Musa Anter'i Anarken

30 Mart 1950 Gecesi!...

Bugün 20 Eylül 2026, Musa Anter’in 34.yıldönümü.
17 Mart 1949 tarih ve 30 sayılı Dicle Kaynağı gazetesinin[3] sağ üst köşesinde, çerçeve içinde şöyle yazıyor: “DİCLE GECESİ, 21 Mart. Dicle Yurdunun kuruluşunun 10 cu yıldönümü münasebetiyle fevkalâde programla hazırlanan bu gecenin davetiyeleri bitmek üzredir, acele ediniz.” Aynı gazetenin arka sayfasında (4. sayfa), “DİCLE GECESİ, 21 Mart 1949 Pazartesi akşamı, saat 21’den sabaha kadar, Taksim Belediye Gazinosu Salonlarında” başlığı altında şunlar yazılı:
“İstanbul’da okuyan Dicleli Üniversite gençlerinin tertiplediği ve on yıllık mazisi olan bu gecede: Güney-Doğu Anadolu’nun parlak seması altında yaşayanların adet ve ananelerini görecek, oyunlarını seyredecek, şarkılarını dinleyecek ve bu gecede Güney-Doğu illerini gezmiş olacaksınız.
Davetiyeler:
Dicle Talebe Yurdu-Bozdoğan kemeri, Kirazlı Mescit sokak No.
Fırat Talebe Yurdu-Divanyolu
Ferit Kundura mağazası-Bahçekapı
Dicle Berber Salonu-Vezneciler
NOT: Sayın davetlilerimiz arzu ederlerse, milli kıyafetleriyle teşrif buyurabilirler.”
Bu çağrı metninin altında şöyle bir not var. “Sayın davetlilerimiz arzu ederlerse, nişan ve düğün törenlerini gecemizde yapabilirler. Bu husus hakkında tafsilatlı bilgi almak isteyenlerin Dicle Talebe Yurdu müdürlüğü ile görüşmesi rica olunur. Tel. 20004”
Bu son not ilginç. Nişan ve düğünlerin, gecenin içinde mi yapılacağı veya organizasyonlarının yurt aracılığıyla yapılabileceği açık değil. Dikkat edilirse yurdun kuruluş yıldönümü 2 Mart ve gün pazartesi olmasına karşın gece özellikle, 21 Mart’a, Newroz’a denk getirilmiş.
Elbette yukarıda verdiğimiz gecenin davetiyesindeki siyasi mesajlar da günün koşullarında çok dikkat çekici. Anlaşılıyor ki 49lar Davası’na giden bu süreçte (1959’dan tam on yıl önce), tüm bunlar yeniden uyanışta ve 49lar olayında etkili olmuş.
Musa Anter, Dicle Talebe Yurdu’nun, bir yıl sonra benzer bir geceyi aynı yerde (Taksim Belediye Gazinosu), 21 Mart’tan dokuz gün sonra, 30 Mart 1950 tarihinde düzenlediğini, bu gecede oğluna “Dicle” adı verilmesi hikâyesini şöyle anlatıyor:
“İstanbul’da Newroz’a benzeyen bir DİCLE gecesi tertipliyorduk. O seneki geceye, daha reisicumhur olmayan Celal Bayar’ı da davet ettik. Kendisiyle Dr. Mükerrem Sarol ve Cihat Baban da gelmişti. Geceyi ben idare ettiğim için aynı masada oturuyorduk. Celal Bayar'dan nefret etmeme rağmen, onları politik olarak ben ağırlıyordum. Kapıya adam koymuş, hanımımdan haber beklerken Zeynep Kâmil Hastanesi'nden beni telefona çağırdılar. Telefonda, bir oğlumun dünyaya geldiğini söylediler.Meğer ben sabahleyin evden çıkınca, hanım rahatsızlanmış, akrabaları hanımı Zeynep Kâmil’e götürmüşler. [4]
Bu güzel haber anons edildi. ‘Sayın misafirlerimiz; bu gecemizi iki bayram olarak kutluyoruz. Zira şimdi müjdesini aldık ki Musa Anter ağabeyimizin bir erkek çocuğu olmuş. Kendisin sormadan, adını ‘Dicle’ koyduk. Kabul edenler, etmeyenlere demeye kalmadan, Celal Bayar dahil herkes ayağa kalkarak alkış tuttu. Ben de mikrofona çıkıp oğlumun adını iftiharla kabul ettiğimi söyledim ve Melayê Cizirî’nin divanından şu beyti okudum: ‘Feyza me weke Nîl e, lê em Dîcle û Ferat in.’[5] Tabii Celal Bayar bir şey anlamadı ama salon alkıştan çınladı.” [6]
DP’nin iktidar olmasından birkaç ay önce, 30 Mart 1950 gecesi, Dicle Talebe Yurdu’nun 11. Kuruluş yıldönümü ve Newroz kutlaması sırasında çekilen bu resimde, Musa Anter’in (Bayar’ın önünde, gözlüklü) masasında, DP lideri cumhuriyetin 3. Adamı diye nitelendirilenCelal Bayar’dan başka, Cihat Baban, Mükerrem Sarol, Samet Ağaoğlu gibi dönemin DP yöneticileri de vardı. Çünkü yakında (bir buçuk ay sonra) seçim vardı (DP’nin iktidara geldiği 14 Mayıs 1950 seçimleri) ve DP’nin de Kürd oylarına ihtiyacı!.. Nereden nereye…
Me bi bexşî ne Apê me, çar dar bû sê dar. Em deyndarê tene. Ev şerma me ye…
[1] Yukarıdaki resim o geceden.
[2] Dicle Talebe Yurdu hakkında fazla bilgi için bakınız, Celâl Temel, 49LAR’IN HİKÂYESİ, İsmail Beşikci Vakfı Yayınları, 2026, s. 30-37
[3] 1948-1952 yıllarında Dicle Talebe Yurdu’nun, Musa Anter’in sorumluluğunda İstanbul’da haftalık olarak yayımladığı bu gazetede çok önemli bilgi ve belgelerin olduğunu biliyoruz. Elimizde sadece üç sayısı var. Bu gazetenin sayılarını şiddetle arıyoruz!..
[4] Bilindiği gibi, o gece doğum yapan Musa Anter’in sevgili eşi Hâle Hanım, ilk kuşak Kürd aydınlarından şair Evdirrehîm Rahmî Hekkârî’nin (Abdurrahim Zapsu) kızıdır.
[5] TÜRKÇESİ: Feyzimiz Nil gibidir ama biz Dicle ve Fırat’ız.
[6] Musa Anter, Hatıralarım, Aram Yayınları, 2011, s. 51,52
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 20:04:09


































































































































































































