Irak Başbakanı: Şii milisler silah bırakmak için Türk askerinin çekilmesini istedi
Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York Times’a İran destekli milislerin silahsızlandırılması için hazırladığı takvimi açıkladı. Milisler, silah bırakmanın şartları arasına Türk askerinin Irak’tan çekilmesini de koyarken Türkiye, çekilmeyi PKK’nin Kürdistan Bölgesi sınırları İçindeki kampları ve silahlarının tasfiyesine bağlıyor. Zeydi, Ankara ile Türk askerinin çekilmesine yönelik bir anlaşma aradığını, aynı zamanda PKK bağlantılı yerel güçlerinin Irak güvenlik sistemine alınması için bir takvim üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Irak Başbakanı Ali Falih Zeydi, New York Times’a verdiği röportajda, ülkesindeki İran destekli silahlı grupların bağımsız askeri yapılarının sona erdirilmesi için hazırlanan planı ve bu planın Türkiye ile PKK boyutunu anlattı.
Zeydi, Irak’taki devlet dışı silahların tasfiyesini hükümeti açısından bir tercih değil zorunluluk olarak tanımladı:
“Bu isteğe bağlı bir mesele değil. Bu bir zorunluluk. ”Daha önce aynı hedefi açıklayan Iraklı yöneticilerin geri adım attığını söyleyen Zeydi, “Başkaları da bundan söz etti, sonra geri adım attılar. Baskılara veya başka kaygılara boyun eğdiler. Benim için bu mesele, yolsuzlukla birlikte bir onur meselesidir” dedi.
İlk aşama 90 gün, hedef 30 Haziran 2027
Zeydi’nin açıkladığı plana göre silahsızlanma bir anda değil, aşamalı olarak gerçekleşecek.
İlk olarak 90 günlük bir dönem öngörülüyor. Bu süre boyunca silahlı gruplar herhangi bir saldırı düzenlemeyecek. Buna karşılık ABD güçlerinin de bu gruplara saldırmaması için güvence verilecek.
90 günlük sürenin ardından milislerin ellerindeki silahları Irak devletine teslim etmeleri başlayacak.
Zeydi, sürecin 30 Haziran 2027’ye kadar tamamlanmasını istediğini söyledi. Silahlı gruplar ise kendilerine 2027 sonuna kadar süre verilmesi için bastırıyor.
Zeydi ilk olarak yaz aylarında silahların, Irak’taki son ABD askerlerinin çekilmesi için belirlenen 30 Eylül 2026’ya kadar teslim edilmesini istemişti. Ancak İran destekli güçlü gruplar bu takvimi reddetti. Bunun üzerine Bağdat, 30 Eylül’ü silahsızlanmanın tamamlanacağı tarih olmaktan çıkardı.
Hükümet bir müzakere komisyonu kurdu ve 30 Eylül artık yeni silahsızlanma takviminin açıklanacağı ve 90 günlük ilk aşamanın başlayacağı tarih haline geldi. Milisler şart koştu: Türk askeri de Irak’tan çekilsin
New York Times röportajının Türkiye açısından dikkat çekici bölümü, İran destekli milislerin silah bırakmak için ileri sürdükleri şartlar.
ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesi uzun süredir bu grupların temel taleplerinden biriydi. Ancak son dönemde şartlar genişledi.
İran bağlantılı gruplar, Türk askerlerinin de Irak topraklarından çekilmesini talep etmeye başladı. Milislerin gündeme getirdiği diğer şartlar arasında PKK’nin Irak’taki varlığının (Kürdistan Bölgesi) sona ermesi de bulunuyor. Bazı gruplar ayrıca Peşmerge’nin statüsü ve Haşdi Şabi’nin haklarına ilişkin talepler ileri sürüyor. Türkiye ise Irak’taki askerî varlığını PKK ile mücadele gerekçesiyle sürdürüyor.
Ankara’nın yaklaşımına göre Türk askerinin çekilmesi, PKK’nin Kürdistan Bölgesi sınırları içinde yer alan kamplarının ortadan kaldırılması ve silahlarının tasfiye edilmesine bağlı.
Böylece Bağdat’ın silahsızlanma planında birbirine bağlı üç başlık ortaya çıkıyor: İran destekli Iraklı milislerin silah bırakması, Türk askerlerinin Irak’tan çekilmesi ve PKK’nın Irak’taki silahlı varlığının sona ermesi.
Zeydi: Türkiye ile çekilme için anlaşma arıyoruz
Zeydi, New York Times’a Bağdat’ın Türkiye ile bu konuda bir anlaşmaya ulaşmaya çalıştığını söyledi.
Türkiye’nin, Irak’ta asker bulundurmasının PKK ile mücadele için gerekli olduğunu söylediğini hatırlatan Zeydi, Ankara’nın çekilmeyi Kürdistan Bölgesi sınırları içinde yer alan kampları ve silahlarının bırakılmasına bağladığını anlattı.
Zeydi, Irak hükümetinin Türkiye’nin bu talebini karşılamak amacıyla yerel Kürt silahlı güçlerinin Irak’ın resmî güvenlik yapısına alınmasına ilişkin bir takvim üzerinde de çalıştığını söyledi.
