Kürtler için Uzun Yürüyüş devam ediyor ve zafer yakındır! İNŞALLAH…!!!

İngiltere’nin eskiden kurmuş olduğu düzen ile ABD’nin şimdi kurmak istediği yeni düzen arasında yüz seksen derece fark vardır.  

24 Ocak 2026 - 21:15
24 Ocak 2026 - 21:15
 0
Kürtler için Uzun Yürüyüş devam ediyor ve zafer yakındır! İNŞALLAH…!!!

ABD’nin (zımni) onayı ile topyekûn diyebileceğimiz bir seviyede Rojava (Suriye) Kürdistan’ın da Kürt milletine yaptıkları saldırı nedeniyle Kürt halkının son derece tedirgin ve çaresiz olduklarını görmekteyim. İşin aslı bilindiği takdirde, buna gerek olmadığı görülecektir.

İlk önce Kürt milletine; haklılıklarına ve daha sonra mazlumiyetlerine güvenerek (nasıl olsa Allah mazlumlardan yanadır vaadi gereğince) temkinli bir rahatlık içerisinde olmalarını tavsiye ederim. Ne de olsa Türk siyaseti, idareci, aydın ve basının yüzde doksan dokuzu ırkçı ve Atatürk milliyetçisidir, Allah’tan ziyade devletlerine tapmaktadırlar. Bunu her zaman akılda tutmak gerekir.

Bundan dolayı, Kürt milletinin ve karşıtları olan Türk, İran ve Arap devletlerinin geleceğiyle ilgili somut verilere dayanarak (artarda) birkaç yazı yazıp, “sözde İslam” ümmetinin yetimleri olan Kürtlerin içlerini rahatlatacak ve umut vereceğiz inşallah…!

Ey Müslüman Kürt milleti; Münafık Kemalistlere ve Emevi “İslamcılara” kanmanıza gerek yok.

Birisi yüz yıldır İslam ile savaşarak devletini kurmuş, İslam Şeriatını yasaklayanı kendine “Ata” yapmış. Diğeri de iktidar olduktan sonra, Muhammed’i İslam’ı yıkıp, ümmetin merkezini Medine’den Şam’a taşıdıktan sonra, Hz. Muhammed’in ailesini soykırımdan geçirmişlerin varisi.

Tıpkı, onlar gibi şuanda Ahmet Şara da Selahaddini Eyubi’nin torunları olan Kürtleri soykırımdan geçiriyor.    

Fakat şuna emin olunuz ki; içinde bulunduğumuz yüzyıl, Kürtler ’in yüz yılı olacaktır.

Sebebine gelince:

ABD’nin Kürt ve büyük Kürdistan projesinin politikası anlık olaylara ve kişilere endeksli değişen bir politika olmayıp, ABD derin devletinin BOP – Büyük Ortadoğu Projesinin merkezini oluşturan bir projedir.

Bu projenin detayını ve ABD’nin Kürt–Kürdistan projesinin mimarlarından aldığım bilgileri yazacağım makalelerle okuyucularıma ve özellikle son dönemde düşmanlar tarafından morali bozulan Kürt milletine anlatacağım. Önlerine somut, şeffaf ve ümit var bir resim koyacağım İnşallah!

ABD’nin biri özel, diğeri de genel olmak üzere iki küresel projesi vardır. Özel olan proje;   BOP – Büyük Ortadoğu projesidir. Bu proje sadece Ortadoğu’ya bağlıdır. “Yeni Dünya Düzeni Projesi” ise, bütün dünyayı ilgilendirir.

ABD’nin “Yeni Dünya Düzeni” projesini çok özet olarak şöyle ifade edebiliriz: 

“ABD, İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren İngilizlerin artık gitgide dünya egemenliğini yitirdiğini, dünya egemenliğinin kendisine geçtiği halde, mevcut düzenin hala İngilizlerin planladığı düzen olduğu için eski düzenin tıkandığını, İngilizlerin kurmuş olduğu düzen ve çizmiş olduğu haritayla artık başta Ortadoğu olmak üzere, halklarının kendi çıkarına uygun bir biçimde idare edilemeyeceğini anladı. Bundan dolayı bölgeyi bir yüzyıl daha kontrol altında tutabilmek için ABD, bölgenin eski mimarı İngilizleri de yanına alarak, kendine göre yeni bir şekillendirmeye gerek duyuyor.

İngiltere’nin eskiden kurmuş olduğu düzen ile ABD’nin şimdi kurmak istediği yeni düzen arasında yüz seksen derece fark vardır.  

İngiltere birinci dünya savaşından sonra tasarladığı dünya düzeninde, tüm ülkelerde (ileride lazım olduğunda kaşımak için) mutlaka bir çıbanbaşı bırakarak masa başında haritalar çizerek devletler kurmuştu. Bu düzenin bir gereği de, özellikle (Kürtler gibi) kendilerine özgü milletlere ait toprakları (böl ve yönet) bölüştürerek ve bir birine dövüştürerek yönetmektir.

