İlham Ahmed: 'Temel haklardan vazgeçmeyiz, müzakerelere devam edeceğiz'
İlham Ahmed, Şam yönetimi ile varılan anlaşmada bazı adımların atıldığını ancak esirlerin serbest bırakılması, sığınmacıların dönüşü ve Kürtlerin anayasal hakları konusunda ilerleme sağlanamadığını söyledi. Ahmed, “Otonomi ve dil hakları kabul edilmezse mücadelemizi sürdürürüz” dedi.

Rojava Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Şam yönetimi ile varılan anlaşmanın detayları, esirlerin durumu ve Rojava’nın geleceğine ilişkin Rûdaw’ın sorularını yanıtladı. Ahmed, Şam yönetimi ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında varılan anlaşmanın bazı maddelerinde ilerleme kaydedildiğini ancak temel başlıklarda henüz somut adım atılmadığını belirtti.
Belçika’nın başkenti Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen panele katılan Ahmed, anlaşma kapsamında entegrasyon ve yerel düzeyde bazı uygulamaların başladığını, ancak Kürtlerin Şam yönetiminde temsili ve Parlamento konusunun henüz gündeme alınmadığını söyledi.
“Esirler ve sığınmacılar konusunda ilerleme yok”
Anlaşmanın en temel maddelerinden olan karşılıklı esir takası ve sığınmacıların geri dönüşü konusunda ilerleme sağlanamadığını ifade eden Ahmed, “Her iki tarafta da yüzlerce esir var. Ancak sürecin karmaşıklığı nedeniyle net sayılar belirlenemiyor. Kimin esir, kimin kayıp ya da hayatını kaybettiği tam olarak bilinmiyor” dedi.
Kobani’ye bağlı yaklaşık 48 köyün boşaltıldığını hatırlatan Ahmed, bölgede kuşatma koşullarının sürdüğünü, gıda, su ve elektrik kesintilerinin halkın yaşamını zorlaştırdığını kaydetti. Birleşmiş Milletler yardımlarının ise ihtiyacı karşılamada yetersiz kaldığını söyledi.
“Şam üzerindeki Türkiye etkisi açık”
Şam yönetiminin DSG’yi kabul etmemesine ilişkin soruya yanıt veren Ahmed, Türkiye’nin Şam üzerindeki etkisine dikkat çekti. Türkiye’nin DSG’nin tasfiye edilmesi ve Savunma Bakanlığı’na bağlanması yönünde baskı kurduğunu belirten Ahmed, kendilerinin ise entegrasyonun kimliğin ortadan kaldırılması anlamına gelmemesi gerektiğini savundu.
“Kürtçe bir milletin dilidir”
Eğitim ve ana dil meselesinin müzakere başlıkları arasında yer aldığını belirten Ahmed, 2011’den bu yana Rojava’daki okullarda eğitim alan öğrencilerin diplomalarının tanınması konusunda mutabakat sağlandığını söyledi. Ancak Kürtçenin haftada birkaç saatlik seçmeli ders olarak düzenlenmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Ahmed, “Kürtçe bir milletin dilidir. Anayasada yer almalı” dedi.
Petrol, sınırlar ve havalimanları
Doğal kaynakların ve sınırların yönetimi konusunda ise genel bir çerçeve üzerinde tartışmalar yürütüldüğünü aktaran Ahmed, petrol gibi stratejik kaynakların merkezi yönetimde, bazı alanların ise yerel yönetimlerde olabileceğini ifade etti. Sınır ve havalimanı yönetiminin merkezi olabileceğini ancak bölge halkının da bu yapılarda yer alması gerektiğini söyledi.
“Mücadelemiz sürecek”
Şam yönetiminin Kürtlerin otonomi ve dil haklarını kabul etmemesi durumunda nasıl bir yol izleneceğine ilişkin soruya Ahmed, “Bunlar temel haklardır, olmazsa olmaz. Müzakerelere devam edeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz. Anayasa sürecinde büyük bir mücadele yürütülecek. Saldırı olmadığı sürece yöntemimiz müzakere ve siyasi mücadeledir. Ancak bir saldırı olursa her millet kendini savunur” yanıtını verdi.
Son güncellenme: 10:17:36































































































































































































