İsrail'deki Yahudi Kürt Toplumu başkanı: ''Kürt–İsrail ilişkilerini taktiksel görenler, tarihin derinliğinden habersizdir''

İsrail'deki Yahudi Kürt Toplumu başkanı Yahuda Ben Yosef, Kürt–İsrail ilişkilerinin geçici çıkarlara dayanmadığını, ortak tarih ve değerler üzerine kurulu olduğunu söyledi. Ben Yosef, topluluğun İsrail’de karar alma mekanizmalarına erişimi bulunduğunu ve Kürt meselesinde diplomatik temaslarını sürdürdüğünü belirtti.

28 Şubat 2026 - 09:34
28 Şubat 2026 - 09:34
 0
İsrail'deki Yahudi Kürt Toplumu başkanı: ''Kürt–İsrail ilişkilerini taktiksel görenler, tarihin derinliğinden habersizdir''

İsrail’deki Kürt Topluluğu Derneği Başkanı Yehuda Ben Yosef, “Kürt–İsrail ilişkilerini taktiksel görenler, tarihin derinliğinden habersizdir” diyor. Ona göre İsrail’deki Kürtler devlet kurumlarıyla iç içedir ve bu durum karar alma merkezleri üzerinde etki oluşturmanın temelini teşkil etmektedir.

Gazeteci Hêmin Xoşnaw’ın, Speemedia sitesi ve sosyal medya için Yehuda Ben Yosef ile yaptığı özel röportajda; derneğin rolü, İsrail’deki karar alma mekanizmalarıyla ilişkileri, Kürt toplumu ile bağları ve Kürt meselesine bakış açıları ele alındı.

Röportajda Ben Yosef, Kürt–İsrail ilişkilerini yalnızca taktiksel görenlerin, bu ilişkinin tarihsel derinliğinden habersiz olduğunu vurguluyor.

Başka bir bölümde ise şu ifadeyi kullanıyor: “Rojava Kürdistanı’nın özerk bir yönetime sahip olmasını destekliyoruz.”

Türkiye–İsrail ilişkilerine değinen Ben Yosef, “İsrail–Türkiye ilişkileri derin bir krize girmiştir” diyor ve geçmişe kıyasla İsrailli turistlerin Türkiye’ye gidişinde %90 azalma olduğunu belirtiyor.

Gazeteci Hêmin Xoşnaw’ın  İsrail’deki Kürt Topluluğu Derneği Başkanı Yehuda Ben Yosef ile gerçekleştirdiği röportajın tam metni şöyle:

 “İsrail’deki Kürt Topluluğu Derneği” nasıl kuruldu? Amacı nedir?

Yehuda Ben Yosef:Derneğimiz yeni bir girişim değildir. Kökleri, İsrail devletinin kuruluşundan önce Kürdistan’dan İsrail’e göç eden Yahudilere dayanır. Amaç, kültürü korumak ve göç eden ailelere destek olmaktı.

1960’lı yıllarda faaliyetler daha örgütlü bir yapı kazandı. 1971 yılında amcam, Knesset üyesi Habib Şemuni tarafından resmî olarak kuruldu. O dönemde devlet kurumlarıyla ilişkileri güçlendirmek için çalışıldı.

Bugün dernek; Kürdistan Yahudilerinin kültür ve tarihini korumak, gençlerin kimliğini güçlendirmek, sosyal destek sunmak ve devlet kurumları nezdinde Kürtleri temsil etmek gibi alanlarda faaliyet göstermektedir. Ayrıca Kürtler ile Yahudiler arasındaki tarihsel köprüyü güçlendirmeyi hedeflemektedir.

Derneğiniz İsrail hükümeti tarafından tanınıyor mu?

Evet, derneğimiz İsrail hükümeti tarafından resmî olarak tanınmaktadır. Eğitim, sosyal hizmetler ve kültürel faaliyetler alanında devlet kurumlarıyla doğrudan çalışıyoruz. Bu tanınma, derneğin yasal ve kurumsal konumunu pekiştirmektedir.

Kürt toplumu İsrail’de ne kadar örgütlü?

Kürt toplumu birçok alanda iyi örgütlenmiştir. 1971’de kurulan dernek, kültürel ve toplumsal faaliyetler için önemli bir temel oluşturmuştur. Kültürel etkinlikler, seminerler ve gençlere yönelik çalışmalar yürütülmektedir.

Kürt toplumu, Dürziler gibi İsrail’de karar alma mekanizmaları üzerinde etkili mi?

Kürt toplumu önemli bir toplumsal desteğe sahiptir ve siyasi konumu giderek güçlenmektedir. Ordu, güvenlik kurumları, akademi, yargı ve kamu hizmetlerinde yer alan Kürt kökenli bireyler bulunmaktadır. Bu entegrasyon, karar alma merkezlerinde etki yaratmanın temelidir.

