Irak’ta milislerin silahları 2028’e kadar devlet kontrolüne alınmayacak
Bağdat’ta İran yanlısı milis gruplarının silahlarının devlet kontrolüne alınmasına yönelik müzakereler çıkmaza girdi. Hazırlanan plana göre gruplar silahlarını teslim etmeden Haşdi Şabi bünyesine entegre edilecek ve süreç 2028’in başına kadar devam edecek.

Irak’ta devlet dışındaki silahların kontrol altına alınması ve milis gruplarının güvenlik kurumlarına entegrasyonuna yönelik müzakerelerde yeni bir çıkmaz yaşanıyor.
Suudi haber ajansı Şarku’l Avsat’ın özel kaynak ve yetkililere dayandırdığı habere göre, İran yanlısı silahlı gruplar, İran’ın desteğiyle “silahların devletin kontrolünde toplanması” planını etkisiz hale getirmeyi başardı. Kaynaklar, grupların Başbakan Ali ez-Zeydi üzerindeki siyasi baskıyı artırarak hükümetin uygulama imkanlarını sınırlandırdığını belirtti.
Silahlar teslim edilmeden entegrasyon planı
Habere göre, Koordinasyon Çerçevesi’ndeki liderler ile İran yanlısı grupların temsilcileri arasında en az dört toplantı gerçekleştirildi.
Görüşmelerde, grupların silahlarını teslim etmeden savaşçılarını Haşdi Şabi bünyesinde tugaylar halinde birleştirmesi üzerinde duruldu. Taslak plana göre ilk aşamanın 30 Eylül’de başlayarak 31 Aralık 2026’ya kadar sürmesi öngörülüyor.
İkinci aşamanın 2027’nin başında başlaması ve Türk güçlerinin Irak’tan çekilmesinin de bu süreçle birlikte ilerlemesi planlanıyor. Üçüncü aşamada ise Haşdi Şabi, Koordinasyon Çerçevesi, silahlı gruplar ve hükümetten oluşan dört taraflı bir komitenin kurulması ve entegrasyon sürecini 2028’in başına kadar izlemesi öngörülüyor.
Anlaşmaya “saatli bomba” şartı
Kaynaklara göre gruplar, planın uygulanması sırasında İran’a karşı savaşın yeniden başlaması veya Koordinasyon Çerçevesi ya da gruplardan herhangi birinin “varoluşsal tehdit” altında kalması halinde anlaşmanın tek taraflı olarak geçersiz sayılmasını şart koştu.
Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak, grupların süreç boyunca yabancı şirketlere ve diğer hedeflere saldırmama taahhüdünde bulunacağını söyledi.
Ancak kaynaklar, bu düzenlemenin silahların nihai olarak devlet kontrolüne geçirilmesini garanti etmediğine dikkat çekti.
İran’ın “zaman kazanma” yaklaşımı
Haberde, söz konusu takvimin İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Iraklı gruplara ABD ile “zaman kazanmaları” yönündeki yaklaşımıyla bağlantılı olduğu değerlendirmesine yer verildi.
İranlı yetkililerin son dönemde Bağdat’a yönelik ziyaretlerini artırdığı ve Koordinasyon Çerçevesi liderleri üzerindeki baskının yoğunlaştığı belirtildi.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre, bazı Şii siyasi aktörler 30 Eylül tarihinin artık silahların sınırlandırılması için bir son tarih olmaktan çıkarak milis gruplar açısından siyasi bir kazanıma dönüşebileceğini düşünüyor.
Gruplar ek güvenceler istiyor
İran yanlısı grupların yalnızca silahların teslim edilmemesini değil, üyeleri ve liderleri hakkında hukuki soruşturma yürütülmemesi yönünde de güvence talep ettiği aktarıldı.
Gruplardan birine yakın bir kaynak, bu taleplerin karşılanmasının mümkün olmadığının bilindiğini ancak taleplerin “zaman kazanma sürecinin bir parçası” olduğunu söyledi.
En-Nuceba Hareketi’ne yakın bir kaynak ise bazı grupların devlet kurumlarındaki görev ve pozisyonları, IŞİD’le mücadelede oynadıkları rolün karşılığı olarak gördüğünü belirtti.
ABD’nin tutumu belirsiz değil
Iraklı bazı yetkililerin Washington’a Bağdat’ın İran’ın oluşturduğu bölgesel “cepheler birliğinden” uzaklaştığını aktardığı belirtilirken, ABD’nin silahların yalnızca şeklen devlet kontrolüne alınmasıyla yetinmeyeceği yönünde mesajlar verdiği kaydedildi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Iraklı bir yetkili, Washington’ın özel toplantılarda milislerin elindeki silahları “düşman bir devletin cephaneliği” olarak değerlendirdiğini ve bu silahların Irak devletinin elinde tutulmasına izin verilemeyeceği yönünde görüş bildirdiğini aktardı.
“Silahların devlet otorisine alınması tek çözüm”
Başbakan Ali ez-Zeydi’nin müzakerelere doğrudan katılımını sınırladığı ve görüşmeleri yürüten komitenin tarafsızlığı konusunda Şii siyasi liderlere yönelik eleştirilerde bulunduğu aktarıldı.
Buna rağmen ez-Zeydi’nin silahların devlet kontrolüne alınması hedefinden vazgeçmediği belirtildi.
Hükümet çevrelerine yakın bir kaynak, ez-Zeydi’nin çıkmazdan çıkmak için geri adım atmayı değerlendirdiğini ancak projeden vazgeçmediğini söyledi. Üst düzey bir yetkili ise ez-Zeydi’nin bir toplantıda, “Çıkmazın tek çözümü, silahlar üzerinde devlet otoritesini tesis etmek” dediğini aktardı.
Ancak Şarku’l Avsat’ın görüştüğü ABD’li bir yetkili, sürecin büyük ölçüde çıkmaza girdiğini belirterek, Bağdat hükümetinin milis gruplar üzerinde yeterli baskı kuramadığını savundu.
Yetkili, Irak’taki mevcut siyasi tabloyu “frenleri olmayan, yokuş aşağı giden eski bir otobüse” benzeten bir Kürt yetkilinin değerlendirmesini de aktararak, Bağdat’ın grupları kontrol etmekte zorlandığını ifade etti.
Son güncellenme: 09:50:14


































































































































































































