İsrail ve Hindistan’dan ''Ayetullahlar sonrası İran'' için strateji çağrısı

Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin İsrail ziyareti, iki ülke ilişkilerinin ötesinde bölgesel dengeleri yeniden şekillendirme çağrılarına sahne oluyor. Bazı analizler, “Ayetullahlar sonrası İran” için ortak bir stratejik vizyon geliştirilmesi gerektiğini savunuyor.

27 Şubat 2026 - 10:58
27 Şubat 2026 - 10:58
 0
İsrail ve Hindistan’dan ''Ayetullahlar sonrası İran'' için strateji çağrısı

Narendra Modi’nin İsrail ziyareti, yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, Orta Doğu’dan Güney Asya’ya uzanan geniş jeopolitik hatta yeni bir stratejik çerçeve arayışı bakımından da dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, Tel Aviv ile Yeni Delhi arasındaki temaslar, İran’ın geleceği ve bölgesel güç dengesi bağlamında daha kapsamlı bir vizyonun başlangıcı olabilir.

Bazı değerlendirmelerde, Doğu Akdeniz’den Hint altkıtasına uzanan coğrafyada yeni bölgesel bloklaşmaların şekillendiği ve bu sürecin İsrail ile Hindistan’ın çıkarlarını doğrudan etkilediği belirtiliyor. Analizlerde, Türkiye ve Katar öncülüğünde, Müslüman Kardeşler çizgisinde tanımlanan bir eksenin güç kazandığı iddia ediliyor. Pakistan’ın diplomatik destek sağladığı, Suudi Arabistan ve Mısır’ın ise farklı düzeylerde bu denklemin parçası olduğu öne sürülüyor.

Bu çerçevede, Suriye’de yönetim değişikliği, Gazze’de Hamas’ın konumu ve Batı Şeria’daki belirsizlikler bölgesel rekabetin unsurları olarak sıralanıyor.

“Ayetullahlar sonrası İran” tartışması

Yorumlarda, mevcut İran yönetimi yerine Batı ile daha uyumlu bir Tahran yönetiminin ortaya çıkmasının bölgesel dengeleri kökten değiştirebileceği savunuluyor. Böyle bir senaryoda Hİndistan–Israil–Iran arasında oluşabilecek bir işbirliğinin, Türkiye ve Katar merkezli olduğu iddia edilen blok karşısında denge unsuru olabileceği ifade ediliyor.

Analizlerde, İsrail ile İran arasında 1960’lar ve 1970’lerde var olan güvenlik ve enerji işbirliğine de atıf yapılarak, tarihsel olarak “çevre ittifakı” yaklaşımının örnek gösterildiği belirtiliyor. Bu dönemde İsrail’in ilk başbakanı David Ben-Gurion’un benimsediği stratejik açılımların bugünkü liderlik için de dersler barındırdığı kaydediliyor.

Stratejik ortaklık vurgusu

Modi’nin ziyareti sırasında iki ülke ilişkilerinin “özel stratejik ortaklık” seviyesine yükseltildiği açıklanmıştı. Ancak bazı yorumculara göre bu ortaklık, savunma sanayii ve silah sistemleriyle sınırlı kalmamalı; bölgesel düzenin şekillendirilmesine yönelik koordineli diplomatik ve siyasi adımları da içermeli.

İsrail’in İran politikasının uzun süredir nükleer program, balistik füze kapasitesi ve vekil güçler üçgenine sıkıştığı ifade edilirken, ulusal stratejinin yalnızca tehdit yönetimi değil, uzun vadeli bölgesel tasarım perspektifi içermesi gerektiği savunuluyor.

Uzmanlara göre, Orta Doğu’daki güç dengeleri hızla değişirken, İsrail ve Hindistan’ın yalnızca mevcut krizlere tepki veren değil, geleceğe yönelik inisiyatif alan bir yaklaşım geliştirmesi gerektiği görüşü öne çıkıyor.

 

Bu haber toplam 637 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 12:00:28