*BEDENEN VURABİLİRLER, AKLIMIZI VE KALBİMİZİ VURDURTMAYALIM…
“Maddiyatını yitirirsen az şeyini yitirirsin, ruhunu yitirisen çok çeyini, cesaretini yitirirsen herşeyini yitirirsin”...
Seçimler Türkiye algısı içerisinde değerlendirilirse kaybedildi. Faşizm ve ırkçılık, Türk milliyetçiliği kazandı.
Türkiye algısı ve TBMM\'sinde çok şey bekledin mi hayalkırıklıkları, çok kızgınlıklar, seçilsen bile etkisizleştirme ve çalıştırmama yaşanır.
Halkı parlamento için özel beklentiler içine sokmak yanlıştır. Seçimlerde asıl amaç Kürtlerin birliği ve sayısal çoğunluğu Kürdistan\'da ezici bir çoğunlukla sağlamalarıdır. Ki bu siyasal meşrutiyet kazandırır.
Gönül isterdiki, AKP Kürdistan ve Kürt oylarının olduğu yerde zayıf ve önemsenmeyecek bir duruma gelmesiydi. Bunun fırsatları yakalanmıştı, ama yanlış siyaset uygulamaları yüzünden 7 Haziran seçimlerine göre oylarda kısmi bir gerileme yaşandı.
Ama birçok seçimde Kürdistan da çoğunluk sağlanıyordu.
Şimdiki seçimleri Türkiye algısı içinde Türkiye’de AKP kazandı.
Kürdistan da ise kısmi başarısızlıkla rarağmen Kürdistan kazanmıştır.
Türkiye algısı içinde ise HDP başarısız olmuştur.
Önemli olan ruhumuzu, aklımızı ve amacımızı Türkiyelileşme, ya da AKP sloganında olduğu gibi “sen ben yok Türkiye var” sloganına feda etmemektir.
TBMM seçimleri ile Kürdistan ve Kürtler özgürlüklerine kavuşamazlar.
Orda demokratik bir çözüm bu tablo ile hiç mümkün değildir.
Onun için şoke olmayalım.
Halkı suçlamayalım.
Kızgınlıkla suçu şuna buna atmayalım.
Ararsan bir hatayı ilkin kendinde ara, sonra başkasında...
Nerelerden kaybediliyor oraları deşmek elzemdir.
*SEÇİMLERDE TÜRK ALGISI VE KÜRT ALGISI
Seçimlerde; Kürtlerin seçim algısı ile Kürtlerin seçim algısı farklıdır.
Türk algısı;
Söyledikleri gibi “huzur, istikrar” ve devletin bekası üzerine kuruludur.
Bu da Türk milliyetçiliğinin güçlenmesi üzerinedir.
TC ve AKP Kürdistan da 7 Haziran dan sonra yürüktükleri kirli savaşla, halka yaptıkları her türlü sindirme eşliğinde Türkiye de bayrak, tek devlet, tek millet, tek vatan ve ölen askerlerin, polislerin cenazelerinin kutsanması ve Kürtlere karşı düşmanlık göstererek kazandılar. Bu havayı eskide Kemalistler kullanıyordu şimdi ise yeşil kemalistler kulandılar. Ve Türkler üzerinde etkili oldular.
Yani “terör olmasın”, “Kürtler haklarını elde etmesin, Kürtlerin hak elde etmesi Türkiye’nin bölünmesidir” algısıyla hareket ediyorlar.
“Sen ben yok Türkiye var” ırkçılığı bundan dolayı etkili oldu.
AKP neredeyse toplam oyların yarısını aldı, CHP ve MHP oylarını eklersek Türk toplunun neredeyse % 90\'nı böyle düşünüyor. CHP sadece cumhuriyet ve Kemalizm diyor. MHP Türk islem sentezini savunuyor.
Aslında ordu Evren darbesiyle Türk-İslam sentezini yerine oturtu. AKP bu gün Türk-İslam sentezini değerlendiriyor. Buna göre politika yürütüyor ve toplumu şekillendirmeye çalışıyor.
Türkiye var ve Türkiyelileşmek Türk-İslma sentezine yakın bir duruştur.
Açıkça görüldü ki Kürt düşmanlığı ve Kürdistan mücadesini yerin dibine koymak ve yok etmek oy kazandırdı.
Seçimleri AKP kazandı, MHP parti olarak kaybetti, olsun farketmez AKP MHP\'lileşti. MHP oylarını aldı. Hüdapar ve İŞİDçilerin oylarını, siyasal İslamcıların oylarını aldı. Kürtlerden geçen Haziran seçimlerinde kaybettiği oylarını neredeyse geri aldı.
Ortaya kimsenin ve aslında AKP’ninde beklemediği bir sonuç ve tablo ortaya çıktı. Bu tablonun bir kesimi kazanamayacağı endişesi ile ayarlanmaya dayanabilir. Ama bu kadarı onların beklentilerini aşıyor. Bunu şimdilik geçiyorum.
Seçimleri kazanan Türk ırkçılığı ve İslamcılığı oldu. Faşizm kazandı.
Kürt algısı:
Kürtler seçimde asıl olarak Kürt kimliğine ve Kürdistana oy veriyor. HDP ne derse desin gönüllerinde yatan budur.
HDP, geçen Haziran seçimlerinde aldığı oyları geri verdi. Emanet oy yoktu. CHP ye çok az bir oyu gitmiştir, pek dikkate değer değildir. Bu konuda ki saptırmalar yanlıştır.
