''İngiliz anahtarı'' konumunda olan Kemalizm’in Muhafazakar (dindar) versiyonu!

Hz. Muhammed şöyle buyurdu:
“Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz.”
Yani; Açıklaması;
Bir Müslüman, kendisine yapılması istemediği bir şeyi başkasına yapmaya kalkışmayan insandır!
Peki, Türkiye’de Kürtler söz konusu olduğunda Türkler’in yüzde kaçı bu hadisin gereğini ve de insanlık ödevini yerine getirmeye hazırdır acaba?
Hiç kimse kıvırmasın ve herkes bilsin ki ayrım yapmaksızın biz Kürtlere göre Türk–Kürt kardeşlik ölçümüz budur. NOKTA!

Atatürk'ün İngiliz generalin önünde esas duruşta durması
Bugüne kadar var olmuş tüm dini veya dünyevi inanç, fikir ve ideolojiler çeşitli ilkelere dayanır. İnsanlar bu ilkelere dayanarak o inanç, fikir ve ideolojilere bağlanırlar. Bu inanç, fikir veya ideolojilerin gereğini yapmak da dürüstlüğün, samimiyetin bir göstergesidir. Hele ki, söz konusu olan Allah tarafından gönderilen bir din ise bu artık bir prensipten öte farzdır.
Bu girişten sonra;
Makaleye İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in evrensel insan haklarına ayar veren harikulade bir sözü ile başlamak istiyorum.
Gerçekten de, Allah ve onun dini olan İslam’a inananlar bu sözün gereğini yerine getirebilirlerse, değil kendi aralarında, tüm insanlar arasında sorunlarını rahatlıkla sulh ve salahiyetle pürüzsüzce çözebilir.
İşte size Hz. Muhammed’in o mucizevi sözü:
Sahabelerden Enes Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre, Hz. Muhammed şöyle buyurdu:
“Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz.”
Kaynak; (Buhârî, Îmân 7; Müslim, Îmân 71-72. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyâmet 59; Nesâî, Îmân 19, 33; İbn Mâce, Mukaddime 9)
Bunu uyarlayarak şöyle de diyebiliriz:
Peki, Türkiye’de Kürtler söz konusu olduğunda Türklerin yüzde kaçı bu hadisin gereğini ve de insanlık ödevini yerine getirmeye hazırdır acaba?
Hiç kimse kıvırmasın ve herkes bilsin ki ayrım yapmaksızın kardeşlik ölçümüz budur.
Mısırlı ünlü İslam âlimi, (hatta Mısırın İsmail Beşikci versiyonu diyebileceğimiz) “İslam Ümmetin yetimleri KÜRTLER” kitabın yazarı Fehmi Şinnavi veciz tespitinde şöyle der:

Dünyanın en önde gelen İnsan hakları savunucusu NELSON MANDELA Türkleri tanıtmak için şöyle der:

ABD’li siyahi Müslüman insan hakları savunucusu MALCOLM X enfes tespitinde şöyle der:

