Ortak Geçmiş, Karşılıklı Koruma ve Grupsal Zırh

Geçmişte suç teşkil eden eylemlere, şiddet içeren yapılara veya silahlı örgütlere dahil olmuş insanların daha sonra bir araya gelerek birbirlerini korumaları, sadece belirli bir örgüte özgü bir durum değildir. Bu, insan psikolojisinin ve grup davranışlarının birçok örneğinde görülebilen bir olgudur. özelliklede ortak sırlar ve ortak riskler söz konusu olduğunda bu mekanizma daha belirgin hale gelir.
Tek başına kalan bir kişi, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalabilir. Vicdanı, toplumun ahlaki yargıları ve hukuki değerlendirmeler karşısında kendisini savunmasız hissedebilir. Suçluluk, utanç veya hesap verme baskısı bireyin üzerinde doğrudan etkili olur. Fakat aynı geçmişe sahip birkaç kişi bir araya geldiğinde psikolojik denge değişmeye başlar.
Bir noktadan sonra grup, üyeleri için yalnızca bir arkadaş çevresi değil, aynı zamanda bir koruma sistemi haline gelir. Çünkü herkes diğerinin geçmişini bilir. Herkes diğerinin zayıf noktalarının farkındadır. Böyle bir ortamda ortaya çıkan temel kural şudur:
“Ben seni yargılamam, sen de beni yargılama.”
Bu kural çoğu zaman açıkça söylenmez. Fakat grup davranışlarında kendisini hissettirir.
Bireyin tek başına taşımakta zorlandığı ahlaki yük, grup içinde paylaştırılır. Kişi artık davranışlarını yalnızca kendi vicdanıyla değerlendirmez; grubun ortak yorumuna göre değerlendirmeye başlar. Eğer grup bir davranışı mazur görüyorsa, birey de onu daha kolay mazur görmeye başlar.
Bu süreç zamanla daha ileri bir aşamaya geçer. Grup üyeleri yalnızca birbirlerini korumakla kalmaz, birbirlerinin geçmişlerini meşrulaştıran anlatılar da üretirler. Dışarıdan gelen eleştiriler değerlendirilmek yerine tehdit olarak algılanır. Bir kişinin eleştirilmesi, grubun tamamına yönelik bir saldırı gibi hissedilir.
Özellikle sosyal medyada bu durum daha görünür bir hale gelir. Bir grup içinden bir kişi eleştirildiğinde, aynı geçmişe sahip başka kişiler hızla onun etrafında toplanabilir. Burada verilen destek her zaman kişinin haklı olduğuna inanıldığı için verilmez. Bazen destek, ortak geçmişin ve ortak kırılganlıkların yarattığı refleksif bir dayanışmadır.
Bu noktada ilginç bir psikolojik mekanizma devreye girer :Bir kişinin savunulması aslında çoğu zaman yalnızca o kişinin savunulması değildir. Çünkü o kişi hakkında söylenenler, benzer geçmişe sahip diğer kişiler tarafından kendi geçmişlerine yönelik bir tehdit olarak algılanır. Bu nedenle eleştirilen kişi etrafında bir savunma hattı oluşturulur . Artık Savunulan şey bireyin kendisinden çok, grubun ortak kimliği/dünü ve bugündür.
Özellikle geçmişte aynı örgütte bulunmuş veya aynı hareket içinde yer almış kişilerde bu durum daha güçlüdür . Örgütten ayrılmış olmak, geçmişte kurulan bağların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. İnsanlar ideolojik olarak ayrılmış olsalar bile ortak geçmiş duygusunu sürdürebilirler. Bunun sonucunda grup içinde bir tür alternatif ahlaki alan oluşabilir. Dışarıdaki toplumun ciddi gördüğü bazı davranışlar grup içinde farklı yorumlanabilir. Eleştirilmesi gereken davranışlar normalleştirilebilir. Sorgulanması gereken olaylar savunulabilir hale gelebilir. Sosyolojik açıdan bakıldığında burada oluşan şey basit bir dostluk ilişkisi değildir.
Bu; ortak geçmişin, biri birine yakın ortak kirliliklerin, ortak sırların ve karşılıklı bağımlılığın ürettiği bir grupsal zırhtır.
Oluşturulan Bu zırhın temel özellikleri şunlardır:
Üyeler birbirlerini kamuoyu önünde korur.
Grup dışından gelen eleştiriler küçümsenir veya düşmanlık olarak yorumlanır.
Geçmişteki hatalar ortak anlatılarla meşrulaştırılır.
Bireysel sorumluluk duygusu grup içinde dağılır.
Sadakat, doğruluk veya yanlışlık değerlendirmesinin önüne geçebilir.
Karşılıklı bilgi ve sırlar grubu bir arada tutar.
Bu nedenle bazen bir insanı ayakta tutan şey ideolojisi değil, onunla aynı geçmişi paylaşan insanların varlığıdır. Çünkü ortak sırlar ve ortak riskler, insanları çoğu zaman ortak fikirlerden bile daha güçlü bir şekilde biri birine bağlayabilir.
Sonuç olarak, geçmişte suç içeren yapılarda veya silahlı örgütlerde bulunmuş bazı insanların sosyal medyada veya kamusal alanda birbirlerini korumaları, çoğu zaman sadece siyasi görüşlerle açıklanamaz. Bunun altında ortak geçmiş, karşılıklı meşrulaştırma, kimlik savunması, grup sadakati ve ortak kırılganlıkların oluşturduğu karmaşık bir psikolojik ve sosyolojik mekanizma bulunur. Bu mekanizma bazen insanların geçmişleriyle dürüstçe yüzleşmelerini kolaylaştırmak yerine, onları karşılıklı olarak koruyan bir “ahlaki sığınak” ve zamanla bir “grupsal zırh” haline gelir.
Bugün Selim Çürükkaya etrafında toplanan, bir araya gelen, program yapan eski Yol arkadaşları, biri biri ardına “PKK’nın öteki tarihini” yazıp bu tarihte üstlendikleri kirli isyanlarını yazmayanların genel karakteristik özelliği ,ruh yapıları böyledir. bu grupsal dayanışmalarını görünmez kılmak içinde içlerine bazı samimi Kürtleri çekerek/alarak kurnaza yatıyorlar.
33 yıl aradan aradan sonra “Apo’nun ayetlerinin “hararetli tartıştırılması , ana gündem maddesi haline getirilmesi tesadüf mü yoksa bu “grupsal zırhın” arkasındaki gizem mi!?
Tilkiler kurnazdır ama pazarın onların postuyla dolu olduğunu aklı selim herkes bilir…
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 16:00:58





























































































































































































