Geçmişin Marazisinden Taşınan Güç!

25 Temmuz 2026 - 09:53
25 Temmuz 2026 - 09:53
 0
Geçmişin Marazisinden Taşınan Güç!

Geçmişten bugüne, ister inanarak, ister aldanarak Apoyu ve Apoculuğu  savunanlar,  kendileriyle ideolojik, düşünsel, siyasal, kültürel ve duruşları ile hesaplaşmadan,  doğru  bir tutum geliştirmeyeceklerdir..

Apoculuk doğuştan beri privit  ve bozguncu bir özelliğe sahipti.

Çoğulcu ve demokratik bir Kürt ulus hareketinin oluşmasını engellemek esas işlevi oldu. 

"Ya benim yönettiğim harekete dahilsin ya da devletin  safındasın" algısını yaydı , "arada ve arafta durmaya hayat  hakki  yoktur!" siyaseti güderek, demokratik bir kültürün önünü kesti, kendi dalga kıranlarının oluşmasını engelledi. 

Kürtlerin ulusal varlığı üzerinde,  stratejik düşünmelerini, dekolonyal ve varoluşu  üzerine ortaya koydukları istikrarlı ve tutarlı  paradigma üzerinden değil, bunu sıklıkla değiştirerek,  aşındırarak  "devletin paradigması", "devlet ve Türk toplumu ile birleşme" stratejisine vatan  aleni bir çizgiye nihayetinde vardı...

Yüzyıl öncesinden oluşan bu sömürgeci ve jenosidal siyasi stratejiyi sahiplenerek, "gelecek yüzyılın stratejizsti" olarak, "Türkler devletsiz yaşayamaz, Kürtler devletli olmaz!" vizyonunu ortaya koyduktan sonra, "Türkler Kürtsüz, Kürtler Türksüz yaşayamaz!" denilen Türk resmi devlet ideolojisinin sloganını  sunmayı da alenen ihmal etmeyen noktaya varıyor!

Kürt ulusunun, özgürlük ve bağımsızlık sorunsalında ciddi gündemler oluşturması, ulusal ve uluslararası siyasette, Yakın Doğu'nun ve Orta Doğunun  en ağır ve çözüm yoluna sokulmadan genel krizi aşmanın  mümkün olmadığı, Kürt ulusal sorununu basit, Kürt tarihini ve dilini "itibarsız"  nitelendirmek, Kürt  kadını ve toplumunu "pis" diye aşağılamak, "Kürtler adına" herhangi bir hak talebinde bulunmayı da "milliyetçi saik" diye abes ile karşılayan bir Abdullah Öcalan ve etrafında giderek teşhir olan  bir yapı var.

Tüm bunlar aleni söylenmesine rağmen, bunun Kürt kıran bir siyaset olduğunu görmemek, halen belli bir arkayık  geçmişinin etkileri ile tüm gerilemesine rağmen varlık göstermelerine anlam vermek ve savunucuları ile karşılaşmak anlaşılır gibi değil...

Dün Apo ve Apoculuğu savunanların, bugün bu oluşumun sürdürülmesinde payı vardır. Bugün, geçmişte savunduklarının, toplumda karşılığı olarak, bugünkü "neden anlaşılmaz"  ihanete sunulan katkının payı   vardır...

Çözümden, prestijini Apoculuktan alınanların cürmü  görmezden gelinemez...

İlk kurşunu, dışındaki , içindeki devrimcilere sıkarak ve bunu süreklileştirerek gelen, tehdit ve şiddet dilini, bol "demokratik" kavramıyla manipüle eden, geleceği karartan bir yapı var.

Kürt direnişçi potansiyelini "kontrollü bir savaşa" aktaran bir hile/taktik oynandı. Bu varlığın nedeni, dün ona hesapsız, bilinçsiz ve bilgiçlikle sunulan katkı ile güce dönüşmesinden aranmazsa, bu olguyu bilince çıkarmak güçleşir...

Unutulmasın ve ıskalanmazsın ki, bu ucube ve açık ihanetin halen varlık nedeni, geçmişte ona verilen hesapsız teorik, ideolojik, düşünsel ve pratik destektir... Bu maraziden kaçınarak, basit özeleştirilerle geçiştirilerek durum aşılamaz...

Alaattin Kapan, Ferit Uzun, Semir, Celal Aydın, Resul Altınok, Ramazan Adıgüzel, Mehmet Şener ve binlercesi "hain" diye değerlendirilip, hain komplolar ile haince öldürülürken, bütün bunlara rağmen Apoculuğu savunmakta sebat edenlerin, basit manevra ile oradan sıyrılıp "Aydın" davranmakta "başat" yere kendilerini oturtmaları, hoş değildir...

Hendeklerden "devrimci direniş" çıkaranların, eleştirenleri  "korkak ve pısırık" değerlendirmeleri de hoş değildir.

Fırsatçılık ve durumu idare etmenin de ne kadar basit bir hal olduğu daha tüccarca bir işlem  olduğu da yeterince anlaşılamaması da gayet aşağılık bir hal!

Ne diyelim, gelişmeyen beynimiz, algılamayan duyularımız, tecrübe ve hafıza zayıflığımız mı bizi geriye çekiyor?

Yok yok başka şeyler de var!

Bizim, kendimizle yüzleşmekten çekinen korkaklıklarımızın, narsistliğimizin, vurdumduymazlığımızın olduğunu da  unutmamalıyız!

Çok eksiğiz çok!

 


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 299 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 10:54:36