İngilizler, tarihi siyasetlerinde, İslam dinine ve Kürt milletine düşmanlığında çok mahirdirler. Şöyle ki:
“Britanya İmparatorluğu, küresel sömürge ağının genişlemesiyle 17. yüzyılın başlarından 19. yüzyılın sonlarına kadar olan süreçte "üzerinde güneş batmayan" bir güce dönüştü. Bu dönüşüm adım adım gerçekleşti”:
“Başlangıç (1600'ler): Doğu Hindistan Şirketi'nin kuruluşu ve Karayipler ile Kuzey Amerika'da ilk kalıcı sömürgelerin kurulmasıyla deniz aşırı genişleme başladı.”
“Yükseliş (18. Yüzyıl): Yedi Yıl Savaşları (1756-1763) ile Fransa ve İspanya'ya karşı üstünlük sağlanarak Kanada ve Hindistan'daki hakimiyet perçinlendi.”
“Zirve (19. ve 20. Yüzyıl): Sanayi Devrimi'nin sağladığı güçle Afrika, Avustralya, Güneydoğu Asya ve Orta Doğu'da geniş topraklar ele geçirildi.”
“1922 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun dörtte birine (yaklaşık 458 milyon insan) hükmeden ve 33 milyon kilometrekarelik bir coğrafyaya yayılan imparatorluk, topraklarının dünyanın her yerine dağılmış olması sayesinde bu unvanı tam anlamıyla kazanmıştır.”
Bu tarihlerde ortaya çıkan Kemalizm adeta bir “İngiliz anahtarı” gibi Türkiye’de her kılıfa giren, her kapıyı açabilen ve her kalıba girebilen yapıya sahiptir.
Türklerin tarih boyunca mizacında, ruh dünyasında ve toplumsal yapısında en fazla öne çıkan şey “kutsal devlet” anlayışıdır. Dönemsel olarak, yönetim şekli ne olursa olsun bu “kutsal devlet” anlayışı hiç değişmez. Son bin yılda Ortadoğu’da kurulan Türk devletlerinin savaşla elde edilmesi, haliyle bu “kutsal” görülen devletin kaybedilme korkusunu da sürekli canlı tutmuştur. Bu korku diğer Ortadoğu halkalarına karşı zulmü mubah gören bir zihniyeti geliştirmiştir.
İngilizler, “üzerinde güneş batmayan imparatorluk” gücüne sahip iken, kendi egemenliğini sürdürebilmek için dünyayı “böl ve yönet” yöntemi ile bir düzene tabi tuttu. Böldükleri her parçayı kendine sadık adamlarına teslim etti. Böldüklerinin en acımasızı ise Kürt ve Kürdistan bölgesi oldu.
İngilizler; böldükleri Kürdistan’ın en büyük bölümünü “dini motivasyonu üst seviyede olan Kürtleri törpülemek şartı ile laik bir zihniyete bıraktı”. Çünkü tarihte Haçlı Seferleri ve Selahaddin örneğinde olduğu gibi, geride bırakılan tek bir gerçek Müslüman bile sömürgeci Haçlı zihniyetini tepelemeye yeterdi.
Tam da İngilizlerin istediği gibi Kemalist zihniyet, selefleri olan Osmanlı’yı dinle özdeşleştirip din karşıtlığını; “Müslüman milletler (Araplar) İngilizlerle bir olup Türkleri sırtından vurdu” hikayesiyle de, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” sloganıyla Türkçülüğü tesis ettiler. Böylece Anadolu halkını “kutsal devletimizi parçalamak, yıkmak isteyenler Kürtler ve Müslümanlardır” yalanına yüz yıldır inandırmak istemektedirler. Bu yüzden Kürtlere ve dindar Müslümanlara karşı her türlü insanlık dışı, aşağılayıcı politika mazur görülebilmiştir. Ne de olsa bunlar (Kürtler ve dindar Müslümanlar) dün de bugün de “kutsal devletin” baş düşmanı idiler. O halde varlıkları inkâr edilebilir, dilleri yasaklanabilir, ezanları susturulabilir, camileri kapatılabilir.
Kemalistler korkusuzca tüm bunları nasıl yapabildiler? Türk’e devlet kurma karşılığında yapabildiler.
Bu nedenle makalenin başındaki ideolojilerle ilgili tespitimi ve Hz. Peygamber’in hadisini yeniden hatırlatmak isterim. Gelinen noktada Türkiye’de, Türk milliyetçiliği ve “Türk devlet tapıcılığından” başka, İslam inancı da dahil,tek birideoloji söz konusu değildir. İslamcısı da, solcusu da, demokratı da, liberali de, sosyalisti de, muhafazakarı da ve Faşisti de topyekun hepsi kayıtsız ve şartsız bir yönü ile Kemalist ve ATATÜRK MİLLETÇİSİ’dirler. Kocaman bir NOKTA..!!!
Okuyucuların yazar ile İrtibat ve yorumlar için:
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 02:38:28































































































































































































