Kalibaf Bağdat’ta: İran, Erbil ve ABD baskısı arasında denge arıyor
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Bağdat ziyareti, Erbil’e yönelik saldırılar, İran-Irak güvenlik anlaşması ve silahlı grupların geleceği ekseninde kritik mesajlar içeriyor.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Bağdat ziyareti, ABD’nin Irak’taki silahların devlet kontrolünde toplanması yönündeki baskılarının ve Tahran ile Kürdistan Bölgesi arasındaki güvenlik geriliminin arttığı bir döneme denk geldi.
Üç gün sürecek ziyaret, parlamentolar arası ilişkilerin ötesinde, İran’ın Irak’la yaşadığı güvenlik ve siyasi sorunları ele alma ve bölgedeki nüfuzunu koruma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Kalibaf’ın ziyareti, Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani’nin konutunun iki İHA tarafından hedef alınmasından günler sonra gerçekleşti. Saldırı, Irak ve Kürt tarafında İran’a yönelik suçlamalara neden olurken, Tahran saldırıdaki doğrudan sorumluluğunu reddetti.
Iraklı bir siyasi kaynak, ziyaretin Bağdat’ın hem Washington hem de Tahran’la ilişkilerindeki en hassas dosyalardan biri olan İran’a yakın silahlı grupların geleceğinin tartışıldığı bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekti.
Kaynak, Kalibaf’ın ziyaretinin Erbil’e yönelik saldırının ardından ortaya çıkan siyasi ve güvenlik sonuçlarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Tahran’ın, Bağdat ile Erbil arasındaki gerilimin ve Irak-İran ilişkilerindeki sorunların daha büyük bir krize dönüşmesini önlemeye çalıştığı ifade edildi.
İran-Irak güvenlik anlaşması gündemde
Görüşmelerde İran ile Irak arasında imzalanan güvenlik anlaşmasının uygulanmasının da ele alındığı bildirildi. Anlaşma, ortak sınırların güvenliğinin sağlanması ve özellikle Kürdistan Bölgesi topraklarının İran karşıtı faaliyetler için kullanılmasının engellenmesine yönelik düzenlemeler içeriyor.
İran’ın, Kürdistan Bölgesi sınırlarında faaliyet gösteren İranlı Kürt muhalif grupların varlığını ulusal güvenlik meselesi olarak değerlendirdiği belirtiliyor. Tahran’ın Bağdat’tan sınır güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesini istediği ifade ediliyor.
Silahlı gruplar konusunda kritik temas
Kalibaf’ın Bağdat temaslarının bir diğer önemli başlığını ise İran’a yakın silahlı grupların geleceği oluşturuyor.
Kalibaf’ın Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet el-Halbusi ve Cumhurbaşkanı Nizar Amidi ile görüştüğü, Başbakan Ali Zeydi ve İran’a yakın Şii siyasi partilerin oluşturduğu Koordinasyon Çerçevesi ile de görüşmeler gerçekleştirmesinin beklendiği aktarıldı.
Bu temaslar, ABD’nin Irak hükümetine silahların devlet kurumlarının kontrolünde toplanması yönündeki baskısının arttığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Uzmanlara göre İran, silahlı gruplar üzerindeki nüfuzundan kolayca vazgeçmek istemiyor ancak bu grupların ABD’ye karşı doğrudan bir çatışmaya girmesinin Bağdat üzerindeki Washington baskısını artırmasından da kaçınmaya çalışıyor.
Bağdat, Washington ile Tahran arasında denge arıyor
Uluslararası ilişkiler uzmanı Ahmed el-Anani, Kalibaf’ın ziyaretinin İran’ın Irak’taki siyasi ve güvenlik rolünü koruma çabasını yansıttığını belirtti.
Anani’ye göre Tahran, bir yandan Irak’taki nüfuzunu sürdürmek, diğer yandan silahlı grupların Irak hükümeti ile ABD arasında doğrudan bir çatışmaya yol açmasını engellemek istiyor.
İran’ın Bağdat ile güvenlik anlaşmasını yeniden gündeme taşımasının da bu stratejinin bir parçası olduğu değerlendiriliyor.
Öte yandan Bağdat için de zor bir denge ortaya çıkıyor. İranlı Kürt muhalif gruplara yönelik önlemlerin artırılması Erbil ile yeni anlaşmazlıklara yol açabilirken, bu grupların faaliyetlerine göz yumulması Tahran’ın baskısını artırabilir.
Irak yeni bir sınavla karşı karşıya
Kalibaf, ziyaretinin amacının “bölgedeki yeni düzeni güçlendirmek ve tüm bölge ülkeleri arasındaki iş birliğini hızlandırmak” olduğunu belirterek yabancı müdahalesine karşı çıktı.
Kalibaf’ın açıklamaları, İran’ın bölgedeki yabancı askeri ve siyasi varlığını istikrarsızlığın temel unsurlarından biri olarak gördüğünü ortaya koyarken, Washington ise hükümetin tam kontrolü dışındaki silahlı grupları bölgesel güvenlik açısından önemli bir tehdit olarak değerlendiriyor.
Bu tablo, Bağdat’ı iki yönlü bir sınavla karşı karşıya bırakıyor: İran’la stratejik ilişkilerini korurken ABD’nin silahlı gruplar üzerindeki baskısına yanıt vermek ve Irak’ın bölgesel bir çatışmanın sahasına dönüşmesini engellemek.
Son güncellenme: 20:33:02





































































































































































































