PJAK’lı komutan: “Ne ABD’nin ne İran’ın tarafındayız… Hedefimiz İran’da demokratik bir değişim

Kürdistan Bölgesi’nin Rojhilat’a yakın dağlık bölgelerinde konuşlanan sürgündeki İranlı(Rojhılatlı) Kürt gruplar, olası bir ABD–İran çatışmasının Tahran’daki yönetimi zayıflatabileceğini ve ülkede demokratik dönüşüm ile Kürtler için kendi kaderini tayin hakkı yönünde yeni bir fırsat doğurabileceğini savunuyor. Ancak liderler, ne ABD’nin ne de İran yönetiminin yanında yer alacaklarını, “üçüncü bir yol” izleyerek rejim değişimini İran halkına dayanarak hedeflediklerini vurguluyor.

28 Şubat 2026 - 16:22
28 Şubat 2026 - 16:22
 0
PJAK’lı komutan: “Ne ABD’nin ne İran’ın tarafındayız… Hedefimiz İran’da demokratik bir değişim
AFP

Rojhilat’a yakın Kürdistan Bölgesi dağlarında konuşlanan sürgündeki bir İranlı Kürt komutan, ABD’nin İran’a saldırıp saldırmamasından bağımsız olarak hedeflerinin “rejim değişikliği” ve Kürtler için kendi kaderini tayin hakkı olduğunu söyledi.

Kürdistan Bölgesi uzun süredir İranlı Kürt silahlı gruplar için bir sığınak niteliğinde. Ancak bu gruplar zaman zaman İran’ın sınır ötesi hava ve füze saldırılarının hedefi oluyor.

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) üst düzey komutanlarından 54 yaşındaki Mazlum Haftan, dün AFP’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Ne Amerikalıların ne de İranlıların tarafındayız. Bizim davamız farklı... Hedefimiz İran’da demokratik bir değişim — Kürt halkına da fayda sağlayacak bir demokrasi.”

Haftan, “Ne İran’a saldıracağız ne de mevcut rejimi savunacağız. Üçüncü bir yol seçtik: demokratik ve barışçıl değişim için çalışmak” dedi.

AFP ekibi, Haftan ve beraberindeki savaşçılarla İran sınırına yakın, karla kaplı sarp bir dağlık alana oyulmuş bir sığınakta görüştü.

İran, PJAK’ı “terör örgütü” olarak tanımlıyor. Benzer birçok İranlı Kürt grup geçmişte sınır hattındaki Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde İran güvenlik güçleriyle çatışmalara girdi. Ancak son yıllarda silahlı faaliyetlerini büyük ölçüde durdurarak sürgünde siyasi kampanyalara ağırlık verdiler.

Olası savaş ve “merkeziyetsiz sistem” talebi

Haftan, bir savaş çıkması halinde İran’ın Kürdistan Bölgesi’ndeki Kürt muhalif mevzilerini hedef alabileceğini düşünüyor. Ayrıca İran yönetiminin ülkenin batısındaki Kürt bölgelerinde güvenlik ve askeri varlığını artırmaya başladığını öne sürdü.

ABD saldırılarının etkisinin kapsamına bağlı olacağını belirten Haftan, rejim değişikliği gerçekleşmesi halinde “monarşi ve rehberlik sistemi denendikten sonra merkeziyetsiz bir model” hedeflediklerini söyledi.

Geçtiğimiz hafta PJAK ve sürgündeki dört diğer grup, İran İslam Cumhuriyeti’nin devrilmesini ve nihayetinde Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkını sağlamak amacıyla siyasi bir koalisyon kurduklarını duyurdu.

“Kanla bedel ödedik”

İran’daki hükümet karşıtı protestolara uzun süredir destek veren Kürt muhalif gruplar, geçen ay da gösterilerle dayanışma amacıyla genel grev çağrısı yaptı.

2022 yılında İran, gözaltında hayatını kaybeden Kürt kadın Jina Mahsa Emini’nin ölümü sonrası başlayan protestoları kışkırtmakla suçladığı sürgündeki Kürt militanlara yönelik ölümcül saldırılar düzenlemişti.

Haftan, “İran’da Kürtler demokrasi ve özgürlük mücadelesinin ön saflarında yer aldı. Bir topluma öncülük ediyorsanız bedel ödersiniz — biz bu bedeli kanla ödedik” dedi.

“Bir fırsat doğabilir”

İranlı Kürt muhalefetinin en köklü ve büyük yapılarından biri olan İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDK İ), geçmişte üç genel sekreteri dahil olmak üzere çok sayıda komutanını İran saldırılarında kaybetti.

PDKI komutanı Mohammed Nazif Kader, AFP’ye telefonla yaptığı açıklamada İsrail ya da ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını desteklemediklerini söyledi.

“Koalisyonumuz İran halkına, özellikle de Kürtlere dayanıyor” diyen Kader, olası bir savaşın “İran muhalefetinin geri dönmesi ve demokratik bir sistem kurma arayışına girmesi için fırsat yaratabileceğini” ifade etti.

“Tam teyakkuz halindeyiz ve her türlü mücadeleye hazırız” diye ekledi.

PJAK ve PDK -İ komutanlarının bu değerlendirmeleri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik bugünkü saldırısından önce gerçekleştirilmişti. Dolayısıyla Kürt muhalif grupların açıklamaları, olası bir savaş senaryosu üzerinden yapılan değerlendirmelere dayanıyordu. Ancak gelinen aşamada askeri gerilimin fiilen başlaması, Kürdistan Bölgesi’ndeki Rojhilatlı Kürt grupların güvenlik risklerini artırabileceği gibi, Tahran’ın sınır bölgelerinde askeri baskıyı yükseltmesine de yol açabilir. Öte yandan çatışmanın seyri ve kapsamı, söz konusu grupların dile getirdiği “siyasi fırsat” ihtimalinin gerçekçi olup olmayacağını belirleyecek temel unsur olacak.

Bu haber toplam 1838 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 17:22:42