ABD ise; şimdi kurmaya çalıştığı “Yeni Dünya Düzeni” çerçevesinde “Büyük Ortadoğu projesi –BOP” ile İngilizlerin büyük mağduriyetine uğrayan Kürt ve Kürdistan merkezli pürüzsüz bir Ortadoğu oluşturmaya çalışacak/çalışıyor. Yani birisi pürüzlü bir dünya düzeni oluşturdu, şimdiki ise buna mukabil pürüzsüz bir dünya düzeni kurma peşindedir. Nedeni de; insanlar pürüzsüz bir yaşama kavuştuğunda zengin olmaya odaklanır. İnsanlar zengin olduğunda yeni teknoloji ürünlerinin müşterileri olurlar. Bu ürünlerin üreticilerinin ezici çoğunluğu ABD menşeli şirketlerdir. Böylece dünya paralarının çoğu ABD’ye dönmüş olur.

ABD şimdiye kadar, bu değişim dönüşümün halka dayanarak, kendi mecrasında yürüyerek ve tabii seyrinde oluşmasını tercih ediyordu. Fakat ABD’nin Venezuela devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırmasından sonra taktiği değişti. Baktı ki gelişmekte olan üçüncü dünya devletlerinin yönetimlerinin baskısında olan devletlerin değişimleri olmuyor, yöntem değiştirerek gerekirse zor kullanarak da olsa bu değişimi yapacaklarını ortaya koydu.

Mazlum Kürt milletini umutlandırmak, (adeta) yüreklerine Su Serpmek ve ABD projesinin Kürtlerle ilgili bölümünün şahıslara bağlı olmayıp, ABD derin devletinin bir projesi olduğunu göstermek için burada bir anekdot anlatmak istiyorum; 

İslam ümmetinin yetimleri olan Kürt milletinin davası uğruna yaptığımız sonu gelmez sosyal, kültürel ve Kürt milletinin mağduriyetlerini anlatmak için diplomatik faaliyetler içerisinde, dünyanın belli başlı ülkelerinin diplomatları ile çok yakın ilişkilerimiz olmuştu.

Sn. Joseph Pennington, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın parlak ve gelecek vadeden diplomatlardandır. Ben GÖÇ–DER= (Mersin'e) Göç Edenler Derneği kurucu başkanı iken, kendisi, (Kürt sorunu ile ilgili Türkiye’de) ABD Adana Başkonsolos yardımcısı idi. –Karşılıklı olarak– Onlarca defa beni ziyaret etmişliği vardır. Hatta birbirimizin evlerini ziyaret edecek derecede samimiyetimiz ilerlemişti. Kendisi ABD'nin Türkiye’deki Kürt politikasının mimarı sayılır. ABD Ankara Büyükelçisi sözcülüğünü de yaptı. Daha sonra Güney Kürdistan Erbil ABD Başkonsolosluğu’na atandı. O tarihte bir iş için Erbil'e gittiğimi duyar durmaz beni Erbil–Aynkava semtinde ABD Konsolosluk yerleşkesindeki evine davet ettiler. Kürdistan Erbil ABD Başkonsolosu Sn. Joseph Pennington'un evine misafir olurken çok samimi karşılama ve misafirperverliği olmuştu. Fakat Konsolosluk yerleşkesinin sıradan sayılabilecek evlerden oluşması dikkatimi çekmişti. Nedenini sorduğumda; “ABD olarak Erbil’de dünyanın en büyük Konsolosluk binalarını–yerleşkesini inşa ediyoruz,” dedi. Nedenini sorduğumda; “Bağımsız Kürdistan kurulduğunda, Büyük Elçilik için hazırlığını yapıyoruz” dedi.

İşte bu konun yayın kaynağı: 

ABD, Erbil'de 796,1 milyon dolara inşa ettiği ve çok sayıda bakanlık ile devlet kuruluşunun üsleneceği 'dünyanın en büyük başkonsolosluğunu' resmen açtı. Törende konuşan ABDDışişleri Bakan Yardımcısı Rigas, İran'ı hedef aldı. Projenin mimarlarından eski ABD Büyükelçisi Silliman "ABD'nin Kürdistan'da güçlü ve uzun vadeli bir planı olduğunun göstergesi" dedi.

https://thecradleturkiye.com/articles/en-buyuk-abd-baskonsoloslugu-erbilde-acildi-uzun-vadeli-planlarin-habercisi

NOT: Şimdi kendileri İngiltere – Londra ABD Büyükelçisidir.

Sn. Joseph Pennington beyi Erbil de ki evinde ziyaret ettiğimde beraber çektiğimiz fotoğraflar aşağıdaki facebook site görebilirsiniz:

https://www.facebook.com/story.php?story_fbid=10220388460201293&id=1224128152&mibextid=xfxF2i&rdid=hQXVMww6n4AKSZg8

Enseyi karatmaya gerek yok, Büyük Kürdistan yürüyüşü başlamıştır, büyük Kürdistan yolda…!

Ne Mutlu kuruluşunda yer alıp katkı sağlayanlara ve bu mucizeyi görenlere.

Allah’ım bunu bize nasıp et İnşallah…

Amin ecme’in!!!! 

Allah nasip ederse konuya buradan devam edeceğiz.

Bu konun iyice anlaşılması için beni takip etmenizde fayda var. 

 

Okuyucuların İrtibat ve yorumlar için: [email protected]

 


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 10321 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 15:07:33