ABD Yemen’de neden geri duruyor?

Yemen’de Husilerin Kızıldeniz kıyısında ilerleyişi sürerken ABD, Suudi Arabistan’ın doğrudan askeri müdahale talebine rağmen çatışmaya dahil olmaktan kaçınıyor. Washington’ın Umman’da Husilerle yaptığı görüşmede Kızıldeniz’de seyrüsefer güvenliğine ilişkin güvenceler alması, ABD’nin Yemen politikasında doğrudan askeri müdahale yerine sınırlı destek ve diplomasiye ağırlık verdiğine işaret ediyor.

19 Eylül 2026 - 09:49
19 Eylül 2026 - 09:49
 0
ABD Yemen’de neden geri duruyor?

ABD’li yetkililer, Husilerin Yemen’in Kızıldeniz kıyısında hızlı ilerleyerek stratejik bölgelerde kontrol sağlamasının ardından Umman’ın başkenti Maskat’ta Husi temsilcileriyle görüştü.

Reuters’ın beş kaynağa dayandırdığı habere göre görüşme, ABD’nin Maskat Büyükelçiliği’nde gerçekleştirildi. Umman’ın arabuluculuğuyla yapılan görüşmede, 2025’te ABD ile Husiler arasında varılan ateşkesin sürdürülmesi ve Kızıldeniz’de deniz taşımacılığının güvenliği ele alındı.

Husilerden ABD gemilerine ilişkin güvence

Görüşmede Husi temsilcilerin ABD gemilerini hedef alma niyetinde olmadıklarını ilettiği bildirildi. Axios’ın aktardığı bir kaynağa göre Husiler, saldırıların Suudi Arabistan bağlantılı gemilerle sınırlı olacağını ve diğer gemilerin Babülmendeb Boğazı’ndan geçişine izin vereceklerini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise görüşmenin kendisine ilişkin yorum yapmazken, Washington’ın Kızıldeniz’de seyrüsefer özgürlüğünü korumayı ve bölgedeki güvenlik hedeflerini sürdürmeyi önceliklendirdiğini açıkladı.

Riyad’ın müdahale talebine Washington’dan olumlu yanıt çıkmadı

Husilerin Yemen’in batısındaki ilerleyişi karşısında Suudi Arabistan’ın Washington’dan askeri destek talep ettiği bildirildi. Ancak ABD yönetiminin Husilere karşı doğrudan bir askeri operasyona katılmayı tercih etmediği aktarıldı.

Bunun yerine ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Oramiral Brad Cooper’ın Riyad’a giderek Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile görüşmesi, Washington’ın Suudi Arabistan’la güvenlik koordinasyonunu sürdürürken Yemen’de doğrudan savaşa girmekten kaçındığı şeklinde değerlendiriliyor.

İran savaşı ABD’nin hesaplarını etkiliyor

ABD’nin Yemen’de yeni bir askeri cephe açmamasında İran’la devam eden savaşın oluşturduğu askeri yükün de etkili olduğu belirtiliyor.

Washington’ın önceliklerinden biri, Husilerin Babülmendeb Boğazı ve Kızıldeniz’deki kontrolünün küresel deniz ticaretini daha fazla etkilemesini önlemek. Ancak ABD açısından bunu sağlamak için Suudi Arabistan’ın Yemen’de yürüttüğü askeri operasyonun doğrudan parçası olmak yerine Husilerle iletişim kanallarını açık tutmak da bir seçenek olarak öne çıkıyor. Reuters ve Axios’ın aktardığı görüşmeler bu diplomatik kanalın halen kullanıldığını gösteriyor.

Riyad alternatif güvenlik ortaklıklarını güçlendiriyor

Washington’ın doğrudan müdahaleden kaçınması, Suudi Arabistan’ın güvenlik politikalarını çeşitlendirme arayışını da gündeme getiriyor.

Riyad son dönemde Türkiye ve Pakistan başta olmak üzere bölgesel aktörlerle savunma işbirliğini artırırken, Yemen’deki son gelişmeler Suudi Arabistan’ın hava savunması ve askeri destek konusunda farklı ülkelerden yardım aramasına neden oldu. AP’nin aktardığına göre Riyad, Fransa, Pakistan, Mısır ve İngiltere’den hava savunma desteği talep etti.

Bu tablo, ABD-Suudi Arabistan güvenlik ilişkisinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Aksine Washington, Riyad’la askeri ve istihbari koordinasyonu sürdürürken Yemen’de doğrudan çatışmaya girmemeyi tercih ediyor. ABD’nin yaklaşımı, Kızıldeniz’de seyrüsefer güvenliğini koruma hedefiyle Yemen savaşının içine çekilmeme arasında bir denge arayışı olarak şekilleniyor.

 

Bu haber toplam 366 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 10:49:30