askeri ve idari kapasite kazandırsa da, kalıcı özerklik ya da bağımsızlık gibi hedeflere ulaşılmasını sağlamadı. ABD’nin politikası, Kürtlerin hedefleri ile örtüştüğü sürece destek verme, ardından geri çekilme şeklinde bir döngü yarattı.
Yeni çatışmalar ve belirsizlik
2026 başında Suriye hükümeti ile DSG arasında yeniden çatışmalar yaşandı. ABD bu süreçte yalnızca ateşkes çağrısı yapmakla yetindi ve Kürt güçlere açık destek vermedi.
Aynı dönemde, ABD asker sayısı da önemli ölçüde azaltıldı ve Washington’un sahadaki rolü daha sınırlı hale geldi.
Stratejik ama geçici ortaklık
Analize göre, ABD ile Kürtler arasındaki ilişki ideolojik bir ortaklıktan ziyade stratejik çıkarların ürünü oldu. Bu durum, Kürtler açısından kısa vadeli kazanımlar sağlasa da uzun vadeli siyasi hedeflerin gerçekleşmesini zorlaştırdı.
Son güncellenme: 12:43:24



































































































































































































