"Irak'ta Zeydi'ye suikast alarmı: Silahsızlanma planı gerilimi artırdı"
Irak basınına göre güvenlik raporları, Başbakan Ali Zeydi'nin devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılması planında ısrar etmesi halinde suikast riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Eski siyasetçi Misal el-Alusi ise İran'ın politikalarını değiştirmeyeceğini savundu.

Irak Başbakanı Ali Zeydi, göreve başlamasından bu yana en kritik sınavlardan biriyle karşı karşıya bulunuyor. ABD ziyaretinde devlet dışındaki silahların toplanması için kesin bir takvim açıklayan Zeydi, ardından İran'a geçti. Ancak Irak basınında yer alan güvenlik raporları, bu planın kendisini ciddi bir güvenlik tehdidiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulundu.
Irak'ta yayımlanan El-Meda gazetesinin haberine göre, güvenlik raporlarında Zeydi'nin devlet dışındaki silahlı grupların silahsızlandırılması planını sürdürmesi halinde suikasta uğrama ihtimalinin yüksek olduğu değerlendirildi. Raporda, eski Başbakan Mustafa Kazımi'nin ABD Büyükelçiliği'ne yönelik roket saldırılarının ardından bazı şüphelilerin gözaltına alınmasından sonra ikametgahının hedef alınması da hatırlatıldı.
Washington temasları sırasında olası tepkilerin farkında olduğunu gösteren açıklamalar yapan Zeydi, devlet denetimi dışındaki silahların tasfiyesi için 30 Eylül tarihini son gün olarak ilan etti. Bu karar, siyasi ve güvenlik çevrelerinde geniş tartışmalara yol açtı.
Eski milletvekili ve bağımsız siyasetçi Misal el-Alusi ise İran'ın bölgesel politikalarını değiştirmeye veya kendisine yakın silahlı gruplara silah bırakmaları yönünde talimat vermeye hazır olmadığını savundu. Alusi, bu nedenle Irak, bölge güvenliği ve Bağdat-Washington ilişkileri açısından olumlu bir sonuç beklemenin gerçekçi olmadığını söyledi.
Alusi, Zeydi'nin Eylül ayını silahsızlanma için son tarih ilan etmesine rağmen silahlı grupların bunu reddetmesinin hükümeti zor durumda bıraktığını belirtti. Yolsuzlukla mücadele kampanyasının da İran'la bağlantılı olduğu öne sürülen hassas dosyalara uzanmadığını savunan Alusi, bunun Tahran'ın onayı olmadan hareket edilmek istenmemesinden kaynaklandığını iddia etti.
Alusi'ye göre Washington, Zeydi'nin İran ve Türkiye ziyaretlerinden önceden haberdardı. ABD Başkanı Donald Trump'ın ise İran'la sınırlı da olsa bir müzakere kapısını açık bırakmak istediğini, bunun karşılığında Tahran'dan silahlı grupların silahsızlandırılması ve Kürdistan Bölgesi ile çevre ülkelere yönelik saldırıların durdurulmasını beklediğini öne sürdü.
Zeydi'nin Kürdistan Bölgesi'ne yönelik saldırıları gündeme getirebileceğini ancak İran'ın bölgesel stratejisini değiştirecek konularda söz sahibi olmadığını savunan Alusi, asıl karar verici gücün İran Devrim Muhafızları olduğunu ifade etti. Devrim Muhafızları'nın füze saldırıları ve silahlı gruplar üzerindeki kontrolü elinde tuttuğunu ileri sürdü.
Alusi ayrıca, petrol kaçakçılığı ve büyük yolsuzluk dosyalarına dokunulmamasının Tahran'a verilen siyasi bir güvence niteliği taşıdığını iddia ederek, İran'ın Irak'ta yargı tarafından aranan bazı isimlere siyasi koruma sağladığını öne sürdü.
Değerlendirmesinin sonunda Alusi, Bağdat'ın Washington ziyaretinde elinden gelen tüm iş birliği mesajlarını verdiğini ancak bunun Tahran'da karşılık bulmasının zor olduğunu belirtti. Irak'ın ekonomik kriz ve maaş ödemeleri gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyleyen Alusi, silahlı gruplar ile İran'ın bu dosyaları hükümete karşı baskı unsuru olarak kullanabileceğini ve bunun Zeydi'nin görevini dahi tehlikeye atabileceğini iddia etti.
Son güncellenme: 20:53:25






































































































































































































