Kürdler Yalnız Değil, Kürdün Kürt’ten Başka Dostları da Var
''Bire bir aynı olmasa da Güney Kürdistan'da verilen mücadele ve yaşanan süreç ile Rojava'da verilen mücadele ve yaşanan süreç sorunlar ile benzeri aşamalardan geçiyor. Gelişmeleri geçmişten alınan dersleri unutulmadan, ulusal ilkeler ile kimse dışlanmadan birlik ve beraberlik açısından değerlendirilmeli.''
6-Ocak-2026'da Paris'te ABD, Fransa, İsrail ve Suriye'nin katıldığı toplantı yapıldı. Toplantı sonrası Dürzilere tanınacak özerklik, istihbarat paylaşımı dahil 7 madde üzerinde İsrail ve Suriye arasında uzlaşıldığı açıklandı. Toplantı sonrası açıklama yapılmamış olmasına rağmen Rojava ile ilgili silahlı grupların Fırat'ın doğusuna çekilmesi kararının görüşüldüğünü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'da 6-Ocak'ta Paris'te olmasından anlıyoruz.
Baştan belirteyim, bana göre Öcalan'ın, dolayısıyla İmralı'nın denetiminde olan legal ve illegal güçler deşifre edilmeden üstlendikleri görev gereği nerede Kürd kazanımı varsa ona engel olmaya, en azından zarar vermeye devam edecekler.
Miadı dolan PKK, Bahçeli'nin çağrısı ile sadece silahlı mücadeleyi ve silahı değil enkaz bıraktı. Bırakılan enkazı kaldırmak, toparlanmak hiç kolay değil. Zamana ve özellikle ulusal birliğe ihtiyaç var.
Öcalan'ı, KCK'yi, Kandil'i ve DEM Parti'yi biliyoruz. Ancak bilmemiz gereken Öcalan'ı eleştirirken kendimize bakmayı unutmamalıyız.
İSİD'e karşı ödenen ağır bedeller ile Rojava'da ortaya konulan destansı direniş ile hepimiz gururlandık. Ancak gerçekçi olmak zorundayız. Rojava'da kazanılan zafer ABD'nin donattığı Güney Kürdistan'dan gelen Peşmerge ve yine ABD'nin Rojava'ya verdiği lojistik ve silah desteği ile kazanıldı. Bu destek ile Rojava'da Kürdler kendilerini koruyabildikleri gibi kazanımlar elde ettiler.
Bazı kararlar alınırken Kürdistan'ın dörde bölünmüş iç sömürge olduğu ve jeopolitik konumu göz önünde tutulmalı. Güney Kürdistan'da olduğu gibi Rojava‘da da elde edilmiş ve edilecek statü yine ABD’nin, bazı AB ülkelerinin koruması ve desteği ile olacak.
Doğru siyasi talepler yapılmazsa, bu taleplere uygun müttefikler seçilemezse hamasi söylemler ve bedel ödemek üzerinden ulusal mücadelede bir yere varılamayacağını, yenilginin kaçınılmaz olduğunu yaşayarak öğrendik.
Dış destek olmazsa Güney Kürdistan'da ve Rojava'da bedel ödenerek elde edilen kazanımlar korunamayacağı gibi yeni kazanımlar da elde edilemez. Bunun başka alternatifi yok.
Suriye'nin uluslararası ilişkilerini güçlendirmek için kıyafetini, saç-sakal tıraşını dahi değiştiren, İsrail'e tavır alamayan Ahmed el Şara Türkiye ile Suriye arasında her zaman sorun olan Hatay'dan da vazgeçti. Yeni çizilen Suriye haritasında artık Hatay yok.
BAAS rejimi ve öncesinde uygulanan mecburi iskan, yerleşim yerlerinin isimlerinin değiştirilmesi, Kürdlerin bir kısmının kendi vatanında vatandaş sayılmaması, evlilik ve doğum kaydının yapılmaması, seçimlerde oy kullanma, memur olma hakkı gibi bütün baskılara rağmen Rojava'da ulusal potansiyel yüksektir. Bakur (Kuzey Kurdistan) ile Rojava arasında çizilen sınırdan dolayı köyler bile bölündü. Gerek aile gerekse aşiret bağları vardır. Ayrıca Afrin Rojava’nın Akdeniz'e açılan kapısı olmasından dolayı da ayrıca önemlidir.
Bire bir aynı olmasa da Güney Kürdistan'da verilen mücadele ve yaşanan süreç ile Rojava'da verilen mücadele ve yaşanan süreç sorunlar ile benzeri aşamalardan geçiyor. Gelişmeleri geçmişten alınan dersleri unutulmadan, ulusal ilkeler ile kimse dışlanmadan birlik ve beraberlik açısından değerlendirilmeli.
ABD kendi çıkarı için de olsa Güney Kürdistan'da I-KDP ile YNK'yi nasıl bir araya getirdiyse aynısını Rojava'da da yapacağını umuyorum. Birliğe engel olmaya kimsenin hakkı yok.
Özerklik dururken Kürdlerin görevi İŞİD artığı çeteler ile Demokratik Suriye'yi kurmak olmamalı. Bu eşyanın tabiatına aykırı.
Yalan, yanlış her habere inanmamalı.
Afrin'in özgürlüğü başka bahara kalsa da Paris'te alınan karar ile Fırat'ın doğusuna çekilmek şartına karşılık artık Özerk Rojava savunulmalı. Bu saatten sonra Kürdlere düşen bağcıyı dövmek değil üzüm yemek zamanı olmalı.
KÜRD'LER YALNIZ DEGİL.KÜRD'ÜN KÜRD'TEN BAŞKA DOSTLARI DA VAR........
Adnan Güllüoğlu
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 17:28:45