Biz bir baskı merkezi gibi hareket etmiyoruz; sorumlu ve profesyonel diyalog yoluyla etkili olmaya çalışıyoruz.

Bazı Kürt gözlemcilere göre İsrail, Kürt meselesine sadece taktiksel yaklaşıyor. Ortak bir çıkar yok mu?

Uluslararası ilişkiler elbette çıkar temellidir. Ancak İsrail ile Kürtler arasındaki ilişki yalnızca taktiksel değildir; tarihsel bir temele dayanır.

Örneğin Halepçe’ye yönelik kimyasal saldırı sırasında sessiz kalmadık. Bu, sadece siyasi değil, ahlaki bir sorumluluktu.

Kürtler ve Yahudiler tarih boyunca baskı görmüş halklardır. Ortak değerler ve karşılıklı güven bu ilişkiyi derinleştirmiştir.

Rojava konusunda İsrail’in söylem ile eylemi arasında fark olduğu söyleniyor. 5-6 Şubat 2026’da Fransa’da İsrail ile “El-Şer’a Hükümeti” arasındaki anlaşma hakkında ne düşünüyorsunuz?

Medyada çıkan her bilgi, gerçek siyaseti yansıtmayabilir. İsrail’in Kürt meselesini uluslararası platformlarda gündeme getirdiği bilinmektedir. Rojava Kürtleri teröre karşı mücadelede önemli bir aktördür ve gelecekteki herhangi bir çözümde hakları gözetilmelidir.

Türkiye–İsrail ilişkileri dostluktan düşmanlığa mı evrildi?

İlişkiler derin bir kriz yaşamaktadır, ancak tamamen kopmuş değildir. Türkiye’de Kürtler, Aleviler, Dürziler ve Hristiyanlara yönelik baskılar İsrail’de kaygı yaratmaktadır. İsrailli turistlerin Türkiye’ye gidişi %90 oranında azalmıştır. Ancak ekonomik ilişkiler kısmen sürmektedir.

Mesud Barzani’ye dair mesajınız nedir?

Başkan Ben Yosef, özellikle Mesud Barzani etrafında ulusal birliğin korunması gerektiğini ifade ederek, Kürdistan’ın geleceğinin birlik ve kurumsallaşma ile mümkün olacağını vurgulamaktadır.

Hamas’ın Ekim ayındaki saldırıları ve İsrail’in sert karşılığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

İsrail’in Gazze’de Hamas’ın silahlı kontrolü karşısında sessiz kalamayacağını belirtiyor. Hamas’ın silahsızlandırılmasının uzun vadeli istikrar için şart olduğunu savunuyor. Nihai hedefin intikam değil, kalıcı güvenlik ve istikrar olduğunu ifade ediyor. Ayrıca geçmişte Donald Trump tarafından açıklanan bölgesel çerçevelere atıfta bulunarak, uluslararası bir çözüm mekanizmasının gerekliliğini dile getiriyor.

Yehuda Ben Yosef kimdir?

Yehuda Ben Yosef, özellikle Kürt meselesi gündeme geldiğinde bölgesel ve uluslararası medyada sıkça yer alan tanınmış ve etkin bir isimdir. Son dönemde Rojava’daki gelişmeler bağlamında çeşitli röportaj ve toplantılarda Kürtlerin temsilcisi ve savunucusu olarak konuşmuştur. Bunun yanı sıra İsrail iç siyaset ve diplomasi alanında da etkili bir figür olarak anılmaktadır. Kürt–İsrail iş birliğinden söz ettiğinde, bağlantıları güçlü ve konum sahibi bir aktör olarak öne çıkar.

Uzun yıllardır İsrail’de Kürtleri temsil etmekte ve gayriresmî bir “büyükelçi” olarak nitelendirilmektedir. İsrail içinde etkin olmasının yanı sıra, özellikle Avrupa’daki Kürtlerle de güçlü ilişkileri vardır.

Knesset üyelerini Kürtlere destek vermeye teşvik etmekte, Kürtlere yönelik ihlaller karşısında açık tavır almaktadır. İsrail Başbakanının partisi olan Likud’un bir üyesi olması nedeniyle önemli bakanlıklara erişimi bulunmaktadır. Bu sayede Knesset’te Kürtlere destek veren bir Yahudi lobisi oluşturmuş; bu etkinin ABD ve Avrupa’ya kadar uzandığı ifade edilmektedir.

Dedesi, 1936 yılında Duhok’tan İsrail’e göç eden ve Kürt toplumu için hahamlık yapan Şalom Şemuni’dir. Aynı zamanda 1971 yılında Kürt Topluluğu Derneği’ni kuran eski Knesset üyesi Habib Şemuni’nin yeğenidir.

Şu anda Ben Yosef, İsrail ordusunda yedek subay olarak görev yapmaktadır ve savaş dönemlerinde uzun süre orduda hizmet etmiştir

 

Bu haber toplam 1785 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 10:34:43