Bakırhan'dan Suriye açıklaması: Kürtler kendi toprağında kalıcı hale geldi
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye’deki gelişmeleri “bitiş” değil, süreci yönetme hamlesi olarak nitelendirdi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye’de son dönemde yaşanan gelişmeleri “bitiş” olarak değil, “fırtınanın ortasında gemiyi batırmadan süreci yönetme hamlesi” olarak değerlendirdi. Bakırhan, Suriye’de Kürtlerin sahada ve masada elde ettiği kazanımların yalnızca askeri sonuçlarla ölçülmemesi gerektiğini belirtti.
Bakırhan, T24’ün sorularını yanıtlayarak, Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’deki süreçle yakından ilişkili olduğunu söyledi. “Kazanımları sadece muharebelerin sonuçları içinde okumak yanıltıcıdır” diyen Bakırhan, Kürtlerin kendi topraklarında, kendi kimlikleriyle kalıcı hale geldiğini vurguladı. “Bu kazanımı küçümsemek, yürütülen mücadeleye haksızlık olur. Savaşın gürültüsü, masanın dilini boğmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Suriye’de “merkeziyetçi iflas” ve “Üçüncü Yol”
Bakırhan, Ortadoğu’daki gelişmeleri “merkeziyetçi iflas” ve “Üçüncü Yol” ekseninde değerlendirdi. Bölgede katı merkezi sistemle direnenler arasındaki çatışmanın sürdüğünü belirten Bakırhan, Suriye’de de benzer bir süreç yaşandığını söyledi. Halep’te başlayan hareketin Kürtler üzerinden prova edilmek istendiğini ifade etti.
Bakırhan, 4 Ocak’ta Şam’da masada anlaşmaların çoğunlukla sağlandığını ancak masanın devrilmesiyle çözüm girişiminin kesildiğini belirtti. “Geçici Şam hükümeti hem bu savaştan hem de 10 Mart mutabakatının uygulanmamasından sorumludur” dedi.
Türkiye’nin tutumu ve “Ankara paradoksu”
Bakırhan, Türkiye’nin Suriye’deki süreçte aktif rol oynadığını belirterek, “Ankara’da yapıcı, Suriye’de yıkıcı olamazsınız” eleştirisinde bulundu. PKK’nin fesih kararı almışken Rojava’ya saldırı yapılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Bakırhan, “Suriye’yi Türkiye’de devam eden sürecin önüne koşamazsınız” dedi.
ABD’nin tutumunu da değerlendiren Bakırhan, “ABD’nin dahil olmadığı ve onay vermediği bir saldırının gerçekleşmesi imkânsız” ifadelerini kullandı. Saldırıların Paris anlaşması ve Türkiye’nin teşvikiyle bağlantılı olduğunu savundu.
Kürt kazanımları ve yeni mutabakat ihtiyacı
Bakırhan, Kürtlerin yıllardır süren mücadele sonucu Şam rejimiyle görüşmek zorunda kaldığını, dil ve kültür haklarının tanınmasının bu mücadelenin sonucu olduğunu söyledi. “Kürtler burada kalıcı bir siyasi özne oldu” diyen Bakırhan, yeni ve demokratik bir mutabakat ihtiyacını vurguladı.
Öcalan’ın sürece katkı sağladığını belirten Bakırhan, Halep’ten önce Öcalan’ın Rojava ile temas kurduğunu ve önerilerini ilettiğini aktardı. Bu çabanın savaşla gölgelenmeye çalışıldığını ifade etti.
Türkiye’deki süreç ve muhalefete çağrı
Bakırhan, Türkiye’de yürütülen Barış ve Demokratik Toplum sürecinin Suriye’deki gelişmelerle bağlantılı olduğunu belirterek, “Artık Türkiye’nin cesaretle adımlarını atması gerekiyor” dedi. Suriye’de yaşananların Türkiye’deki barış sürecini geciktirmeye ve zayıflatmaya dönük olduğunu savundu.
Muhalefete de seslenen Bakırhan, “Bugün Suriye’ye sessiz kalanlar, yarın Türkiye’ye etkilerini görünce itiraz etmek için geç kalacaklar” uyarısında bulundu. Ayrıca son 10 gündeki saldırıların Kürtlerde büyük duygusal kırılmaya yol açtığını ve Türkiye’de toplumda yaralar açtığını söyledi.
Son güncellenme: 01:08:33