Trump’tan İran’a müzakere mesajı: Washington yeni bir 'haziran senaryosu' mu hazırlıyor?
İran’dan gelen müzakere sinyalleri sonrası ABD Başkanı Donald Trump’ın sert mesajları, Washington’un geçen yıl haziranda izlediği ve diplomasiyle askeri saldırının iç içe geçtiği stratejinin yeniden devreye girip girmediği sorusunu gündeme getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada İran’ın Washington’la temasa geçtiğini ve müzakere önerisinde bulunduğunu açıkladı. Trump, bu temasların İran’daki protestoculara yönelik baskılar nedeniyle ABD’nin sert adımlar atabileceği yönündeki uyarılarının ardından gerçekleştiğini söyledi.
Başkan Trump, “Air Force One” uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, yönetiminin Tahran’la olası bir görüşme için temaslar yürüttüğünü belirterek, “Bence ABD’den darbe yemekten yoruldular. İran müzakere istiyor” ifadelerini kullandı. Ancak Trump, aynı zamanda gerekirse önce harekete geçmek zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.
Bu açıklamalar, ABD yönetiminin İran’a yönelik yeni askeri seçenekleri değerlendirdiğine dair haberlerin arttığı bir dönemde geldi. İnsan hakları örgütlerinin protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının yükseldiğine dair raporları ise, geçen yıl haziran ayında yaşanan gelişmeleri yeniden gündeme taşıdı.
Hatırlanacağı üzere Trump, 10 Haziran 2025’te İran’la nükleer dosya kapsamında Maskat’ta yapılması planlanan altıncı tur görüşmelerin 14 Haziran’da gerçekleştirileceğini duyurmuştu. Ancak bu açıklamadan bir gün sonra İsrail, İran içindeki hedeflere yönelik sürpriz saldırılar düzenlemiş ve iki ülke arasında eşi benzeri görülmemiş bir çatışma süreci başlamıştı.
22 Haziran sabahı ise ABD, “Gece Yarısı Çekici” (Operation Midnight Hammer) adı verilen operasyonla Fordo, Natanz ve İsfahan’daki üç kritik nükleer tesisi hedef almıştı. Bu gelişmeler, Tahran tarafından “diplomatik bir aldatmaca” olarak nitelendirilmişti.
O dönemde İsrailli bir yetkili, Times of Israel gazetesine yaptığı açıklamada, Tel Aviv ve Washington’un savaş öncesinde çok yönlü bir “medya yanıltma kampanyası” yürüttüğünü, İran’a askeri saldırının yakın olmadığı izlenimi vermeyi amaçladığını ifade etmişti. Aynı süreçte Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında görüş ayrılığı olduğu algısının özellikle öne çıkarıldığı belirtilmişti.
Washington Post’a konuşan kaynaklar da, ABD ile İsrail arasında bir fikir ayrılığı bulunduğu izleniminin kasıtlı olarak güçlendirildiğini, diplomatik çözüm ihtimalinin öne çıkarılarak İran’ın gevşetilmeye çalışıldığını yazmıştı.
Trump ise bugün yaptığı yeni açıklamalarda Tahran’a yönelik uyarılarını yineledi. ABD ordusunun seçenekleri değerlendirdiğini belirten Trump, “İran konusunda son derece güçlü seçenekler üzerinde duruyoruz” dedi.
Wall Street Journal’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Trump salı günü yapılacak güvenlik brifinginde İran’a yönelik olası askeri saldırıları masaya yatıracak.
Ancak ABD Kongresi’nde hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi bazı milletvekilleri, İran’da artan iç karışıklıklar sürerken askeri seçeneğin en doğru yaklaşım olup olmadığı konusunda şüphelerini dile getiriyor.
İran cephesinden ise sert mesajlar geliyor. Tahran yönetimi, ülkeye yönelik herhangi bir saldırıya İsrail ve ABD askeri üslerini hedef alarak karşılık vereceğini, bu noktaların “meşru hedef” sayılacağını açıkladı.
Öte yandan İran’da 28 Aralık’tan bu yana geniş çaplı protestolar yaşanıyor. Tahran’daki büyük çarşı esnafının, döviz kurundaki sert düşüş ve alım gücündeki gerilemeye karşı başlattığı grev, kısa sürede rejim karşıtı siyasi sloganların atıldığı ülke geneline yayılan bir harekete dönüşmüş durumda. Bu tablo, İran’ın hem iç hem de dış politikada baskı altında olduğu kritik bir döneme işaret ediyor.
Son güncellenme: 13:05:11








































































































































































