Irak Başbakanı, Türkiye ile anlaşma arayışında iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini de kullandığını anlattı. Irak bu yıl Türkiye’ye mevcut boru hattından petrol ihracatını artırmak üzere bir yıllık anlaşma yaptı. Zeydi, Bağdat’ın bu hattın kapasitesini yükseltmek istediğini söyledi.
Geçen hafta Fransa ve Almanya’ya yaptığı ziyaretlerde de Irak petrolünü Türkiye üzerinden doğrudan Avrupa’ya taşıyabilecek yeni boru hatları önerdiğini açıkladı.
Şengal’de ilk somut adım: YBŞ silahlarını devlete veriyor
Türkiye-PKK-Irak arasındaki bu denklem tartışılırken, Şengal’de somut bir gelişme yaşandı.
Zeydi, 11 Eylül’de Ezidi Davası İttifakı ve Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) yöneticileriyle yaptığı görüşmenin ardından YBŞ’nin silahlarını Irak devletine teslim etmeye başlayacağını açıkladı.
Zeydi, Şengal’de devlet dışında ayrı bir askerî ve güvenlik otoritesinin bulunmasına izin verilmeyeceğini belirterek Şengal Dağı’nın tamamen federal hükümetin idari ve güvenlik otoritesine gireceğini söyledi.
“Silahların yalnızca devletin elinde bulunması ve güvenlik kararının tekleştirilmesi, ilçe halkının korunması, istikrarın ve bölgenin geleceğinin güvence altına alınması açısından temel bir esastır” dedi.
Plan, YBŞ mensuplarının tamamının güvenlik sisteminin dışına çıkarılması anlamına gelmiyor.
YBŞ ile kadın yapılanması YJŞ mensuplarının hukuki durumları yeniden düzenlenecek. Gerekli şartları karşılayanlar, mevcut silahlı yapılanmalarının mensupları olarak değil, Irak yasaları çerçevesinde resmî Irak güvenlik kurumlarına entegre edilecek.
Zeydi, “Devlet, durumlarının yeniden düzenlenmesi ve şartları karşılayanların yasalar uyarınca resmî Irak güvenlik kurumlarına entegre edilmesi yoluyla YBŞ ve YJŞ mensuplarının haklarını ve fedakârlıklarını güvence altına alacaktır” dedi.
Türkiye YBŞ’yi PKK’nin Şengal yapılanması olarak görüyor
YBŞ, IŞİD’in 2014’te Şengal’e saldırmasının ardından Ezidi savaşçıların oluşturduğu silahlı yapılardan biri.
PKK güçleri IŞİD saldırısı sırasında Şengal’e gelmiş ve YBŞ’nin oluşumunda etkili olmuştu. YBŞ, örgütsel olarak PKK’nın parçası olduğunu reddediyor; ancak PKK ile bağlantılı bir yapı olarak çeşitli uluslararası kaynaklarda tanımlanıyor.
Türkiye ise YBŞ’yi PKK’nin Şengal uzantısı olarak kabul ediyor ve geçmiş yıllarda YBŞ yöneticileri ile mevzilerine yönelik askerî operasyonlar gerçekleştirdi.
Bağdat ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi 2020’de imzaladıkları Şengal Anlaşması’nda, devlet dışındaki silahlı oluşumların ilçeden çıkarılması ve PKK ile bağlantılı yapıların Şengal’de rolünün sona erdirilmesi konusunda anlaşmıştı. Ancak anlaşmanın bu hükümleri tam olarak uygulanmadı.
Zeydi: Bağımsız milis örgütleri kalmayacak
Zeydi’nin New York Times’a açıkladığı ülke çapındaki plan da Şengal’deki modele benzer bir yöntem öngörüyor.
Bağdat’ın çalışmaları özellikle silah bırakmaya veya tamamen devlet kontrolüne girmeye direnen dört güçlü İran destekli gruba yoğunlaşmış durumda.
Zeydi, hedefinin bu milislerin bağımsız örgütler olarak varlıklarını sona erdirmek olduğunu söyledi. Mensupları bireysel olarak Haşdi Şabi’ye katılabilecek ancak mevcut örgüt isimleri ve bağımsız komuta yapılarıyla silahlı faaliyet sürdüremeyecekler.
Zeydi, sürenin sonunda hâlâ milis isimleri altında faaliyet gösteren grupların “kanun dışı” kabul edileceğini söyledi.
Irak hükümetinin planına göre 30 Eylül’den itibaren başlayacak 90 günlük saldırmazlık döneminin ardından silah teslimi başlayacak ve 30 Haziran 2027’de hem İran destekli bağımsız milis yapılarının hem de devlet dışında kalan silahlı güçlerin tasfiyesi tamamlanmaya çalışılacak.
Şengal’de YBŞ için başlatılan silah teslimi ve entegrasyon süreci ise bu ülke çapındaki takvimden önce sahada uygulamaya konulan adımlardan biri oldu
Son güncellenme: 16:22:33
































































































































































