Metropollerde ve Kürdistan da Kürtler üzerinde etkide bulunan AKP’dir.
HDP\'nin baraj tehlikesini yaşayacak duruma gelmesi ve AKP ye oylarını kaptırması başarısızlıktır. Bana halk üzerinde şunu bunu yaptılar saymayınız. Belki etkisi olmuştur asıl faktör değildir.
Haziranda ve Kasımda tabiiki daha fazla seçimler zaten adeletli ve eşit koşullarda yürütülmüyor, bunu baştan beri biliyoruz.
HDP\'nin seçim mitinglerini iptal etmesi yanlıştır, AKP ve hükümetin yakasına yapışacaklardı ve alenen hükümet ve devlet güvenliğimizi sağlasın, olacaklardan kendileri sorumludurlar diyeceklerdi.
Kaldıki HDP ve Türkiyelileşmeye katılmayan ve HDP li olmayan bazı Kürtlerde HDP’ye oyunu verdiler, destekleyeceklerini belirttiler.
HAK-PAR ın seçime girmesini eleştiri konusu yapmak yanlıştır. Türkiyelileşme ittifakı yaptığınıza göre HAK-PAR ve diğer Kürt parti ve çevreleri ilede ittifak yapabilirdiniz. Kürdistan dan olunca yanaşmıyorsunuz, buda HDP tabiiki KCK nin ciddi bir hatasıdır.
*Türkiyelileşme projesi başarısız olmuştur…
Türkiyeden gelen oylar İstanbul hariç düşme eğilimi gösterdi. Metropol oylarının büyük çoğunluğu Kürtlere aittir.
Kürtleri genel nüfüs içinden çıkarırsak Türk milliyetçiliği Türkiye’de % 95 lere vuruyor. Yani % 95 demokrasiye gerçek bir demokratikleşeye bile açık değildir.
Buda olmayınca geriye Türkiyelileşme Türklere tabi olmak anlamını taşıyor.
*Kürdistan\'da Kürtler kazanmıştır...
Seçimlerde bir kez daha Türkiye ve Kürdistan diye karşımıza iki tablo çıkmıştır.
Bütün engelleme faktörlerine rağmen Kürtler kimliğine ve özgürlüğüne ve Kürdistan’a oy vermiştir.
O zaman seçimlerde çıkaracağımız bir diğer sonuç; öncelikle Türkiye barışı değil, ilkin Kürt barışı ve demokrasi ilişkileri kurulmalıdır.
Ulusal ve Kürdistanileşme öne çıkmıştır. Son üç yıldır Kürdistani ve ulusal bilinçte bir patlama yaşanmıştır. Bunu yumuşatmak ve başkalarına tabi kılmak kimsenin hakkı değildir.
*Özerk yönetim başarısız bir uygulama oldu.
Özerk bir yönetimin bugünün koşularında ve hazırlıklar dikkate alınınca kurulamayacağının farkındaydım.
Bu konuda yürütülen ve sonra durdurulan savaş HDP\'nin aldığı oyların geri gitmesine yol açtı. Ağrı, Van, Bingöl, Muş, Gaziantep vb bazı yerlerede Haziran\'a göre düşme görüldü.
Bir işe ya başlarsın yada başlamazsın zamanın gelmesini beklersin.
Özerk yönetim ilanı başlatıldımı AKP’nin istediği savaşa böyle hazırlıksız başlandımı bir yere gelir seçimlerin hatırı için durdurursun.
Yönetim ve iktidar ilan etmekle oynanmaz, başladığında sonuna kadar gidersin, durdurduğun zaman başarısız olmuşsun demektir. AKP zaten savaşı başlatmış, savunma ile cevap verilebilirdi. Özel ilanlar ve savaş kararı almak yanlıştı ve KCK bu konuda HDP’nin legal alanda ilerlemesini frenlemiştir.
Başarısızlığın asıl nedeni budur.
Sonradan anladılar ama iş işten geçmişti. Erken seçim olacağını biliyorlardı.
Özerk yönetim ilan ediliyor, ortada özerk yönetim kurumları ve bir işleyişi yok. İlan ediliyor ve geçiliyor. Sadece faturası ağır oluyor.
Özerk yönetim ilanları oyun değildir. Ciddi işlerdir.
Ciddi işlerle oynanamaz.
-Herşeye rağmen Kürdistan\'da kazanan Kürtlerdir. HDP açısından Hazirana göre bir başarı değildir.
Yine de barajı aşmasını önemli görüyorum...
Umarım kendi sayamadığım hatalarını görürler. Halkı bu işin içine katmadan listelere ve tepeden adaylarla devam ederseniz bir başka sefere fena halde yanılırsınız.
Mesela Celal Doğan Antep\'te oyları getiriyor, onun yerini niye değiştiriyorsun?
Demirtaş sürükleyici bir figur TV lere neden katılmadı, partiden öne çıkıyorsun diye engeleyenler mi oldu?
Demokratikleşme lafını çok kullanıyorsunuz.
Birazda demokrasi dersleri vermeyin kendiniz demokratikleşin.
Kürdistanileşmede uzaklaştığınız zaman daha gerileyebilirsiniz.
Bakalım dersler çıkarılacak mı?
Yoksa herşey düşmana ve kendinizin dışındaki Kürtlere mi bağlayacaksınız..
Unutmayın sizin dışınızdakilerin çoğu siz hiç el uzatmadan size destek verdiler.
dursunalikucuk11hotmail.com
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.