Pompeo’dan Suriye ve DSG çıkışı: ABD, Şam üzerindeki baskıyı yeniden kurmalı
ABD Kongresi’nde iki partiden uyarı: Suriye yönetimi yaptırım muafiyeti için beklenen adımları atmıyor

Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Washington yönetimine Suriye politikası konusunda sert bir çağrıda bulundu. Pompeo, ABD’nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara üzerindeki etkisini yeniden tesis etmesi gerektiğini belirterek, azınlıkların korunması, Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) yönelik operasyonların durdurulması ve IŞİD’in yeniden canlanmasının engellenmesi için yaptırımların yeniden devreye sokulmasını istedi.
“Zaman daralıyor” diyen Pompeo, ABD’nin yaptırım kozunu erken bıraktığını ve bunun Şam üzerindeki baskıyı azalttığını savundu.
Kongre’de iki partiden ortak kaygı
Pompeo’nun bu çıkışı, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde yapılan oturumla paralel bir döneme denk geldi. Oturumda hem Cumhuriyetçi hem Demokrat üyeler, Suriye hükümetinin özellikle Kürtlerin öncülüğündeki DSG’ye ve dini-etnik azınlıklara yönelik adımlarının ABD’nin beklentilerini karşılamadığını dile getirdi.
Komite Başkanı Brian Mast, Esad sonrası geçiş sürecinin sorunsuz olmayacağının bilindiğini ancak “mezhepsel şiddet olaylarının kabul edilemez boyutta” olduğunu söyledi. Mast, Şam yönetiminin DSG’ye yönelik ilerleyişini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi ve Rusya’nın Suriye’deki varlığını da eleştirdi.
Mast, Sezar Yasası kapsamındaki yaptırımların kaldırılmasının Şam’a “açık çek” anlamına gelmediğini, bunun azınlıkların korunması gibi beklentilere bağlı olduğunu vurguladı.
Komitenin kıdemli Demokrat üyesi Greg Meeks ise Suriye halkının geleceği konusunda umutlu olduğunu ancak devam eden mezhepsel şiddetten “derin endişe” duyduğunu söyledi. Meeks, Şara’nın Kürtlerle yapılan Ocak ayı anlaşmasını uygulama konusunda net bir irade göstermesi gerektiğini ifade etti.
“Kâbus senaryosu”
Eski Komite Başkanı Michael McCaul , Suriye yönetiminin yaptırımların kaldırılması karşılığında beklenen şartları yerine getirmediğini savundu. Özellikle DSG kontrolündeki hapishanelerden IŞİD tutuklularının serbest kalmasının ulusal güvenlik açısından “kâbus senaryosu” olduğunu belirtti.
Cumhuriyetçi vekil Mike Lawler ise yaptırımların Şara’ya “nerede durduğunu gösterme fırsatı vermek için” kaldırıldığını, ancak bu beklentilerin karşılanmadığını söyledi.
Demokrat vekil Bill Keating ise Pompeo’nun son açıklamasına atıf yaparak, Trump yönetiminin al-Şara konusunda “aşırı iyimser” davrandığını ve yaptırımların bir baskı aracı olarak korunması gerektiğini savundu.
Türkiye ve bölgesel denge tartışması
Oturumda bazı Cumhuriyetçi üyeler, Türkiye’nin Suriye üzerindeki etkisine dikkat çekti. Teksaslı vekil Keith Self, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgesel hedeflerine işaret ederek Türkiye’nin Orta Doğu’da İran’ın yerini almak isteyebileceğini öne sürdü.
Bazı üyeler, ABD’nin Ankara ile ilişkilerini sürdürürken Şam’a karşı daha sert bir tutum takınmasının zorlaştığını savundu.
Yaptırımlar yeniden gündemde mi?
Kongre’deki genel hava, yaptırımların kaldırılmasının Şam yönetimine koşulsuz bir destek anlamına gelmediği yönünde. Birçok üye, azınlıkların güvenliği, DSG ile yapılan anlaşmaların uygulanması ve IŞİD tehdidinin bastırılması konularında ilerleme sağlanmaması halinde yaptırımların yeniden gündeme gelebileceği mesajını verdi.
Pompeo’nun çağrısı ve Kongre’deki iki partili eleştiriler, Washington’da Suriye politikasının yeniden sertleşebileceğine işaret ediyor. ABD yönetiminin önümüzdeki dönemde yaptırım kartını tekrar masaya sürüp sürmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.
Son güncellenme: 16:26:14




































































































































































































