Barrack: İsrail’in İdlib saldırısında Türkiye uçaklarını havalandırmayı değerlendirdi

ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in İdlib'de düzenlediği saldırının perde arkasını anlattı. Barrack'ın anlattıklarına göre İsrail saldırıdan önce ABD'ye de Türkiye'ye de haber vermedi. Saldırıdan sonra Mossad Başkanı ile Suriye Dışişleri Bakanı'nın görüştüğünü belirten Barrack, Türkiye'nin İsrail saldırısına karşı uçaklarını havalandırma seçeneğini değerlendirdiği ancak diyalog yoluyla bu krizin aşıldığını anlattı.

22 Ağustos 2026 - 13:03
22 Ağustos 2026 - 13:03
 0
Barrack: İsrail’in İdlib saldırısında Türkiye uçaklarını havalandırmayı değerlendirdi

Tom Barrack, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırının perde arkasını anlattı.

Barrack’ın aktardığına göre İsrail, saldırıdan yaklaşık altı gün önce Washington’a Türkiye’nin hedef alınan üsse asker ya da askeri ekipman sevk etmeye hazırlandığına ilişkin istihbarat bulunduğunu iletti.

Ancak Barrack'ın anlattığına göre ABD, kendi istihbarat kaynakları üzerinden yaptığı kontrollerde bölgede böyle bir Türk askeri hareketliliğine rastlamadı.

“Bunun böyle olmadığını biliyoruz”

Yediot Aharonot’tan Mario Nawfal’a verdiği röportajda Barrack, İsrail’in elindeki istihbaratın neye dayanmış olabileceğine ilişkin üç ayrı ihtimal üzerinde durdu.

İlk senaryo, Türkiye’ye ait askerlerin veya askeri unsurların bölgede bulunduğuna yönelik bilgiydi. Ancak Barrack, ABD’nin yaptığı incelemelerin bunu doğrulamadığını söyledi. İkinci olasılık, İsrail’in saldırının hemen öncesinde diğer ülkelerin fark etmediği ani bir askeri hareketlilik tespit etmiş olmasıydı.

Barrack’ın daha güçlü bulduğu üçüncü ihtimal ise Türkiye’nin ilerleyen dönemde bölgede askeri eğitim faaliyetlerini genişletmesine ilişkin bazı görüşmelerin İsrail istihbaratının radarına girmiş olmasıydı.

Suriye ile Mossad arasında saldırıdan önce iki saatlik görüşme

Barrack’ın anlattıklarına göre saldırı öncesinde diplomatik temaslar devam ediyordu. Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile Mossad’ın yeni başkanı arasında yaklaşık iki saat süren bir görüşme yapıldığını belirten Barrack, bu görüşmede taraflar arasındaki sorunların ayrıntılı biçimde ele alındığını söyledi.

Barrack’a göre krizin en tehlikeli aşaması, İsrail’in saldırı öncesinde Washington’a da Ankara’ya da bilgi vermemesiyle başladı.

Tarafların iletişim kanalları üzerinden sorunun kontrol altına alındığını düşündüğü sırada İsrail, pistleri vurma kararı aldı.

"Türkiye savaş uçaklarını kaldırmayı değerlendirdi"

Barrack’ın açıklamalarında en dikkat çekici bölümlerden biri, İsrail savaş uçaklarının Türkiye sınırına yaklaşması sırasında Ankara’da yaşananlardı.

Türkiye’nin güçlü bir askeri ve istihbarat kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Barrack, İsrail uçaklarının sınıra yöneldiğinin görülmesine rağmen Ankara’nın uçakların hedefi, rotası ve niyeti konusunda bilgi sahibi olmadığını söyledi. Bu belirsizlik nedeniyle Türkiye’de savaş uçaklarının havalandırılması seçeneği gündeme geldi.

Barrack o anları şöyle anlattı:

“Bu uçakların sınıra doğru geldiğini gördüklerinde amaçlarını, yönlerini ya da niyetlerini bilmiyorlar. ‘Biz de kendi uçaklarımızı kaldırmak zorunda kalacağız’ demeye başlıyorlar.”

Barrack, son anda iletişim kanallarının devreye girdiğini ve gerilimin kontrol altına alındığını söyledi. Aksi durumda sonuçların çok daha ağır olabileceğine işaret etti.

Barrack’a, diplomatik temaslar sürerken İsrail’in neden böylesine riskli bir saldırıya başvurduğu da soruldu. Kesin nedeni bilmediğini belirten Barrack, Trump yönetiminin üzerinde durduğu iki ihtimali anlattı.

Bunlardan ilki, İsrail’in Türkiye’yi bilinçli biçimde karşılık vermeye zorlamaya çalışmış olabileceğiydi.

Barrack, Türkiye’nin geçmişte hava sahasına giren bir Rus savaş uçağını düşürdüğünü hatırlatarak, önceden bildirim yapılmadan Türkiye sınırına yakın bölgelerde savaş uçaklarıyla operasyon düzenlenmesini “çok tehlikeli bir oyun” olarak değerlendirdi.

Böyle bir hamlenin İsrail’de yaklaşan seçim süreci bakımından “agresif ama karşılık bulabilecek” bir siyasi strateji olabileceğini de söyledi. Barrack, röportajın önceki bölümünde Netanyahu’nun ekim ayına doğru seçim sürecine ilerlediğini ve kendi siyasi tabanının beklentilerini dikkate aldığını belirtmişti.

Mossad, ordu ve Netanyahu arasında koordinasyon sorunu ihtimali

Barrack’ın gündeme getirdiği ikinci senaryo ise İsrail devlet kurumları arasındaki iletişim ve koordinasyonun aksamasıydı.

Bu ihtimale göre Mossad Başkanı, Suriye Dışişleri Bakanı ile diplomatik görüşmeleri yürütürken İsrail ordusundaki bir komutan eldeki istihbaratı acil bir tehdit olarak yorumlayarak pistlerin vurulması yönünde harekete geçmiş olabilir.

Barrack, böyle bir durumda Mossad, İsrail ordusu ve Başbakanlık arasındaki bilgi akışı tamamlanmadan saldırı kararının uygulanmış olabileceğini söyledi.

“Ankara çatışma istemiyor”

Barrack, Türkiye’nin kriz sırasındaki tutumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Ankara’daki siyasi ve güvenlik yönetiminin gerilimi büyütmemeye odaklandığını söyleyen ABD’li diplomat, Türkiye’nin İsrail’le askeri bir çatışmaya girmek istemediğini vurguladı.

Barrack, MİT, Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve güvenlik bürokrasisinin yaklaşımını şöyle aktardı:

“Kendilerini kontrol etmeye odaklanmış durumdalar. Saldırgan değiller. İsrail’le askeri veya hasmane bir ilişkiye girmekle ilgilenmiyorlar.”

Ne olmuştu?

İsrail ordusuna ait savaş uçakları iki gün önce, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırında yer alan İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na saldırı düzenlemişti.

Saldırıda can kaybı ya da yaralanan olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı.

Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na 8 saldırı düzenlediğini belirterek, saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetmişti.

 

 

Bu haber toplam 1412 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 14:03:53