İngiliz keskin nişancı: 'Kerkük'te zevk için insan öldürmem teklif edildi'
Turist olarak dünyanın en tehlikeli bölgelerini ziyaret eden ve çatışmalara tanıklık eden İngiliz nişancı Andrew Drury, "keskin nişancı turizmi" adı verilen ticaretin küresel bir proje olduğunu öne sürdü.

Turist olarak dünyanın en tehlikeli bölgelerini ziyaret eden ve çatışmalara tanıklık eden İngiliz nişancı Andrew Drury, "keskin nişancı turizmi" adı verilen ticaretin küresel bir proje olduğunu öne sürdü.
Andrew Drury ayrıca, IŞİD savaşı sırasında bulunduğu Kerkük'te, kendisine “zevk” için ve para karşılığında insan öldürme teklifinde bulunulduğunu belirtti.
Son 20 yılda savaş bölgelerini gezen İngiliz vatandaşı, kendisinden sadece zevk için masum sivilleri hedef alıp öldürmesinin istendiğini belirten Drury, zengin kişilerin bunun karşılığında kendisine para vaat ettiğini savundu.
Bu tür taleplerde bulunanların zihniyetini "delilik" olarak nitelendiren Drury, Kerkük'teki cephe hattı ziyareti sırasında kendisinden de bu eylemi gerçekleştirmesinin istendiğini ifade etti.
Asıl mesleği inşaatçılık olan Drury, İngiliz medyasına yaptığı açıklamada, "Bana keskin nişancı tüfeğiyle (kannas) bir el ateş etmem teklif edildi. Dürbüne bakmadan tetiğe bastım. Ben bir insanı öldüremem ama bu işi sürekli yapan bazı insanlar var" dedi.
İngiliz nişancı, Irak'a giderek Peşmerge ile temas kuran bazı kişilerin, IŞİD'e karşı savaşıyor görünseler de "o sırada halkı da öldürdüklerini" öne sürdü.
Drury, bu tür seyahatleri "öldürme turizmi" olarak tanımlayarak, "Bu turizm değil, bu cinayettir" değerlendirmesinde bulundu.
Şu anda gazetecilik ve belgesel yapımcılığıyla uğraşan Drury, savaş bölgelerini ziyareti sırasında sivillerin öldürülmesine karışmamak için kendini korumak zorunda kaldığını açıkladı. Ayrıca Kerkük'te fotoğraf çekerken "birkaç kez kurşun yağmuruna tutulduğunu" anlattı.
İtalya'daki araştırmalar ve Bosna dosyası
Sivilleri öldürmesi için teklif aldığını iddia eden tek kişi Andrew Drury değil.
İtalyan savcıları, aralarında İtalyan vatandaşlarının da bulunduğu bazı kişilerin, sırf zevk için insan öldürmek amacıyla yaklaşık 70 bin sterlin ödediği yönündeki iddiaları soruşturuyor.
Dört yıl süren Bosna savaşı sırasında Saraybosna'da 11 binden fazla insan öldürüldü. Saraybosna'nın ana caddelerinden biri, savaşın en tehlikeli noktalarından biri haline geldiği için "Keskin Nişancılar Sokağı" olarak adlandırılmıştı.
İtalyan gazeteci Ezio Gavazzeni, "Batı ülkelerinin tamamından insanlar vardı; oraya gidip sivil halkı öldürmek için yüksek meblağlar ödüyorlardı" dedi.
Gavazzeni ayrıca, İtalyan halkının dışında Almanya, Fransa ve İngiltere'den de o dönemde Bosna'ya gidip sivil ölümlerine karışanlar olduğunu belirtti. Gazeteci, "Bu iş için herhangi bir siyasi veya dini teşvik yoktu. Onlar, zevk ve tatmin için oraya giden zengin kişilerdi" diye ekledi.
Çocukları öldürmek için daha fazla para veriliyordu
Bazı raporlar, sivilleri öldüren katılımcı ve nişancılara, çocukları hedef almaları halinde daha fazla para ödendiğine işaret etti.
İtalyan aktivist Adriano Sofri bir makalesinde, "Grbavica'da... hedef çocuklar olduğunda, evet daha küçük bir hedefti ama nişancı daha büyük bir kazanç elde ediyordu" ifadelerini kullandı. Sofri ayrıca, bölgede Yunan ve Japon gönüllülerden oluşan bir grubun da bulunduğunu kaydetti.
Amerikalı askerin tanıklığı
Eski bir Amerikan askeri olan John Jordan da Saraybosna'da "keskin nişancı turistlerin" bulunduğunu ileri sürdü.
Konu hakkında konuşan Jordan, "Ne kıyafetleri, ne silahları ne de davranışları bölge halkına benzemeyen bir gruba birkaç kez şahitlik ettim" dedi.
Jordan, oraya yaban domuzu avına uygun bir tüfekle gelen bir adamı hatırladığını belirterek, şahsın silahının şehir savaşına uygun olmadığını ve çatışma konusunda "acemi" biri gibi davrandığını anlattı.
Sırbistan Cumhurbaşkanı suçlamaları reddetti
Sırbistan Cumhurbaşkanı ise bu meseleye dahil olduğu iddialarını reddetti. Gazeteci ve araştırmacı Domagoj Margetic, "Ülkenin Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, silahlı turistlerle çalıştı" iddiasında bulundu.
Margetic, Vucic'in 1992-1993 yıllarında Saraybosna'da 'savaş gönüllüsü' olduğunu ve şehrin yukarısındaki Yahudi mezarlığında konuşlandığını öne sürdü. Margetic ayrıca, "Orası yabancı nişancılar için en pahalı ve özel yerdi" dedi.
1993 yılına ait video görüntülerinin Cumhurbaşkanını elinde bir nişancı tüfeğiyle ve diğer silahlı bir grubun yanında dururken gösterdiğini açıklayan Margetic'e yanıt veren Cumhurbaşkanlığı sözcüsü, bu suçlamayı 'aptalca bir manipülasyon' olarak nitelendirdi.
Vucic ise şunları söyledi: "Hayatımda hiç elime keskin nişancı tüfeği almadım. Bahsettikleri o tüfek hiç olmadı. Utanın. Ortaya çıkarmadığınız ve hakkında yalan söylemediğiniz hiçbir şey kalmadı."
Avukat Nicola Brigida, İspanyol El Pais gazetesine yaptığı açıklamada, bir dizi belge sunduklarını ve "daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu" söyledi. Brigida, şüphelilerden bazılarının "savaş yanlısı, ideolojik teşvikçileri olabilecek ve silah tutkunu kişiler" olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Soruşturma süreci farklı tepkilerle karşılaştı; eleştirmenler, bu kadar eski bir tarihte işlenmiş olabilecek bir suçun doğrulanmasının oldukça zor olacağını vurguladı.
Bosna basınına göre ise hafta başında Bosnalı bir anne, altı yaşındaki oğlunun Saraybosna'da bu "keskin nişancı turistler" tarafından öldürüldüğünü iddia etti. Anne, çocuğunun onların "zevki" uğruna kurban gittiğini savundu.
Son güncellenme: 10:12:42




































































































































































































